Koronavirüs salgınıyla birlikte başlayan altı pozitif eğilim

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüsün neden olduğu insanlık trajedileri ve duran ekonomiler, altı aydan fazla bir süredir ülkeleri meşgul ediyor. Allianz’ın ekonomi başdanışmanı Mohamed A. El-Erian’nın Project Syndicate’te çıkan Medyascope sizin için çevirdi.

Her krizi bir fırsata dönüştürmek şeklindeki eski atasözü, koronavirüs salgını için de kesinlikle geçerli. Salgın tahmin edilenden daha uzun sürdüğüne ve daha fazla yıkıma yol açtığına göre şu anda politika yapıcılarının, salgının tesadüfen neden olduğu pozitif eğilimleri yakalamaları çok önemli. İşte dünyada koronavirüsle başladığını gördüğüm en iyi altı eğilim:

Tıptaki yenilikler

Birinci olarak salgınla mücadele kapsamında tıbbi buluş ve yeniliklerde insanlık tarihinin en heyecan verici dönemlerinden birini yaşıyoruz. Çalışmaların odak noktası, koronavirüs aşıları ve tedavileri olsa da şu anda devam etmekte olan tıbbi araştırmaların pek çoğu son derece önemli ve kalıcı faydalar sağlayacak, başka keşiflere neden olacaktır. Üstelik bu salgın, bizi dünyada ilaç fiyatları ve dağıtımı ile ilgili varolan bir dizi sorunla ve sosyal eşitsizliklerle yüzleşmemizi sağladı.

Küresel işbirliği

Salgınla gelen ikinci olumlu eğilim ise dünyanın dört bir yanındaki bilim insanlarının koronavirüse karşı daha önce hiç olmadığı kadar bilgi paylaşması ve farklı uluslardan ilaç şirketlerinin benzeri görülmemiş biçimde işbirliği yapması. Kamu ve özel sektör ortaklıkları tarafından desteklenen bu kolektif çalışmalar, doğru biçimde ve bir uyum halinde işbirliği yapıldığında gerçekten de her tarafın bu süreçten kazançlı çıkabileceğini gösteriyor.

Veri analizleri

Üçüncüsü ise koronavirüsün neden olduğu ekonomik duraksamanın, özel sektörün veri toplama ve analiz etme çabalarını perçinlemesi. Örneğin akıllı telefonlar ile konum belirleme, elektrik tüketimi, perakende satışları, kredi kartı kullanımı, restoran rezervasyonları gibi sık yapılan ekonomik aktivitelerin daha verimli ölçülmesini sağlayacak yenilikçi yöntemler geliştirilmeye başlandı. Bu yeni yöntemlerle ortaya çıkan veriler, hükümetler tarafından derlenen resmi istatistiklere kaynak olacak, bu veri toplama çabalarının kalitesine ve daha doğru politikalar geliştirilmesine katkı sağlayacak.

Değişim mümkün

Koronavirüs salgını ile gelişen dördüncü pozitif eğilim ise salgın şokunun düşük olasılıklı görülen olaylara daha fazla duyarlı olmamızı sağlaması. Özel ve kamu sektöründeki birçok kişi daha önce sadece en olası olaylara odaklanırken, birdenbire düşük olasılıklı olayları da hesaba katması gerektiğini gördü. Böylece politika yapıcılar bundan sonra, düşük olasılıkların konuşulduğu senaryolara artık daha fazla kulak kabartacak. Örneğin iklim değişikliği konusunda kimileri riskleri yanlış bir biçimde düşük ihtimal olarak görürken, koronavirüs salgını sırasında hava kirliliğine neden olan aktivitelerin durması sonucu havadaki zararlı emisyon oranları belirgin biçimde düştü. Bu durum, küresel meselelerde başka bir yolun mümkün olduğuna dair net kanıtlar sağladı. Şimdi artık hükümetlerin küresel çevre sorunlarında kalıcı ve kapsayıcı çözümler bulmadaki rollerinin önemi görülüyor ve yeni normalin daha “yeşil” olmasını talep eden bir kitle oluşuyor.

Hükümetler ve liderlerin rolü

Koronavirüs salgınında hükümetler ve devlet liderlerinin ani gelen krize karşı verdikleri farklı tepkiler, yönetim kapasitelerinin sorgulanmasına neden oldu. Bu durum sadece kamu sektörü ile sınırlı kalmadı, salgın sırasında şirketlerin kurumsal sorumlulukları da ön plana çıktı ve tehditlere karşı her bir kesimin faydalanacağı bir işbirliğine gitmekten yoksun oldukları anlaşıldı.

Şirketlerin rolü

Koronavirüs salgınıyla gelen krizle birlikte birçok şirket, iş-yaşam dengesi hakkında samimi konuşmalar yapması ve çalışanların ihtiyaçlarını karşılamak için yenilikçi çözümler geliştirmesi gerektiğini anladı. Salgın süresince çalışma şeklimizde, meslektaşlarımızla ilişkilerimizde, mal ve hizmet tüketme şeklimizde büyük çaplı değişiklikler oldu ve muhtemelen bunlardan yalnızca bazıları salgın geçtikten sonra eski haline dönecek.

Koronavirüs salgını kriziyle ortaya çıkan bu altı pozitif eğilim, salgının bize sunduğu fırsatların yalnızca bir ön listesini oluşturuyor. Mesele, dünya nüfusunun çoğunluğunun yaşadığı büyük şokun ve ortaya çıkan belirsizliğin ciddiyetini küçümsemek değil. Nitekim salgın, beklenenden çok daha uzun sürdü ve ardında trajedi ile yıkım bırakmaya devam ediyor. Ancak şu anda yapabileceğimizin en iyisi, bu listeyi genişletmek ve daha iyi hale getirmek. Böylece krizin getirdiği fırsatları yakalayabilir ve uzun vadede daha olumlu eğilimler yaratabiliriz. Birlikte hareket edersek bu derin sıkıntılı dönemi bizim için ve gelecek nesiller için bir refah dönemine dönüştürebiliriz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus