Filistinli aileyi molotofkokteyli ile saldırarak katleden İsrailli faile mahkeme üç kere müebbet hapis cezası verdi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Batı Şeria’nın Duma Köyü’nde yaşayan Davabşeh ailesini 2015 yılında molotofkokteyli ile saldırarak katleden İsrailli Amiram Ben-Uliel (26), üç kere müebbet hapis cezasına çarptırıldı.  

Mahkeme, İsrailli yerleşimci Amiram Ben-Uliel’i saldırıyı “titizlikle planlamaktan” suçlu buldu ve saldırının Ben-Uliel’in “radikal ideolojisi ve ırkçılığından kaynaklandığını” ve karşılığında en yüksek cezanın verildiğini belirtti.

Dört kişilik Davabşeh ailesinin oturduğu evin duvarlarına sprey boyayla “İntikam” ve “Yaşasın Mesih” yazan Ben-Uliel, evin camlarını kırıp içeri molotofkokteyli attı. 18 aylık Ali olay yerinde öldü. Baba Saad saldırıdan bir hafta, anne Riham ise beş hafta sonra hayatını kaybetti. Dört yaşındaki Ahmet ise saldırıyı yanık yaralarıyla atlattı. 

Saldırıdan sağ kurtulan dört yaşındaki Ahmet Davabşeh’in dedesi Hüseyin Davabşeh.
(Foto: Ahmad Gharabli/AFP/Getty)

Saad Davabşeh’in babası Hüseyin Davabşeh mahkemenin ardından gazetecilere, “Mahkemenin kararı bana ne verecek? Ahmet’e ne verecek? Ona hiçbir şeyi geri vermeyecek” dedi. 

Failin eşi Orian Ben-Uliel ise mahkemeyi, Amiram’ı “ne pahasına olursa olsun suçlu çıkarmayı” istemekle suçladı ve davayı Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacaklarını söyledi. 

Bu saldırı, o dönem yaşanan bir dizi saldırıdan biriydi. İsrail ve Filistinliler arasında tansiyonun yüksek olduğu 2015 yılında İsrailliler, Filistinliler’e yönelik ölümle sonuçlanan saldırılar düzenlerken İsrail hükümeti, Filistinliler’in de İsrailliler’e yönelik araçlarla veya bıçaklı saldırılar düzenlediğini söylüyordu.  

İnsan hakları aktivistleri, Filistinliler’in işgal altında ve etraflarındaki yerleşimcilerden daha az haklara sahip olduğu müddetçe bu davadan çıkan kararın pek etkili olmayacağını belirtti. Aktivistler, İsrailli yerleşimcilerin Filistinliler’e yönelik ölümle sonuçlanmayan saldırılarının, İsrail hükümeti tarafından önemsenmediğini söyledi. Buna karşılık Filistinli şüpheliler mutlaka yakalanıyor, vuruluyor hatta bazı durumlarda öldürülüyor. 

İsrailli insan hakları örgütü Yesh Din’in yöneticisi Lior Amihai, mahkeme kararının önemli olduğunu ama İsrailliler’in Filistinliler’e yönelik ideolojik suçlarıyla mücadelede yeterli olmadığını söyledi. Yesh Din’in verilerine göre 2005 ile 2019 yıllarında İsrailli sivillerin Filistinliler’e yönelik suçlarında açılan davaların yüzde 91’i hiçbir karara varılmadan kapatıldı. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus