TEMA Vakfı, maden ihaleleri raporunu açıkladı: “Madencilikten korunan tek bir doğa koruma alanı yok”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma (TEMA) Vakfı’nın yayımladığı raporda, 2019 Temmuz ayından bu yana 2 bin 685 noktada maden ihalesi açıldığını ve ihaleye açılan alanların toplamının Kayseri ilinden daha büyük bir alana denk geldiği açıklandı.

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, ihaleye açılan bölgelerin büyük bölümünün korunan alan, birinci sınıf tarım alanı, büyük ova, mera ve içme suyu havzası olduğuna dikkat çekti. Ataç, “2001 yılından bu yana 21 kez değiştirilen Maden Kanunu’nun bugün geldiği noktada, koruma altında tek bir doğa koruma alanı, tarım alanı ya da içme suyu havzası kalmadı” dedi.

“Doğal alan, toprak ve su yıkımı”

TEMA Vakfı raporunda, Maden ve Petrol Arama İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından çıkarılan madencilik ruhsatlarının büyük bölümünün kömür ve metalik madenciliğine ait olduğu yer aldı. Her iki tür madencilik faaliyetinin de geniş alanlarda doğal alan, toprak ve su tüketimine neden olan ve kontrolü zor olup kirlilik yaratan uygulamaları içerdiği belirtildi.

Raporda, kömür madeni işletmelerinin sayısının artmasının, Türkiye’nin küresel iklim değişikliği bağlamında yenilenebilir enerjiye yönelen ülkelerin aksine, kömür odaklı bir enerji politikası izlediği anlamına geldiği vurgulandı.

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, sağlıklı bir çevrede yaşamanın ve temiz suya ulaşımın anayasal temel bir insan hakkı olduğunu vurguladı ve gerekli adımların atılması için yetkilileri harekete geçmeye davet etti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus