İmamoğlu, Melen Barajı için DSİ Genel Müdürü ile görüşmek istedi, yanıt gelmedi: “Akıl tutulması, bu tür insanlara Allah akıl versin”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, yaklaşık bir yıl önce ziyaret ettiği Melen Barajı’nda incelemelerde bulundu. Yeniden ihaleye açılan baraj inşaatı ile ilgili Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürü’ne konuşma taleplerini ilettiklerini belirten İmamoğlu, yanıt alamadıklarını söyledi. İmamoğlu, konuyla ilgili şöyle konuştu: “Bize verilen cevap: ‘Sayın Bakan’a bir soralım.’ Çok üzücü. Neyi soracaksınız ben anlamış değilim. Biz, bilgi almaya geliyoruz, Peki sordunuz; cevap yok. Bir hafta önce de Sayın Bakan’a, buraya gelmek istediğimizi ve bu doğrultuda da bir görevlendirme yapması halinde bilgi almak isteğimizi yazılı olarak da bildirdik. Cevap dahi yok. Akıl tutulması. Bu tür insanlara Allah akıl versin. Bu diyaloğu yaratan ve yaşatan hangi bürokrat varsa kınıyorum. Kim, hangi görevli varsa da kınıyorum. Yanlış yapıyorlar. İstanbul’un su sorununu konuşmaya geldik biz buraya. Ama bugün burada, beni bu açıklamayı yapma mecburiyetinde bıraktılar.”

İmamoğlu, “İstanbul’un su sorununu çözecek proje” olarak adlandırılan Melen Barajı ve Hidroelektrik Santrali’ne 19 Ekim 2019’da gelmiş, baraj gövdesindeki çatlaklar nedeniyle projenin durduğunu gündeme taşımıştı. İmamoğlu, 11 ay sonra yeniden Melen Barajı’na geldi ve projeyi bir kez daha yerinde inceledi.

“Başarılı olacağından emin değilim”

İmamoğlu, inşaat mühendisi Selami Oğuz’dan projenin tarihçesi ve detaylarıyla ilgili bilgi alırken Oğuz, şu bilgileri paylaştı:

“DSİ Genel Müdürü’ne iki şey sorduk. Biri; yapacağınız güçlendirme kesin çözüm mü? Şu anda kanaatim, kesin çözüm değil. Çünkü, birçok bilgilerden uzağım. O bilgiler önüme gelecek, projeci bize aydınlatıcı bilgiler verecek; o zaman gerçek kanaatimizi ortaya koyacağız. Ancak kuşkularımdan dolayı şu anda şunu söyleyebilirim: Böyle bir uygulamanın başarılı olacağından emin değilim. Bu konuda o müesseseye haksızlık etmek istemem. Çünkü o müessesenin bir ferdiyim. İSKİ Genel Müdürü’ne de haksızlık etmek istemem. Bu, ülkenin bir yatırımıdır. Teknik bir olaydır, yanlışlık yapılmıştır; doğru düzeltilsin. Çabamız budur. Bu barajın gövdesinde alınan tedbirler, stabilite sorunu ise; onu bilelim. Çatlak durumuyla sızıntı sorunu ise onu da bilelim.”

Barajın deprem bölgesinde yer aldığını söyleyen Oğuz şöyle devam etti: “Hem de fayın hemen burnunun dibinde. Çok güçlü depremler olacaktır. İleride bu barajda çok büyük sorunlar yaşayabiliriz. Yaşamamamız için elimizde zaman var. Ben, DSİ Daire Başkanı’na şunu söyledim telefonda. Dedim ki, ‘Arkadaşım, bakın bu barajda oturmalar devam ediyorsa, oturmaları bekleyin; bu gövde otursun. Yani bu zemin, ‘Bu gövdeyi taşıyacağım’ desin. Bunu beklemiyorsanız da temel zeminini güçlendirin. Temel zeminini bu şartlarda güçlendirmek çok zor. Mümkün mü? Mümkün ama çok zor. ‘Zorun altına girmeyiz, kolayından gideriz. 3-5 sene sonra bu baraj da vay olmadı’ deriz; demeyelim. İstanbul 20 senedir bu suyu bekliyor. Özetlemek istiyorum: DSİ’nin mühendis bölümünün, proje bürolarının, İSKİ Genel Müdürlüğü’ne bunu teknik olarak net bir şekilde anlatmaları ve bu projeyi müdafaa etmeleri lazım. Talebimiz budur.”

“30 yıldır sorun çözülmemiş”

İmamoğlu ise “DSİ ne yapıyor, nasıl bir yol haritası var” sorularına yanıt aradıklarını belirterek “Çünkü biliyorsunuz, neredeyse her gün, bazen üst üste, ‘Susuzluk kapıda bekliyor’, ‘Barajların doluluğu tükendi’ gibi haberler çıkıyor. Şimdi tabii, su meselesi önemli. Parayla ölçülebilecek bir mesele değil, su meselesi. Tabii ki suyu, yani ülkemizin bütünün su politikalarını iyi yönetmek zorundayız” dedi. Projeyi üstlenen DSİ’yi, “Türkiye’nin efsane kurumlarından biri” diye niteleyen İmamoğlu, İstanbul’un su sorununu çözmede temel odağın Melen Barajı olduğuna dikkat çekti. Melen’in 15 Ağustos 1990 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile İstanbul için su kaynakları arasına alındığı bilgisini paylaşan İmamoğlu şunları söyledi: 

“Her şey yolunda gitse bile beş senesi var”

“Demek ki bu hikaye 30 yıllık. 30 yıldır bu sorun çözülmemiş, hatta ‘Bu sorun çözüldü, yapıldı’ diye imalarda bulunulunca, burası ne durumda diye, bir yıl önce atladık, geldik. Tabii ciddi sorunlar vuku bulmuş; çatlaklar var, sorunlar var. Sorduk, ‘Çözümü için ne yapıyorsunuz’ diye. ‘Şimdilik bir karar yok’ dendi. Hatta, 2020 yatırım planına bile alınmadı. Ben de dedim ki; ‘Bu başlasa bile bunun yapımı zaten 3-4 sene.’ Bu süreci dile getirişimizin ardından, yatırım planına alındı ve ardından da 28 Şubat’ta ihalesi yapıldı bu yıl. Bir yıl içerisinde yatırım planına tekrar alınması sağlandı. İhalesi yapıldı, yer teslimi verildi, şimdi de müteahhit işine başlayacak. İyi ihtimalle 2023 Şubat’ında baraj bitmiş olacak. Ayrıca su da dolacak, ki buranın su ile dolması herhalde 1,5-2 yıl sürer. Demek ki, İstanbul’a fayda verecek bu barajın, her şey yolunda gitse, yaklaşık beş senesi var. İnsan üzülüyor.”

“Tartışalım, sohbet edelim istedik, yanıt gelmedi”

DSİ Genel Müdürü’ne, kendisiyle bir masa etrafında konuşmak istediklerini bildirdiklerini aktaran İmamoğlu, bir yanıt alamadıklarını söyledi:  

“Şu anda kaçak girmiş gibiyiz. Hiç hoş bir şey değil. İBB Genel Sekreterimiz, İSKİ’nin bütün yönetim kurulu, danışman hocalarımız, genel müdür yardımcılarımız, ilgili daire başkanlarımız; hepimiz buradayız. Biz, bu heyetle gelelim, DSİ ile bu işi masada teknik olarak tartışalım, sohbet edelim istedik. Çünkü bu baraj, günün sonunda, bittiğinde, parasıyla, İstanbul halkının bütçesiyle, DSİ’den İSKİ’ye geçecek. Bunun parasını biz ödeyeceğiz ilgili kanun maddesi gereği. Bizim bunu öğrenme hakkımız var. Burada buluşma talebimiz var. Bir aydır bu ısrar var. Bize verilen cevap: ‘Sayın Bakan’a bir soralım.’ Çok üzücü. Neyi soracaksınız ben anlamış değilim. Biz, bilgi almaya geliyoruz, Peki sordunuz; cevap yok. Bir hafta önce de Sayın Bakan’a, buraya gelmek istediğimizi ve bu doğrultuda da bir görevlendirme yapması halinde bilgi almak isteğimizi yazılı olarak da bildirdik. Cevap dahi yok. Akıl tutulması. Bu tür insanlara Allah akıl versin. Burada İstanbul’un suyunu konuşacağız. İstanbul’un suyunu sağlam temellere oturması için mücadele veriyoruz. Bu işin uzmanları konuşacak, ben dinleyeceğim. Teknik bir insan değilim. Şehrim adına, bu kadar efsane gibi konuşulan, 30 yıl, beş yıl da üzerine koyalım o da her şey yolunda giderse, 35 yılda bir baraj; gülerler. Bu diyaloğu yaratan ve yaşatan hangi bürokrat varsa, kınıyorum. Kim, hangi görevli varsa da kınıyorum. Yanlış yapıyorlar. İstanbul’un su sorununu konuşmaya geldik biz buraya. Ama bugün burada, bana bu açıklama mecburiyetini kıldılar.”

Para İstanbullu’nun cebinden çıkıyor

Yapılan baraj ve çevresindeki yatırımların parasının İstanbul halkı tarafından ödeneceğine vurgu yapan İmamoğlu, “Bakın biz, önümüzdeki yıl, bu bölgedeki atık suların toplanarak Karadeniz’e deşarjı konusunda ihaleye çıkıyoruz. Biz, durmuyoruz. Bizden önce de yatırımlar yapıldı, gene yapılıyor, gene yapılacak. Bakın terfi istasyonu çalışmasını niye yapıyoruz? Uzayacağı için. Daha tedbirli olmak adına bu yatırımı tartışıyoruz. Yani yapalım mı, yapmayalım mı? ‘Pahalı olmasına rağmen yapmak zorundayız’ diyoruz. Çünkü İstanbul’un suya ihtiyacı var. Çünkü dönem dönem İstanbul gerçekten ciddi kuraklıklar yaşıyor. 2007’de yüzde 8’lere kadar baraj doluluk oranı düşmüş bir İstanbul yaşadık. O bakımdan bizim bunu İstanbul halkına yaşatmama yönünde olağan üstü çabamız devam edecektir. Kimse bundan endişe duymasın. Ama bugün buraya gelip, bunu tartışmaktan, sohbet etmekten, hangi kaygılarla gelmemişse tekrar onlara bu güzel coğrafyada dua ediyorum. Allah hepsine akıl versin. Başka bir şey demiyorum” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus