Sayıştay’ın Ulaştırma Bakanlığı hakkında hazırladığı rapora göre İstanbul’daki metrolarda pahalı ürünler kullanıldı, yüklenicilere haksız avans verildi ve ihtiyaç fazlası otomobil kiralandı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Sayıştay’ın Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na dair 2019 yılı denetim raporunda, metro yapımlarında aynı boydaki boru sürenlerinden pahalı olanının tercih edildiği, ihtiyaç fazlası personel çalıştırıldığı ve kamu zararına neden olan otomobil ve ofis gereçlerinin kiralandığı tespit edildi. Ayrıca bazı projelerde yüklenici firmalara haksız avans verildiği, maliyeti artıran iş artışlarına gidildiği belirtildi.

Rapora göre, Gayrettepe ve Halkalı metrolarında yaklaşık maliyetler hazırlanırken bu yapımlardan önce yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın yaptığı sözleşme fiyatları dikkate alınmadı. Örneğin, Sabiha Gökçen ve Bakırköy metro hatlarında sözleşme fiyatları her bir istasyon için sırasıyla 140 bin euro ve 120 bin euro, Gayrettepe metro yapımında ise yaklaşık maliyet 375 bin euro olarak belirlendi. Halkalı hattında da yaklaşık maliyetin, Gayrettepe metro yapımıyla aynı miktarda belirlenmesi (375 bin euro) dikkat çekti. 

Metro yapımında kullanılan nervürlü demir kaleminin birim fiyatı Sabiha Gökçen metrosunda 696 euro olmasına rağmen, Bakırköy hattında 796 euro, Gayrettepe hattında ise 971 euro olarak belirlendi. Sayıştay, birim fiyatı sabit olarak belirlenmesine rağmen yaklaşık maliyetlerdeki bu farklılığın nasıl hesaplandığına dair bir yöntemin de sunulmadığını açıkladı.

Aynı boydaki boru sürenlerinden pahalı olan tercih edildi

Metro açma metodu olarak bilinen boru sürenleri konusunda da benzer bir durum yaşandı. Farklı metro hatlarında aynı boydaki boru sürenlerinden pahalı olan tercih edildi. Sayıştay raporunda durum şöyle açıklandı: “Boru çapları arasındaki çeyrek inçlik (0,635 cm) fark, teknik anlamda kayda değer bir mukavemet arz etmezken ve ilgili imalatın kesin projesinde daha ucuz olan iş kalemi miktar olarak daha fazla öngörülmüşken işin uygulama projelerinde gerekli ve yeterli teknik raporlama yapılmadan çözümler daha pahalı iş kalemi üzerinden yapılmıştır.”

Sabiha Gökçen metrosunda ihale ekinde en ucuz olan boru sürenlerin daha fazla kullanılması yer almasına rağmen, fiyatı en pahalı (110 euro) olan bir buçukluk boru sürenlerinin daha fazla kullanıldığı ortaya çıktı. Benzer bir durum Gayrettepe metrosunda da yaşanırken, Halkalı metrosunda aradaki fark daha açık şekilde görüldü. Sayıştay durumu “Tercih farkının teknik bir gerekçeden ziyade yükleniciye dönük ekonomik bir faydadan kaynaklandığı değerlendirilmektedir” diye açıkladı.

İhtiyaç fazlası personel çalıştırıldı, kapsam dışı otomobil kiralandı

Metro inşaatlarında ayrıca işin gerektirdiği ihtiyacı aşacak şekilde birçok otomobil ve ofis araç gereci temin edildiği belirlendi. Hibe dahil hiçbir şekilde yabancı araç edinilmeyeceği ve temin edilen araçların yüzde 50’sinin yerli olması zorunluluğu olmasına rağmen, temin edilen lüks araçların bu şartlara uymadığı tespit edildi.

Denetim raporunda otomobil ve araç-gereç temini dışında ihtiyaç fazlası, işin kapsamını aşacak miktarda personelin istihdam edildiği açıklandı. Teknik personel dışında çalışan bu personelin çalıştırıldıkları sözleşmelerin zamanla değiştiği de belirtildi. 

Bu tespitlerin yanında, metro hatlarında görevlendirilen kamu personeli için yurtiçi ve yurtdışı faaliyetlerindeki giderlerin yüklenici tarafından karşılandığı, bunun Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’e aykırı olduğu vurgulandı. Bu durumun devlet memurunun tarafsızlığını ve itibarını zedelediği belirtilirken kamu görevlilerinin yükleniciyi denetleyen bir rolde olması gerektiği ancak ücretlerinin yüklenici tarafından ödenmesinden kaynaklı bu duruma aykırılık teşkil ettiği açıklandı. 

Erzincan Üniversitesi-Dörtyol-Otogar-Hava Meydanı ve kent içi tramvay hattı projesi ve Erzurum Gar-Atatürk Üniversitesi Kampüsü-Tıp Fakültesi-Şehir Hastaneleri-Yavuz Sultan Selim Bulvarı-Gar tramvay hattı projelerinde ise etüt ve proje çalışmaları devam ederken iş artışına gidildi. Erzincan’daki projede farklı iş kalemlerinde 990 bin TL’lik iş artışına gidilirken, Erzurum’daki projede 478 bin TL iş artışı yapıldı. Raporda iş artışlarının “öngörülemeyen durum” kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu sonuçla yüklenicinin fazla kazanç elde ettiği açıkça belirtildi. Mevzuata göre, iş değişiklikleri ihale öncesinde öngörülemez nitelikte olmalı eğer böyle değilse ihale şartnamesinde açıkça belirtilmeli. 

Yüklenici şirketler, haksız avans aldı

Küçük Çamlıca TV-Radyo Kulesi projesinde ve Sabiha Gökçen metro yapımında yüklenicilerin mevzuata aykırı şekilde avans aldığı ve şartları yerine getirmediği belirtildi. Mevzuata göre ilgili avansın nereye, neden harcandığı fatura ve belgelerle ortaya konmak zorunda ancak iki projede de bu yapılmadı. Küçük Çamlıca TV-Radyo Kulesi projesinde avansı alan yüklenici firma fatura suretlerini, hak ediş belgelerini idareye sunmadı.

Sabiha Gökçen metro yapımında ise Gülermak ve YSE ortaklığı avansa dair belgeler sundu ama avansın sebep olarak belirtilen makine, ekipman ve malzemenin edinilmesi için harcanmadığı ortaya çıktı. Sözleşme bedelinin yüzde 15’ine karşılık gelen 25 milyon 425 bin euro avans verilirken gösterilen faturaların daha sonra şirketlerce iptal edildiği, yasal ticari defterlere hiçbir zaman kaydedilmediği, vergi bildirimlerinde yer almadığı, mal teslimi ve hizmet ifşalarının hiç gerçekleşmediği belirtildi. 

İdarenin takdir yetkisi bulunmamasına rağmen, bakanlık ikinci bir bildirimde bulunması için yedi ay bekledi. İkinci bildirimde ise ilk bildirimde verilen faturalardan farklı faturalar örnek gösterildi. Üçüncü bildirimde ise ödeme dekontlarına, harcama kalemlerine, harcanan işin niteliğine yer verilmedi. Son avans bildiriminde, kullanılan avansla ray alındığı belirtildi ancak 2019 yılı sonunda düzenlenen hak ediş belgesinde dahi ray alımının yapılmadığı ortaya çıktı. Raporda, sözkonusu avansın yüklenici tarafından üç yıl dört ayı aşkın bir süredir haksız yere kullanıldığı, kamu zararının oluştuğu tespit edildi. 

Sabiha Gökçen Havalimanı metrosu Mart 2015’te yapımına başlanan, 2018’de biteceği söylenen ancak hâlâ tamamlanmayan bir hat. Daha sonra Ağustos 2020’de açılacağı duyurulmuş, temmuz ayında proje hakkında bilgi veren Bakan Adil Karaismailoğlu, tarih olarak 2021’i vermişti: “Pendik-Tavşantepe metro istasyonundan başlayıp, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda sona eren 7,5 kilometrelik şehir içi metro hattının şantiyesinde incelemelerde bulunuyoruz. Pendik-Tavşantepe, Sabiha Gökçen Havalimanı arasındaki metro hattında dört tane istasyonumuz var. İnşallah 2021 yılının sonuna doğru çalışmaların tamamlanmasını, hizmete alınmasını ve yolcu taşımayı hedefliyoruz. Çalışmalarımız bu doğrultuda devam ediyor.”

Yağışa önlem alınmadı, maliyet arttı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na ait bir usulsüzlük de Kemalpaşa Lojistik Merkezi’nde ortaya çıktı. Merkezin yapımında inşaatın hâlâ tamamlanmadığı ve dahası, inşaat alanında meydana gelen aşırı yağış ve sellerin hasara yol açtığı ancak hiçbir önlem alınmadığı, maliyetin sürekli olarak arttığı ve aynı sebeple işin uzadığı belirlendi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus