Cumartesi Anneleri 816. haftada 25 yıl önce gözaltında kaybedilen Abdulkerim Yurtseven, Münir Sarıtaş ve Miktad Özeken’in akıbetini sordu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’nın yasaklanmasının 117. haftasında, koronavirüs salgını nedeniyle sosyal medya hesabından açıklama yaptı. 816. haftanın açıklamasının moderatörlüğünü İHD  Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon Üyesi Sebla Arıcan üstlendi. Açıklamayı, Cumartesi İnsanı Özlem Eser okudu. Açıklamada, 1995 yılında Yüksekova’da gözaltına alınan ve kendilerinden bir daha haber alınamayan 73 yaşındaki Abdulkerim Yurtseven, 13 yaşındaki Münir Sarıtaş ve 18 yaşındaki Miktad Özeken için adalet istendi.

25 yıl önce gözaltına alınan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Abdulkerim Yurtseven’in torunu Emrah Yurtseven, “73 yaşındaki dedem, 1995 yılında herkesin gözü önünde işkenceyle gözaltına alındı. Dedemin hâlâ mezarı yok. Bayramda gidebileceğimiz bir mezarımız bile yok. Hiçbir zaman yılmadık, davamızın peşinde olduk, hiçbir zaman da yılmayacağız” dedi.

Kayıp yakınlarının avukatlarından Jiyan Tosun, hukuki sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Aileler gözaltından birkaç gün sonra komutanlığa başvurarak yakınları hakkında bilgi almak istedi. Verilen cevapta ise ailelere yakınlarının gözaltında olmadığı söylendi. Aileler, bütün ilgili yerlere başvuru yaptı ama yakınları hakkında bir bilgiye ulaşamadı. Birkaç ay sonra, 26 Nisan 1996’da aileler Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. Türkiye hükümetinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne verdiği ilk cevap ‘Anılan tarihte Ağaçlı Köyü’nde operasyon düzenlenmemiştir ve üç köylü gözaltına alınmamıştır’ oldu. 2003 yılında ise Türkiye hükümeti, mahkemeye ihlali kabul ettiğini, kaybedilen üç köylünün yakınlarına tazminat ödemeye hazır olduğunu bildirdi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ndeki dava tazminatla sonuçlandı.” 

 Açıklamayı okuyan Cumartesi İnsanı Özlem Eser, “Gözaltında kaybetmelerle ilgili yargısal süreçler evrensel hukukun çizdiği sınırlar içinde işlemiyor. Bu yüzden tüm hukuki imkanları kullanan kayıp yakınları ne kaybedilen sevdiklerine ne de adalete ulaşabiliyor” dedi.

25 yıldır ailelerin başvurularının sonuçsuz bırakıldığını söyleyen Eser, sözlerini şöyle sürdürdü: “Etkin bir soruşturma ve kovuşturma süreci işletilmeyerek maddi gerçek açığa çıkarılmadı, ceza adaleti sağlanmadı. Adli ve siyasi makamlara, Yurtseven, Sarıtaş ve Özeken dosyasında adaletin sağlanması için  sorumluluk üstlenme çağrısında bulunuyoruz. Kaç yıl geçerse geçsin Abdulkerim Yurtseven, Münir Sarıtaş ve Miktad Özeken için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten  vazgeçmeyeceğiz!”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus