İngiltere ve Galler’deki üniversitelerde cinsel taciz raporu: Her yıl yaklaşık 50 bin öğrenci tacize uğruyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İngiliz ve Galler üniversitelerinde yapılan bir araştırmaya göre, her yıl yaklaşık 50 bin öğrenci tacize uğruyor. Araştırma sonuçları, üniversitede öğrenim gören kadın öğrencilerinin yüzde 15’inin, erkek öğrencilerinin ise yüzde 3’nün tacize maruz kaldığını söylüyor. Araştırmacılar “kamuya açık bir skandala dönüşen” bu durumu yetkililerin yeterince ele almadıklarının altını çiziyor.

“Güvenli Olmayan Yerler” başlıklı araştırma, İngiltere ve Galler üniversitelerindeki cinsel tacizin boyutunu ortaya koyuyor. Birçok üniversitede yaşanan cinsel taciz ve istismara çözüm sunmayı amaçlayan araştırma, akademisyenlerin öğrencilere yönelik tacizlerini de ortaya çıkarıyor.

Araştırma, yetkililerinin üniversitelerinin itibarını korumak için harekete geçmediklerini ve istismarları engellemediklerini söylüyor. Araştırma ekibine konuşan bir öğrenci, bir akademisyen tarafından defalarca tecavüze uğradığını ve bu olaylardan ancak dört yıl sonra şikâyetçi olabildiğini belirtti.

Araştırmacılara göre, cinsel taciz mağduru öğrencilerin sayısı, üniversitelere yapılan resmî şikayetlerden çok daha fazla. 

Durham Business School‘da akademisyen, Google Benim İşim’in (GMB) eski genel sekreteri ve raporun araştırmalarından biri olan John Edmonds, “Akademisyenlere ve üniversite yöneticilerine kaç öğrencinin cinsel tacize uğradığını açıklamalarına dair baskı yaptığımızda şaşırtıcı sonuçlar elde ettik. Kadın öğrencilerin yaklaşık yüzde 15’inin, erkek öğrencilerin ise yüzde 3’ünün üniversitedeyken istismara uğradığını söylüyor. Bu, her yıl yaklaşık 50 bin öğrencinin istismara uğradığı anlamına geliyor” dedi. 

Birleşik Krallık üniversitelerinde cinsel istismarı sona erdirmek için çalışan araştırma ve lobi kuruluşu 1752 Grubu’ndan Dr. Anna Bull, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avustralya’da yapılan araştırmada, öğrencilerin yüzde 40 ila 50’sinin cinsel tacize maruz kaldığının ortaya çıktığını ve durumun büyük ihtimalle İngiltere’de de aynı olduğunu söyledi. 

Bull, “Cinsel istismar olaylarını üniversitelerde en aza indirilebiliriz. Cinsel taciz olaylarının ne kadar yaygın olduğu belirlemek için büyük ölçekli çalışmaların yapıldığı ABD ve Avustralya’dan farklı olarak, Birleşik Krallık bu kadar güçlü araştırmaları desteklemiyor” dedi. 

Edmonds ve araştırmanın yardımcı yazarı Eva Tutchell, Birleşik Krallık üniversitelerindeki sorunun gerçek boyutunu belirlemek için sektörde geniş çaplı araştırma yapılması gerektiğini söyleyerek, üniversitelerde öğrencilerin güvenliğinin ve refahının birinci öncelik olması gerektiğini vurguluyor.

Edmonds, “İstismarlar, öğrencilerin özgüvenine zarar veriyor ve üniversite ortamını kirletiyor. Koronavirüs salgını nedeniyle şu anda kampüse kapatılan çok sayıda üniversite öğrencisi ile cinsel istismar sorununu çözmek için daha iyi bir zaman olmamıştı” dedi. 

Ulusal Öğrenci Birliği (NUS) Başkan Yardımcısı Sara Khan, 2018’de yapılan NUS araştırmasının, beş öğrenciden ikisinin cinsel istismar yaşadığını gösterdiğini ve bunların birçoğunun üniversite personeli tarafından yapıldığını söyleyerek, “Bundan iki yıl sonra, üniversitelerin somut adımlar attığını ve sorunun küçüldüğünü görmeyi umuyorduk. Ancak durum bunun tam tersini gösteriyor” dedi. 

İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’da da bulunan 140 üniversite ile ilgili Birleşik Krallık Üniversiteleri (UUK), ilerleyen günlerde öğrencilerin istismara uğramasının önüne geçebilmek için bir tavsiye metni yayınlanacağını söyledi: “Tüm öğrenciler ve personel güvenli ve olumlu bir deneyime sahip olmalıdır. Üniversiteler yaşamak, çalışmak ve okumak için daha güvenli yerler olmalıdır”.

Derleyen: Meryem Zelal Direkçi

Kaynak: The Guardian

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus