Çin’de koronavirüs aşısı üreten Sinovac’ta rüşvet skandalı: 2002 – 2011 yılları arasında ürettikleri aşıların onaylanması için rüşvet verildi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüs aşısı için faz 3 çalışmalarına devam Çin merkezli ilaç firması Sinovac’ın, 2002 – 2011 yılları arasında ürettikleri aşıların onay ve denetim sürecinde Çin İlaç Düzenleme Kurumu’na rüşvet verdiği ortaya çıktı.

SivonacModerna ve Pfizer-BioNTech ile birlikte koronavirüs aşısı için üçüncü faz çalışmalarını sürdüren sayılı şirketlerden biriydi. Washington Post’un haberine göre, Sinovac’ın kurucusu ve icra kurulu başkanı Yin Weidong, 2016 yılında çıkarıldığı bir mahkemede “2002 ile 2011 yılları arasında aşı incelemelerini denetleyen, düzenleyici bir yetkili olan Yin Hongzhang ve eşine 83 bin dolardan fazla rüşvet verdiğini, buna karşılık Yin Hongzhang’ın, Sinovac’ın aşı sertifikalarının onaylanmasını hızlandırdığını” itiraf etti. 

Sinovac’ın CEO’su ile aynı soyadını paylaşan ancak hiçbir akrabalık ilişkisi olmayan Yin Hongzhang, Sinovac ve diğer yedi şirketten rüşvet aldığı için 2017’de 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Daha önce, 2008 ile 2016 yılları arasında beş şehirde en az 20 hükümet yetkilisi ve hastane yöneticisi, Sinovac çalışanlarından rüşvet aldıklarını mahkemede itiraf etmişti. 

Sinovac, geliştirdiği koronavirüs aşısı Coronavac’ı aralarında Türkiye, Brezilya ve Endonezya’nın da bulunduğu gelişmekte olan ülkelere satmaya çalışıyor. Latin Amerika ve Güneydoğu Asya’nın en kalabalık ülkeleri olan Brezilya ve Endonezya’daki yetkililer, Coronavac aşısına dair test sonuçlarının ilerleyen haftalarda onaylanabileceğini söylüyor. Brezilya’da, São Paulo Valisi João Doria, “bu aşının ülkenin test ettiği en güvenli aşı” olduğunu açıkladı.

Öte yandan Sinovac, henüz klinik çalışmalarının sonuçlarını yayımlamadı. Bu durum, Coronavac’ın ön analizlerde yüzde 90’dan fazla etkili olan Moderna ve Pfizer-BioNTech aşıları kadar başarılı olup olmadığı sorularını akıllara getiriyor. New York Üniversitesi Langone Tıp Merkezi Tıp Etiği Bölümü Direktörü Arthur Caplan, “Şirketin rüşvet geçmişine sahip olması, aşısı hakkındaki yayımlanmamış, hakem incelemesine tabi tutulmamış veri iddiaları üzerinde uzun bir şüphe gölgesi oluşturuyor. Ahlaki açıdan şüpheli bir geçmişe sahip bir şirket, iddiaları konusunda çok dikkatli davranılmalıdır” dedi.  

Derleyen: Sefa Taşkın

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus