“Casusluk” suçlamasıyla tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala, yarın hâkim karşısına çıkacak

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

“Casusluk” suçlamasından tutuklu iş insanı Osman Kavala, yarın İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıkacak. Hazırlanan iddianamede Kavala’nın, 15 Temmuz darbe girişimi sürecinde rol aldığı öne sürülüyor. 

Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı, iş insanı Osman Kavala‘nın, “cebir şiddet kullanarak anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs”, “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin etme” suçlarından cezalandırılması isteniyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı, İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nin de kabul ettiği iddianamede, eski CIA danışmanı Henri Barkey ile Osman Kavala’nın 15 Temmuz darbe girişimi sürecinde rol aldıkları öne sürülüyor.

İddianamede, Kavala’nın yurtdışı giriş – çıkış kayıtları da iddianamede yer alırken, 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde diğer yıllara oranla daha yoğun şekilde yurtdışına çıkış yaptığının tespit edildiği iddia ediliyor. Kavala iddianamede, “Henri Jak Barkey’in yerel işbirlikçisi ve Türkiye’deki faaliyetlerinde birlikte hareket ettiği bir kişi” olarak tanımlanıyor.

İddianamede Barkey’in 15 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye’ye gelerek darbe girişimini İstanbul Büyükada’da sabaha kadar takip etmesi, işlediği iddia edilen suç için gösterilen delillerin başında yer alıyor: 

“Henri Jak Barkey’in darbe girişiminin gerçekleştirilmeye teşebbüs edildiği gün ülkemize geldiği, bu kapsamda da faaliyetini gizlemek maksadıyla bir oturum tertip ettiği, iddianamenin önceki kısımlarında da açıklandığı üzere, bu oturumun tarihinin makul olmayan bahanelerle ertelenerek darbe girişimi gününe kadar ötelendiği, darbe girişimi günü de ilimiz Adalar ilçesinde darbe girişimi nedeniyle yaşanabilecek ve yaşanan saldırı olaylarına nispeten güvenli bir mesafeden bu yöndeki girişimin takip edilerek süreci yönlendirdiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında tanık sıfatıyla beyanı alınanların ifadelerinde de belirtildiği üzere, Henri Jak Barkey’in kendisiyle birlikte kalan oturum katılımcısı diğer şahıslardan farklı biçimde gece boyunca darbe girişimine dair gelişmeleri yakından takip ederek gergin bir karakter yapısı ile sürece dair yönlendirme olarak kabul edilebilecek irtibatlarda bulunduğu, kendisiyle irtibatlı olan yabancı kişi ve kurumların Türkiye Cumhuriyeti sayın Cumhurbaşkanı’nın seyahat bilgilerini sosyal medya üzerinden paylaşmasının da bu kapsamda olduğu tespit edilmiştir. Bu faaliyetleri kapsamında şüphelilerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensupları tarafından gerçekleştirilmeye teşebbüs edilen darbe girişiminin yabancı devletler lehine koordinasyon ve sürdürülmesinde aktif görevlerde bulundukları, eylemlerin takibini yerinde gerçekleştirdikleri, lüzum olduğu halde kurmuş oldukları koordinasyon ve temaslar ile sürece müdahalede de bulundukları aşikârdır.”

Kavala’nın hard diskindeki “Rojava’nın Işıkları – Kadın Devrimi”, “Küçük Kara Balıklar – Güneydoğu’da Çocuk Olmak” belgeselleri, Kavala’nın “1994” belgeselinin yönetmeni Devrim Tekinoğlu’na para göndermesi, Anadolu Kültür’ün 22 Nisan 2015’te düzenlediği “In Memoriam – 24 Nisan” adlı konser, iddianamede delil olarak sunuluyor. Casuslukla suçlanan Can Dündar ile iletişimde olması, Gezi direnişi sırasında Taksim Dayanışması üyeleriyle görüşmesi de Kavala’ya atfedilen suçların delilleri arasında yer aldı.

Osman Kavala’nın yargılanma süreci 

1143 gündür tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala, Gezi davasında “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçlamasıyla yargılanıyordu. Gezi davasının 18 Şubat 2020 tarihinde yapılan karar duruşmasında mahkeme heyeti, “somut ve kesin delil bulunmadığı” gerekçesiyle Kavala’nın beraatına ve tahliyesine karar vermişti. Ancak Kavala beraat ettiği gün, 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında henüz cezaevinden çıkmadan gözaltına alınmış, 19 Şubat 2020 tarihinde sevk edildiği İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla tutuklanmıştı. Kavala’nın tutuklandığı gün hakkında henüz herhangi bir iddianame hazırlanmamıştı.

Kavala hakkında aynı soruşturma kapsamında 9 Mart 2020 tarihinde “devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme” suçundan da tutuklanması kararı verilmişti.

Osman Kavala’nın “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan iki yıllık tutukluluk süresinin dolduğu gerekçesiyle 20 Mart’ta tahliyesine karar verilmişti ancak “casusluk” suçundan tutuklu bulunduğu için cezaevinden çıkamamıştı.

AYM, Kavala’nın başvurusunu Genel Kurul’a sevk etti

Osman Kavala, tutukluluk kararının hukuki olmadığı, kişi hürriyetini ve güvenliğini ihlal ettiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda bulunmuştu. AYM Birinci Bölümü, 15 Aralık’ta bu başvuruyu görüştü, Birinci Bölüm tarafından “başvurunun niteliği itibarıyla Genel Kurul tarafından karara bağlanması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İç Tüzüğü’nün 28. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca Genel Kurula sevki”ne karar verildi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus