Sağlık-Sen, “Sağlıkta Şiddet Raporu”nu açıkladı: Altı ayda 117 şiddet olayı, 361 saldırgan, 231 mağdur

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası ‘nın (Sağlık-Sen) hazırladığı ve 2020’nin temmuz ile aralık ayları arasındaki altı aylık dönemi kapsayan “Sağlıkta Şiddet Raporu” kamuoyu ile paylaşıldı. Raporda, temmuz ayından aralık ayına kadarki dönemde 117 sağlık çalışanının şiddet olayı ile karşılaştığı belirtiliyor.

Sağlık-Sen, sol altı aylık dönemi kapsayan raporunun sonuçlarını şu şekilde duyurdu: “Altı aylık zaman diliminde 117 şiddet olayı yaşandı. Bu olaylarda 361 saldırgan yer alırken, 231 sağlık emekçisi bu saldırganların gösterdiği şiddetin kurbanı oldu. Bu rakamlar her şiddet olayında ortalama üç saldırganın yer aldığını ortaya koymaktadır. Olayların 19’u sözlü, 94’ü fiili ve sözlü, dördü ise taciz şeklinde gerçekleşti. 117 şiddet olayının 41’inde hastalar, 51’inde hasta yakınları, 8’inde yöneticiler, 17 vakada ise kendini bilmezler yer aldı.”

Sağlık – Sen raporda şiddet olayları nedeniyle 82 kişinin tutuklandığını ve bir saldırganın kamu görevinden uzaklaştırıldığını açıkladı. Raporda, 115 kişinin ifadelerinin alınıp serbest bırakıldığını, üç saldırgan hakkında yakalama kararı çıkarıldığını ve 160 saldırgan hakkında da hiçbir cezai işlem uygulanmadığı da belirtildi.

“Şiddet bir yere kadar önlenir, asıl amaç şiddeti önleyecek tedbirleri hayata geçirmek”

Ülkedeki kamusal faaliyetlerin asgari düzeylere çekildiği günlerde bile görevlerinin başında olan sağlık çalışanlarının hem koronavirüsle hem de şiddetle mücadele ettiğine dikkat çeken Sağlık-Sen Genel Başkanı Semih Durmuş, nisan ayında sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda cezaların arttırılması yoluna gidildiğini hatırlattı. Bu durumun caydırıcı bir etkisi olmadığını söyleyen Durmuş, temel çözümün şiddeti önleyebilecek tedbirlerin hayata geçirilmesinde olduğunun altını çizdi. 

Durmuş, yetkililerin acilen adım atması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Asıl amaç şiddeti önleyecek tedbirleri hayata geçirmek olmalı. Bu da anlayışların değişmesiyle, zihinlerin gelişmesiyle olur. Bunun da yolu, toplumsal olarak topyekün mücadeleden geçiyor. Ne yazık ki dizilerin, filmlerin çoğu şiddeti özendiriyor. Özendirme unsurları, önleme çalışmalarından fersah fersah önde gidiyor. Makas çok açık. Bu açığı hızlıca kapatmak ve tersine döndürmek mecburiyetindeyiz. Şiddeti önlemek için, toplumu bilinçlendirmek için çalışmalar yapılmalı. Şiddet hastanede bir yere kadar önlenir. Ailelere, okullara, medyaya, kurumlara büyük görevler düşüyor. Çok geç olmadan, bu olaya radikal bir şekilde herkes el atılmalıdır. Sağlık çalışanlarının fedakârlığı, hayati mücadeleleri şiddetle gölgelenmemeli.”

Rapora buradan ulaşabilirsiniz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus