Dünyadan göze çarpan koronavirüs haberleri: Avrupa’da aşı sıkıntısı büyüyor, salgında en başarılı 100 ülkenin başında Yeni Zelanda, Vietnam ve Tayvan var

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Avrupa’da aşı sıkıntısı büyüyor. İngiltere riskli ülkelerden dönen vatandaşlarını on günlük “otel karantinasına” alacak. Almanya, sınır kontrollerini sıkılaştırıyor. Güney Afrika’da tespit edilen varyantla ilgili çalışmaların sayısı artıyor. Virüsün kökenini araştırmak için Vuhan’a giden DSÖ ekibinin karantina süresi bitti, ekip araştırmalarına başlıyor. Salgında en başarılı 100 ülkenin başında Vietnam, Yeni Zelanda ve Tayvan geliyor. Dünyadan göze çarpan koronavirüs haberlerini Medyascope sizin için derledi.

Avrupa’da aşı sıkıntısı büyüyor

Avrupa’da yaşanan aşı tedariki sıkıntısı nedeniyle İspanya aşılamayı durdurmak zorunda kaldı. Pfizer-BioNTech aşılarının büyük bir kısmının Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere, İsrail, Kanada ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından satın alınması sonucu Avrupa, aşı takviminin gerisinde kaldı.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, geçen hafta Avrupa nüfusunun yüzde 70’inin bu yaza kadar aşılanmasının hedeflendiğini açıklamıştı. Ancak Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, son yaptığı açıklamada bu hedefi “zor” olarak tanımladı.

28 Ocak Perşembe itibariyle Avrupa nüfusunun yalnızca yüzde 2’si ilk doz aşılarını alırken İsrail’de bu rakam yüzde 40, İngiltere’de yüzde 11 ve ABD’de yüzde 6,5.

Fransız ilaç şirketi Sanofi, 100 milyondan fazla Pfizer-BioNTech aşısının üretimine destek olabileceklerini fakat bu desteğin ancak yaz aylarında başlayabileceğini açıklarken Pfizer bu ay, üretimi artırmak için AB ülkeleri ve ABD dışındaki diğer ülkelere yaptığı aşı dağıtımlarını şubat ayının ortasına kadar büyük ölçüde keseceğini açıklamıştı. 

AB’ye bir şok da şubat ve mart aylarında teslimatlarını yüzde 60 oranında azaltacağını açıklayan aşı üreticileri AstraZeneca ve Oxford Üniversitesi’nden geldi. Birçok AB ülkesi, aşılama stratejilerini diğer aşılara oranla daha ucuz ve saklaması daha kolay olan AstraZeneca-Oxford aşısının üzerine kurmuştu. Birlik, ilk 100 milyonunun nisan ayından önce gelmesini beklediği 400 milyon doz aşı karşılığında AstraZeneca’ya 336 milyon euro ödeme yapmıştı. 

AstraZeneca, fabrikalarından birinde “üretim sorunları” yaşandığını açıklarken sorunların ne olduğu konusunda bilgi vermedi.

AstraZeneca-Oxford aşısının cuma günü (29 Ocak) AB’den acil kullanım onayı alması bekleniyordu.

AstraZeneca AB ülkelerine anlaşmanın sadece yüzde 25’ini yerine getirebileceğini söylerken aynı zamanda AB’deki aşı programının bir parçası olmamayı seçen İngiliz hükümetine, haftalık iki milyon doz aşı sağlama sözünü yerine getireceğine dair güvence vermişti. 

İngiltere’de bir hükümet sözcüsü, “Aşı üreticileriyle sürekli temas halindeyiz ve İngiltere’ye aşı tedarikinin kesintiye uğramayacağından eminiz. Önümüzdeki haftalarda lansmanı hızla genişletirken tedarikimizin büyümeye devam etmesini sağlayacak yedi aşı geliştiricisiyle anlaşmalarımız var” dedi. 

İngiltere riskli ülkelerden dönen vatandaşlarını on günlük “otel karantinasına” alacak

İngiltere Başkanı Boris Johnson, dün (28 Ocak) yaptığı açıklamada Brezilya ve Güney Afrika gibi yüksek riskli ülkelerden dönen İngiliz vatandaşlarının masrafları kendilerine ait olmak üzere on günlük bir süre zarfı için otellerde karantina altında kalacağını söylerken Britanya vatandaşların yurtdışına çıkma nedenleri konusunda sınırda sorgulanabileceğini de belirtti.  

Ancak Birleşik Krallık’taki sağlık yetkilileri, alınan bu önlemi yetersiz buluyor. Lomdra hükümeti, daha kapsamlı bir otel-karantina sistemini reddettiği için İskoçya ve Galler hükümetleri ile bilim insanlarının eleştirileriyle karşı karşıya. Bilim insanları virüsün henüz bilinmeyen varyantlarının bu sayede yayılabileceği yönünde uyarılarda bulunuyor. 

Johnson, “Evde kalma düzenlemeleri uyarınca, boş zamanlarında yurtdışına seyahat etmek için evden ayrılmanın yasadışı olduğunu ve bunu limanlarda ve havalimanlarında insanlara neden ayrıldıklarını sorarak ve seyahat için gerekli nedenleri yoksa gerekirse evlerine dönmelerini söyleyerek açıklığa kavuşturmak istiyoruz” diye konuşurken Güney Afrika, Portekiz ve Güney Amerika ülkeleri dahil olmak üzere yüksek riskli 22 ülkeden yapılacak tüm seyahatlerin yasaklandığını hatırlattı.

Almanya sınırda kontrolleri artırıyor

Önde gelen virologların koronavirüsün daha bulaşıcı varyantlarının ülkede yayılmasını kontrol etmenin hayati önem taşıdığına dair uyarılarının ardından Alman hükümetinin daha sıkı sınır kontrolleri açıklaması bekleniyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, partisi Hıristiyan Demokrat Birliği’nin (CDU) milletvekilleri ile yaptığı toplantıda, özellikle hava yolculuğunun önemli ölçüde kısıtlanması gerektiğini söyledi. 

Alman sağlık yetkilileri, hükümete Belçika’da uygulanan seyahat yasaklarını uygulanmasını öneriyor. Belçika’nın uygulayacağı ve tüm tatil-eğlence amaçlı seyahatleri kısıtlayan yasa 1 Mart’a kadar geçerli olacak.

AB üyesi olmayan Norveç de çarşamba günü, sınırlarını “önemli ziyaretçiler” dışında herkese kapatacağını duyurdu.

NDR radyosuna konuşan Frankfurt Goethe Üniversitesi Viroloji Profesörü Sandra Ciesek, sınır kontrollerinin sıkılaştırılması uygulamasının Avrupa çapında yapılması gerektiğini belirterek, “Varyantların Almanya’daki yayılmasını geciktirmeye çalışmalıyız. Bu, ancak Avrupa çapında olursa işe yarar çünkü izole bir adada yaşamıyoruz” diye konuştu.

Güney Afrika varyantı daha güçlü

Güney Afrika’daki yeni virüs varyantının antikorlardan etkilenmediğine dair ortaya konan çalışmaların sayısı artıyor. ABD’de bulunan Columbia Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından yapılan ve salı günü (26 Ocak) internette yayınlanan yeni bir araştırmaya göre, uluslararası ilaç şirketi Eli Lilly tarafından üretilen monoklonal antikor tedavisi, Güney Afrika’da keşfedilen virüs varyantına karşı etkisiz. Buna karşılık araştırmacılar, Regeneron tarafından iki ayrı monoklonal antikor kullanılarak üretilen “kokteyl tedavisinin” varyanta karşı etkili olduğunu aktardı.

Bulgular, genetik materyalindeki yeni mutasyonlar nedeniyle B.1.351 adı verilen bu varyantın, tedavilerde bulunan antikorlara ve belki de aşılamanın ardından vücut tarafından oluşturulan antikorlara direnç gösterebileceğine dair artan endişelerin altını çiziyor. 

Columbia Üniversitesi’nde bulaşıcı hastalık uzmanı olan Dr. David Ho ve meslektaşları, monoklonal antikor tedavilerini İngiltere’de keşfedilen koronavirüs varyantına karşı da test ettiklerini ve antikorların tıpkı virüsün önceki versiyonlarına karşı olduğu gibi bu varyanta karşı da etkili olduğunu aktardı.

Dr. Ho, Brezilya’da tanımlanan üçüncü bir varyantın B.1.351 ile birçok mutasyonu paylaştığını ve benzer şekilde davranmasını beklediğini söyledi. 

Vuhan’da virüsün kökenini araştıracak DSÖ ekibinin karantina süresi bitti

Koronavirüsün kökenleri ve yayılımı hakkında daha fazla bilgi toplamak için virüsün ilk görüldüğü yer olan Çin’in Vuhan kentine giden Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ekibi, iki haftalık karantina süresini tamamladı. Ekibin bugün (28 Ocak Perşembe) araştırmalarına başlaması bekleniyor.

Daha önce de Çin’e gitme girişiminde bulunan DSÖ ekibinin bu talebi, Çin ile ABD arasındaki gerilim öne sürülerek Pekin yönetimi tarafından ertelenmişti.

Karantina altında geçirdikleri süre boyunca video konferans yöntemi ile çalışmalarını sürdüren ekip, DSÖ’nün diğer türlere geçen hayvan hastalıkları konusundaki kıdemli uzmanı Dr. Peter Ben Embarek tarafından yönetiliyor.

DSÖ Acil Durum Şefi Mike Ryan, bu ayın başlarında gazetecilere verdiği demeçte, “Somut bir cevap bulmanın garantisi yok. Kökenleri tam olarak belirlemek zor bir görev ve bunu farklı ortamlarda yapabilmek için bazen iki veya üç veya dört deneme gerekebilir” demişti.  

Yeni Zelanda, Vietnam ve Tayvan koronavirüsle en başarılı mücadele eden ilk üç ülke

Avustralya’daki Lowry Enstitüsü tarafından hazırlanan ve 98 ülkeye ait verilerin derlendiği Kovid Performans Endeksi’nde Yeni Zelanda, Vietnam ve Tayvan, salgınla en başarılı şekilde mücadele eden ilk üç ülke olarak gösterildi. Türkiye’nin 74. sırada olduğu listede, Brezilya ise son sırada yer aldı.

Çin’i veri eksikliği nedeniyle listenin dışında tutan enstitü, ilk 10 sıralamasında Tayland, Kıbrıs, Ruanda, İzlanda, Avustralya, Letonya ve Sri Lanka’ya yer verdi.

Lowy Enstitüsü, araştırma için toplamda 98 ülkenin 9 Ocak 2021 tarihine kadar açıkladığı vaka ve ölüm sayılarından faydalandı. 

ABD, 25 milyondan fazla vaka ile 94. olurken 11 milyondan fazla vakaya sahip Hindistan 86. sırada yer aldı. Avrupa’da en çok ölüme sahip ülke olan İngiltere ise 66. sırada.

Endeks, Asya-Pasifik’teki ülkelerin salgını kontrol altına alma konusunda en başarılı ülkeler olduklarını kanıtlarken analiz raporunda, “Ekonomik gelişme seviyeleri veya ülkeler arasındaki siyasi sistem farklılıkları, sonuçlar üzerinde genellikle varsayıldığından daha az etkiye sahip” tespştine yer verildi.

Enstitüye göre, genel olarak daha az nüfusa ve “yetenekli kurumlara” sahip ülkeler, salgın gibi küresel krizlerle başa çıkmada daha avantajlı. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus