Hükümetler aşı anlaşmalarını neden gizliyor?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Hükümetler, ilaç şirketlerinin koronavirüs aşısını geliştirmelerine yardımcı olmak için milyarlarca dolar harcarken aşıları satın almak için de milyarlarca doları gözden çıkarıyor. Fakat bu anlaşmaların detayları büyük ölçüde kamuoyu ile paylaşılmıyor. Dolayısıyla, hükümetler ile ilaç şirketleri arasındaki anlaşmanın gizliliği de aşı alımlarında şeffaflığı zorlaştırıyor. The New York Times gazetesi, tüm bu gizliliğe rağmen, kamu ile paylaşılan düzenleyici belgeleri, ifadeleri ve röportajları derledi ve bazı önemli ayrıntıları ortaya çıkardı. Haberde öne çıkanları sizin için derledik.

Alman ilaç şirketi CureVac ile Avrupa Birliği (AB) arasında yapılan koronavirüs anlaşması, dünyanın en şeffaf anlaşmalarından biri olarak kabul ediliyor. Ancak Avrupa Parlamentosu (AP) üyeleri, koronavirüs aşılarını satın alacakları sözleşmeyi okumak için masaya oturduklarında doz başına aşı fiyatından dağıtım programına, peşin ödenen para miktarından aşıların zamanlamasına kadar birçok detayın eksik olduğunu fark etti.

Aşılama konusunda hükümetler en az üç çeşit aşı anlaşması yapıyor. Bazıları aşıları doğrudan ilaç şirketlerinden satın alırken bazıları aşıyı AB ve Afrika Birliği gibi bölgesel örgütler aracılığıyla tedarik ediyor. Birçoğu ise hem üreticiler hem de Koronavirüs Aşıları Küresel Erişim Programı (COVAX) ile anlaşmalar imzalıyor. 

Hükümetler bir yandan ilaç şirketlerinin aşı geliştirmelerine yardımcı olmak için milyarlarca dolar harcama yaparken diğer yandan da aşıları satın almak için milyarlarca dolar daha harcıyor. Ancak, hükümetler ve halk sağlığı kuruluşları ilaç şirketlerinin gizlilik taleplerini de kabul ediyor ve bu anlaşmaların detayları büyük ölçüde gizli kalıyor. Kabul edilen bu gizlilik anlaşmaları ise hükümetlerin kamuoyuna hesap vermesini zorlaştırıyor. Tüm bu gizliliğe rağmen kamu ile paylaşılan düzenleyici belgeler, ifadeler ve röportajlar aşı anlaşmaları hakkında gözden kaçırılan ayrıntıları ortaya çıkarmış durumda. 

Hükümetler, aşı çalışmalarına yardımcı oluyor

Aşı üretme ve geliştirme çalışmaları riskli girişimler. Şirketler, aşıların etkili olduğundan ve hükümetlerin onayını kazanabileceğinden emin olana dek nadiren üretime yatırım yapıyor. Bu yüzden hükümetler – özellikle Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa – koronavirüs aşısının geliştirilmesine yardımcı olmak ve süreci hızlandırmak için milyarlarca dolar yardımda bulundu. Örneğin, ABD, Maryland merkezli Novavax şirketinin koronavirüs aşısını geliştirmesine yardımcı olmak için 1,6 milyar doları gözden çıkardı. Moderna ise aşıyı geliştirmek için yaklaşık 1 milyar dolarlık devlet hibesi aldı.

Aşıların patent hakkı şirketlerde

Vergi mükellefi yaptırımlarına rağmen, aşıların patentleri tamemen ilaç şirketlerine ait. Patent hakkı, şirketlerin aşıların nasıl ve nerede üretilmesi gerektiğinden ne kadara mal olacağına karar verebileceği anlamına geliyor. Bu durum aylardır dünya genelinde tartışmalara yol açmış durumda.

Fiyatlarda dengesizlikler yaşanıyor

Aşı sözleşmelerindeki en önemli şartlardan biri, aşının doz başına fiyatının gizli olarak kalması. Bu sayede, fiyatlandırmanın gizli kalması konusunda ısrar eden ilaç şirketleri, diğer ülkelerin aşılara kaç para ödediğini bilmeyen hükümet müzakerecileri üzerinde üstünlük elde ediyor.

Hükümetlerin bu gizliliği kabul etmesine rağmen kamuoyuna sızan bilgiler, ülkeler arasındaki eşitsizliği gözler önüne seriyor. Önceki haftalarda basında çıkan haberlere göre, Avrupa Komisyonu, Oxford Üniversitesi ve AstraZeneca tarafından geliştirilen aşının her dozu için 2,19 dolar öderken Güney Afrika, bunun iki katını veriyor.

Norveç Uluslararası Kalkınma Bakanı Dag Inge Ulstein, ülkelerin ve uluslararası kuruluşların sözleşmeleri kamuya açık hale getirmek için daha fazla çalışmaları gerektiğini söylüyor. Ulstein ülkeleri, aşı çalışmalarındaki gelişmeleri kamuoyu ile daha sık paylaşmaya çağırdı ve hükümetlerin, yoksul ülkelere aşı bağışı yapmalarının önemini vurguladı.

Aşıların bağışlanması sözleşmeler tarafından kısıtlanıyor 

Halk sağlığı savunucuları, yoksul ülkelere aşı bağışı yapmaları için zengin ülkelere çağrıda bulunuyor. Ancak ülkelerin ilaç şirketleri ile yapmış olduğu sözleşmeler, ülkelerin satın aldıkları dozları ihraç etme imkanını kısıtlayabilir. Örneğin, CureVac sözleşmesi, Avrupa ülkelerinin şirketten izin almadan aşıları satmalarını, ihraç etmelerini ve bağışlamalarını yasaklıyor. ABD’deki bazı sözleşmelerde de benzer kısıtlamalar yer alıyor.  

Avrupa Komisyonu sözcüsü, şirketlerin aşıların kullanıldığı her yerde aynı yasal yükümlülükleri kapsadığını garanti etmek amacıyla sözleşmelere bu tür hükümler koydurttuğunu söyledi. 

Aşıların teslim zamanı

Aşıların teslimat süreleri de özel bir bilgi olarak kabul ediliyor. Başlangıçta sözleşmeyi gizli tutmayı kabul eden Avrupalı yetkililer, şimdi şirketlerden sözleşmenin halka açık bir hale getirilmesini talep ediyor. Sözleşmeler halka açık bir hale getirilmedikçe, aşıların tedarikinden kimin sorumlu olduğunu değerlendirmenin bir başka yolu da gözükmüyor.

AstraZeneca’nın yılın ilk çeyreğinde beklenen doz sayısını karşılayamayacağını açıklamasının ardından Avrupa’da aşı sürecindeki sıkıntılar devam ediyor. Hemen hemen her aşı üreticisi firma da benzer şekilde yatırımcılarına hedeflerine beklenen sürede ulaşamayacaklarını açıkladı. Aşıların tedarikindeki belirsizlik, sağlık görevlilerini de hayal kırıklığına uğrattı. Geen günlerde Pfizer, İtalya’ya, teslimatları geçici olarak yüzde 29 oranında azalttığını söylediğinde hükümet, şirketi mahkemeye vereceğini açıkladı. İtalya, Pfizer’ı dava ettiği takdirde, AB’nin Pfizer ile olan sözleşmesinin bazı ayrıntıları kamuoyu ile paylaşılabilir.  

Bazı hükümetler aşılardan kâr elde ediyor

Salgının başında, AB’nin borç verme kolu olan Avrupa Yatırım Bankası (AYB), aşı üretmek için Pfizer ile ortaklık kuran Alman şirketi BioNTech’e 100 milyon dolarlık bir kredi verdi. Firmanın menkul kıymet düzenleyicileri ile yaptığı sözleşmenin detaylarına göre, krediye ek olarak, AYB 25 milyon dolara yakın aşı kârı elde edecek.

Şirketler olası bir durumda sorumluluk almayacak 

ABD’de aşılar işe yaramazsa veya ciddi şekilde etki sağlamazsa, ilaç şirketleri neredeyse tüm sorumluluktan korunacak. Bu durum, insanların ihmal veya pervasızlık durumlarında bile şirketlere dava açamayacağı anlamına geliyor. 

İlaç şirketleri, diğer ülkeler ile yaptıkları görüşmelerde de benzer bir şekildesorumluluk reddi beyanı arıyorlar fakat Avrupalı müzakereciler bu tür isteklere karşı çıkıyor. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus