Keir Starmer neden istifa etti?

İSTANBUL (Medyascope) – Keir Starmer, 2024’te İşçi Partisi’ni tarihi bir seçim zaferiyle iktidara taşımıştı ancak iki yıl geçmeden ekonomi, göç, U dönüşleri, Peter Mandelson skandalı ve yerel seçim hezimeti liderliğini tüketti. Herkes “Keir Starmer neden istifa etti?” diye soruyor ama asıl soru(n) ise daha derinde: Starmer, büyük çoğunlukla geldiği iktidarda ne yapmak istediğini gösterebildi mi?

Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Keir Starmer, İşçi Partisi liderliğinden istifa edeceğini açıkladı; yeni lider belirlenene kadar başbakan olarak görevde kalacak.
  • Starmer üzerindeki baskı, düşük onay oranları, Reform UK’nin yükselişi ve yerel seçim hezimetiyle arttı.
  • Ekonomi yönetimi, U dönüşleri ve Peter Mandelson skandalı, Starmer’ın “istikrarlı lider” imajını zayıflattı.
  • Starmer’ın asıl sorunu, iktidara güçlü bir plan ve net bir siyasi felsefeyle gelmemesiydi.
  • Andy Burnham’ın Makerfield ara seçimini kazanarak parlamentoya dönmesi, İşçi Partisi’nde liderlik değişimi beklentisini güçlendirdi.
İçindekiler:

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İşçi Partisi liderliğinden istifa etti. Starmer, yeni lider belirlenene kadar başbakanlık görevini sürdürecek.

Starmer’ın kararı, 2024’te İşçi Partisi’ni büyük bir seçim zaferiyle iktidara taşımasının üzerinden iki yıl bile geçmeden geldi. O dönem “istikrar” ve “ulusal yenilenme” vaadiyle iktidara gelen Starmer, Muhafazakâr Parti’nin 14 yıllık iktidarına duyulan tepkinin de etkisiyle güçlü bir çoğunluk elde etmişti.

Keir Starmer Keir Starmer neden istifa etti
Starmer, 2024’teki genel seçimleri kazanmasının hemen ardından. Peki Keir Starmer neden istifa etti?

Ancak bu çoğunluk, Starmer için zamanla bir avantaja değil, bir yüke dönüştü. Kamuoyu desteği hızla eridi, İşçi Partisi yerel seçimlerde ağır kayıplar yaşadı, sağ popülist Reform UK anketlerde öne geçti, parti içinde istifalar başladı.

Starmer, istifa konuşmasında partisinin kendisine sorduğu soruyu kabul etti: İşçi Partisi’ni bir sonraki genel seçime götürecek doğru kişi hâlâ kendisi miydi?

Bu soruya verilen yanıtı duyduğunu söyleyen Starmer, istifasını açıkladı.

Keir Starmer neden istifa etti, baskı ne zamandır vardı?

Starmer üzerindeki baskı bir anda ortaya çıkmadı.

Kamuoyu yoklamaları uzun süredir hem başbakanın hem de İşçi Partisi’nin desteğinin gerilediğini gösteriyordu. Sağ popülist Reform UK, 2025 baharından itibaren anketlerde İşçi Partisi’nin önüne geçti ve bu üstünlüğünü korudu.

Şubat ayında yaşanan ara seçim yenilgisi, Starmer’ın liderliğine yönelik tartışmaları daha da büyüttü. İşçi Partisi, daha önce güvenli görülen bir sandalyeyi Yeşiller’e kaptırdı. Bu yenilgi, Starmer’ın o dönem Greater Manchester Belediye Başkanı olan Andy Burnham’ın adaylığını engellemesinin ardından geldi.

Mayıs ayında İngiltere, İskoçya ve Galler’de yapılan yerel ve bölgesel seçimler ise Starmer için dönüm noktası oldu. Sonuçlar, partinin korktuğundan da kötüydü. İşçi Partisi ciddi kayıplar yaşadı.

Bu hezimetin ardından Sağlık Bakanı Wes Streeting istifa etti. Onu daha alt düzeyde görev yapan başka bakanlar izledi. Daha sonra savunma harcamaları konusundaki gerilim nedeniyle Savunma Bakanı John Healey de görevinden ayrıldı.

Starmer direndi, ancak otoritesi giderek zayıfladı.

Starmer iktidara hazır mıydı?

Starmer’ın düşüşünü yalnızca krizlerle açıklamak eksik kalır.

Guardian’ın kıdemli politika editörü Peter Walker’a göre Starmer’ın siyasi kariyeri neredeyse Shakespearevari bir çizgi izledi: 11 yıl içinde parlamentoya girdi, İşçi Partisi’ni birçok kişinin imkânsız gördüğü bir seçim zaferine taşıdı ve ardından iki yıldan kısa sürede bütün siyasi sermayesini tüketti.

Starmer, muhalefetteyken İşçi Partisi’ni disipline eden, seçim kazanacak hale getiren ve parti içindeki dağınıklığı toparlayan bir lider olarak başarılıydı. Ancak iktidara geldiğinde aynı başarıyı gösteremedi.

Tarihçi Anthony Seldon’a göre Starmer üç temel konuda başarısız oldu: Başbakanlık makamının ne gerektirdiğini tam olarak kavrayamadı, özellikle ekonomi konusunda ne yapmak istediğini netleştiremedi ve doğru kişileri doğru görevlere atayamadı.

Bu değerlendirme, Starmer’ın temel sorununu özetliyor: Seçim kazanmayı bildi ama kazandığı iktidarı nasıl kullanacağını gösteremedi.

“Değişim planı” neden inandırıcı olmadı?

Starmer seçim kampanyasında “değişim” ve “ulusal yenilenme” vaat etti ancak iktidara geldikten sonra seçmene güçlü ve anlaşılır bir yön duygusu veremedi.

Guardian’a konuşan bir parti çalışanı, seçim zaferinden sonra büyük ve hızlı politika hamleleri beklediklerini, ancak bunun yerine Starmer’ın ülke turuna çıkıp belediye başkanlarıyla görüştüğünü anlattı. Aynı kaynak, hükümet etmek için ortada net bir plan olmadığını düşündüklerini söyledi.

Siyaset bilimci David Runciman’a göre Starmer ve ekibi, seçimden önce hâlâ zorlu bir mücadele verdiklerini düşünüyorlardı. Oysa Liz Truss döneminden sonra Muhafazakâr Parti markası ağır hasar almış, İşçi Partisi’nin seçim zaferi büyük ölçüde kaçınılmaz hale gelmişti. Runciman’a göre İşçi Partisi’nin iktidara hazırlanmak için iki yılı vardı ama bu süre yeterince kullanılmadı.

Starmer’ın iktidar projesi, “Biz daha yetkiniz” iddiasına dayanıyordu ancak krizler başladığında bu iddia tek başına yetmedi.

Net bir siyasi felsefesi var mıydı?

Starmer’ın en çok eleştirilen yönlerinden biri, belirgin bir siyasi felsefe ortaya koyamamasıydı.

Runciman’a göre kriz anlarında lideri ayakta tutan şey, güçlü bir temel fikirdir. Margaret Thatcher örneğinde olduğu gibi, bir liderin bütün kararlarını bağlayan bir dünya görüşü varsa, zor zamanlarda daha dayanıklı olabilir. Starmer’da ise böyle bir çekirdek fikir görünür hale gelmedi.

Bu nedenle Starmer’ın sık sık “misyonlar”, “hedefler” ve “değişim planları” anlatmasına rağmen seçmenle duygusal ve siyasi bağ kurmakta zorlandığı yorumu yapıldı.

Yakın çevresindekiler onun çalışkan, ciddi, adil olmaya çalışan ve özel hayatta sıcak biri olduğunu söylüyor. Ancak kamuoyu önünde Starmer’ın imajı çoğu zaman sıkıcı, mekanik, mesafeli ve hatta gerçek hayattan kopuk bir lider olarak şekillendi.

Ekonomi Starmer’ı nasıl yıprattı?

Starmer’ın en büyük yüklerinden biri ekonomi oldu.

Geçim sıkıntısı, zayıf büyüme, yüksek borçlanma maliyetleri ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar hükümetin hareket alanını daralttı. Ukrayna savaşı ve ardından İran’daki savaş, İngiltere ekonomisi üzerindeki baskıyı artırdı.

Uluslararası Para Fonu (IMF), Ortadoğu’daki çatışmalardan kaynaklanan enerji şokunun gelişmiş ekonomiler içinde İngiltere’yi en fazla etkileyebileceğini değerlendirdi.

Starmer ve Maliye Bakanı Rachel Reeves, büyümeyi hükümetin bir numaralı önceliği olarak sundu. Ancak beklentiler zayıfladı, kamu maliyesi üzerindeki baskı arttı ve hükümetin vaat ettiği reformları gerçekleştirme kapasitesi sorgulanmaya başladı.

Buna bir de Starmer’ın başbakan olduktan sonra aldığı hediye ve ağırlama masraflarına ilişkin tartışmalar eklendi. Kuralların ihlal edilmediği belirtilse de, ekonomi zorlanırken bakanların bedava hediyeler kabul etmesi kamuoyunda kötü bir izlenim yarattı.

U dönüşleri güveni neden sarstı?

Starmer hükümeti kısa sürede çok sayıda politika değişikliğiyle anılmaya başladı.

Yeşil yatırım taahhüdünden geri adım atılması, sosyal yardımlarda kesinti planları, miras vergisi düzenlemeleri ve kış yakıt yardımı konusundaki tartışmalar hükümetin kararsız göründüğü algısını güçlendirdi.

Maliye Bakanı Rachel Reeves’in emeklilerin büyük çoğunluğu için kış yakıt yardımını kaldırma kararı, seçmenlerde ve İşçi Partisi milletvekillerinde sert tepki yarattı. Hükümet aylarca bu kararda ısrar etti, ancak yerel seçim yenilgisinin ardından geri adım atmak zorunda kaldı.

Benzer bir kriz sosyal yardım reformunda yaşandı. Engelli yardımlarında kesinti öngören plan, İşçi Partisi milletvekillerinin tepkisiyle karşılaştı. Hükümet yine geri adım attı.

Starmer kendisini “pragmatist” olarak tanımlasa da, art arda gelen U dönüşleri liderliğinin zayıf ve yönsüz olduğu eleştirilerini artırdı.

Mandelson skandalı neden bu kadar zarar verdi?

Starmer’ın başbakanlığı dönemindeki en büyük siyasi skandallardan biri, Peter Mandelson’ın ABD Büyükelçisi olarak atanmasıyla yaşandı.

Peter Mandelson ve Keir Starmer Keir Starmer neden istifa etti
Peter Mandelson ve Keir Starmer.

Mandelson, Tony Blair döneminin en etkili İşçi Partisi figürlerinden biriydi ancak cinsel istismar ve insan kaçakçılığı suçlarından hüküm giymiş finansçı Jeffrey Epstein ile ilişkisi uzun süredir tartışma konusuydu.

Starmer, Mandelson’ın Epstein ile arkadaşlığını sürdürdüğünü bilmesine rağmen onu İngiltere’nin ABD Büyükelçisi yaptı. Daha sonra ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan belgeler, Epstein ile Mandelson arasındaki temaslara ilişkin yeni bilgileri gündeme getirdi.

Bu gelişme, Mandelson’ın gizli hükümet bilgilerini Epstein ile paylaşıp paylaşmadığına ilişkin soruşturmayı da beraberinde getirdi.

Starmer, Mandelson’ı görevden aldı. Ancak bu karar, skandalın yarattığı hasarı gidermeye yetmedi. Birçok kişi, Starmer’ın muhakemesini ve atama kararlarını sorgulamaya başladı.

Guardian’ın analizine göre Mandelson atamasına ilişkin belgeler, Starmer’ın kararları yöneten güçlü bir başbakandan çok, başkalarının aldığı kararları onaylayan bir figür gibi göründüğü algısını güçlendirdi.

ABD ve Trump ile ilişkiler neden krize döndü?

Starmer’ın Mandelson’ı Washington’a atamasının arkasındaki hesaplardan biri, Donald Trump yönetimiyle daha yakın ilişkiler kurmaktı.

Starmer, G7 Zirvesi’nde Trump’ın imzaladığı ticaret anlaşmasını yerden almak için eğilirken.

İlk dönemde iki lider arasında sıcak temaslar kuruldu. Ancak İran savaşı, Londra-Washington hattını hızla gerdi.

Starmer başlangıçta İran’la savaşa dahil olmayı reddetti. Daha sonra tutum değiştirdi ve Amerikan güçlerinin, İran’ın füze rampalarına yönelik “savunma amaçlı” saldırılar için İngiliz üslerini kullanmasına izin verdi.

Bu hamle Trump’ı yatıştırmaya yetmedi. ABD Başkanı Starmer’ı hedef almaya devam etti. Aynı zamanda bu karar, İşçi Partisi’nin savaşa karşı çıkan geleneksel seçmen tabanında da öfke yarattı.

Starmer’ın muhalifleri için bu tablo, onun liderliğinin özeti gibiydi: Her iki tarafı da memnun etmeyen geç kalmış bir uzlaşma.

Göç meselesi neden baskıyı artırdı?

Starmer hükümeti göç konusunda da iki yönlü baskı altındaydı.

Bir yandan Manş Denizi’ni yasadışı yollarla geçen göçmen sayısını kontrol altına alamadığı gerekçesiyle sağ kanadın hedefindeydi. Diğer yandan Reform UK, göç karşıtı söylemiyle anketlerde yükseliyordu.

İngiltere hükümetine göre son 12 ayda küçük botlarla gelen göçmenlerin sayısı azaldı. Peki Keir Starmer neden istifa etti?

Hükümet bazı verilerde net göçün ve küçük tekne geçişlerinin düştüğünü savunsa da bu tablo siyasi algıyı değiştirmeye yetmedi. Reform UK’nin yükselişi, İşçi Partisi içinde Starmer’ın seçmeni yeniden kazanamayacağı düşüncesini güçlendirdi.

Starmer’ın göç konusunda sertleşen dili de sorunu çözmedi. Reform UK’nin yükselişini durduramadığı gibi, İşçi Partisi’nin solundaki seçmenlerin bir kısmını Yeşiller’e itti.

Andy Burnham’ın dönüşü dengeleri nasıl değiştirdi?

Starmer’ın istifasına giden süreçte son kırılma, Andy Burnham’ın parlamentoya dönüşü oldu.

Greater Manchester Belediye Başkanı olarak “Kuzeyin Kralı” lakabıyla tanınan Burnham, Makerfield ara seçiminde Reform UK’nin meydan okumasını boşa çıkardı ve seçimi açık farkla kazandı.

Bu sonuç, İşçi Partisi milletvekillerine Burnham’ın sağ popülist Reform UK’ye karşı daha etkili bir lider olabileceği umudunu verdi.

Burnham’ın zaferi, onun resmen liderlik yarışına girmesinin önünü açtı. Starmer ilk etapta herhangi bir liderlik yarışında mücadele edeceğini söyledi. Ancak hafta sonu partisinin artık başka bir isim istediği sonucuna vardı.

Böylece Burnham, Starmer sonrası dönemin en güçlü adayı haline geldi.

Peki Starmer’ın hiç başarısı olmadı mı?

Starmer’ın başbakanlığı yalnızca krizlerden ibaret değildi.

Hükümeti çalışan haklarını güçlendiren düzenlemeler yaptı. Ulusal yaşam ücretini artırdı. Kiracılara daha fazla güvence sağlayan yasal adımlar attı. Çocuk yoksulluğunu azaltmayı hedefleyen düzenlemeler, ücretsiz kahvaltı kulüpleri ve aile destek merkezleri de Starmer döneminin öne çıkan sosyal politikaları arasında yer aldı.

Dış politikada ise Ukrayna’ya destek, Avrupa Birliği ile ilişkileri yeniden yakınlaştırma arayışı ve Brexit sonrası “reset” hedefi dikkat çekti.

Ancak bu adımlar, seçmenlerin gündelik hayatında hissedilen ekonomik baskıyı, parti içindeki huzursuzluğu ve liderlik krizini telafi etmeye yetmedi.

Yeni lider nasıl seçilecek?

Starmer, İşçi Partisi Ulusal Yürütme Komitesi’nden liderlik takvimini belirlemesini istedi.

Buna göre adaylıkların 9 Temmuz’da açılması ve 16 Temmuz’da, parlamento yaz tatiline girerken kapanması planlanıyor. Yeni liderin, parlamentonun 1 Eylül’de yeniden toplanmasından önce belirlenmesi hedefleniyor.

İşçi Partisi kurallarına göre adayların yarışa girebilmesi için 81 İşçi Partisi milletvekilinin desteğini alması gerekiyor. Ayrıca yerel parti örgütlerinden ya da sendikalar dahil partiye bağlı kuruluşlardan da destek sağlamaları gerekiyor.

Burnham yarışa gireceğini açıkladı. Eski Sağlık Bakanı Wes Streeting ise aday olmayacağını ve Burnham’ı destekleyeceğini duyurdu.

Eğer başka bir aday çıkmazsa Burnham liderliği oylamaya gerek kalmadan devralabilir.

Starmer nasıl hatırlanacak?

Starmer, İşçi Partisi’ni 2019 yenilgisinin ardından toparlayan, partiyi iktidara taşıyan ve büyük bir seçim zaferi kazanan lider olarak tarihe geçecek.

Ancak aynı zamanda, o büyük çoğunluğu kullanamayan, güçlü bir siyasi hikâye kuramayan ve muhalefetten iktidara geçişi tamamlayamayan lider olarak da hatırlanacak.

Peter Walker’ın aktardığı değerlendirmeye göre Starmer’ın trajedisi, kâğıt üzerinde başbakanlığa bu kadar uygun görünen bir ismin, pratikte makamın gereklerini karşılamakta bu kadar zorlanmasıydı.

Seldon’a göre Starmer, Attlee, Wilson ve Blair’den sonra İşçi Partisi’ne büyük seçim zaferi kazandıran dördüncü başbakan olarak anılacak; ancak bu zaferle neredeyse hiçbir şey yapamayan ilk isim olarak da kayda geçecek.

Starmer için asıl soru bu yüzden yalnızca neden istifa ettiği değil. Asıl soru, 2024’te eline geçen büyük fırsatı neden siyasi güce dönüştüremediği.

Kaynak: BBC, Guardian

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş