Mandelson krizi büyüyor, Starmer istifa baskısı altında

Peter Mandelson ve Keir Starmer

İSTANBUL (Medyascope, Ajanslar) – İngiltere’de Peter Mandelson’ın Jeffrey Epstein bağlantılarına rağmen ABD Büyükelçisi yapılmasıyla başlayan tartışma, yeni bir güvenlik krizine dönüştü. Guardian’ın haberine göre Mandelson göreve başlamadan önce güvenlik soruşturmasından geçemedi, ancak bu değerlendirme Dışişleri Bakanlığı içinde aşıldı. İngiltere Başbakanı Keir Starmer bir kez daha istifa baskısı altında.


Haberin özeti:

  • Peter Mandelson’ın, güvenlik taramasından geçemediği halde ABD Büyükelçisi yapıldığı ortaya çıktı.
  • Bu gelişme, Başbakan Keir Starmer üzerindeki siyasi baskıyı artırdı.
  • Starmer, bu bilginin kendisine söylenmemesine çok öfkelendiğini açıkladı.
  • Muhalefet, başbakanı parlamentoyu yanıltmakla suçladı. Gözler, Starmer’ın 20 Nisan Pazartesi günü yapacağı konuşmada.

İngiltere’de Peter Mandelson etrafında büyüyen siyasi kriz, hükümetin en üst kademelerine kadar uzandı. Cinsel istismar ve insan kaçakçılığı suçlarından hüküm giymiş finansçı Jeffrey Epstein’la ilişkileri nedeniyle uzun süredir tartışmalı bir isim olan Mandelson’ın, ABD Büyükelçisi olarak atanmasından önce güvenlik taramasından geçemediğinin ortaya çıkması, Başbakan Keir Starmer’ı yeni bir baskı dalgasıyla karşı karşıya bıraktı. Starmer, bu durumun kendisine bildirilmemesini “affedilemez” olarak niteledi.

Başbakan, Paris’te gazetecilere yaptığı açıklamada, Mandelson’ın güvenlik taramasından geçemediğinin kendisine söylenmemesinin “afallatıcı” olduğunu belirtti. Starmer, parlamentoya atama sürecinin usule uygun ilerlediğini söylediği sırada bu bilginin kendisinden saklanmasını kabul edilemez bulduğunu ifade etti. Hiçbir bakana da bilgi verilmediğini söyleyen Starmer, olay nedeniyle “çok öfkeli” olduğunu vurguladı. Tüm ayrıntıları 20 Nisan Pazartesi günü parlamentoda açıklayacağını da duyurdu.

Güvenlik taraması krizi derinleştirdi

Mandelson’ın büyükelçi olarak atanması zaten başlı başına tartışma konusuydu. Ancak güvenlik taramasından geçemediğinin ortaya çıkması, meseleyi sıradan bir siyasi polemiğin ötesine taşıdı. Guardian’ın haberinin ardından başbakanlık hızla harekete geçti ve Dışişleri Bakanlığı’nın en üst düzey memuru Daimi Müsteşar Olly Robbins görevden alındı. Başbakanlık da Starmer’ın bu bilgiyi atama öncesinde bilmediğini, yeni öğrendiğini açıkladı.

Olly Robbins
Olly Robbins.

Muhalefet ise bu açıklamayla yetinmiyor. Starmer’ın parlamentoyu yanılttığını savunan muhalefet partileri, başbakanın istifa etmesi gerektiğini söylüyor. Hem muhalefette hem de iktidar partisi içinde, Mandelson’ın büyükelçi yapıldığı dönemde dışişleri bakanı olan bugünkü Başbakan Yardımcısı David Lammy’nin de sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyleyenler var. Buna karşılık İşçi Partili Bakan Darren Jones, Starmer’ın bilerek ya da bilmeyerek parlamentoyu yanıltmadığını savundu ve istifa etmeyeceğini söyledi.

Şubat ayında da Starmer’ın en yetkili danışmanı Morgan McSweeney, Mandelson tartışmalarının büyüdüğü dönemde görevinden ayrılmak zorunda kalmıştı. Starmer, o dönemki istifa çağrılarına “Görevimden vazgeçmeyeceğim” diyerek yanıt vermişti. Son gelişmeler ise Mandelson dosyasının kapanmadığını, aksine hükümetin merkezine yeniden yerleştiğini gösterdi.

Starmer’ı sıkıştıran eski dosya

Peter Mandelson, İngiltere siyasetinin en etkili ama en tartışmalı isimlerinden biri.

İşçi Partisi, hükümet ve Avrupa Birliği içinde önemli görevler üstlenen Mandelson, 2008’de Lordlar Kamarası’na atanmış ve “Lord Mandelson” unvanını almıştı. Ancak Epstein skandalının patlak vermesinin ardından hem Lordlar Kamarası’ndan hem de İşçi Partisi üyeliğinden istifa etmek zorunda kaldı. Daha sonra da Epstein’la bağlarının ABD’de yayımlanan belgelerde ortaya çıkmasının ardından, atanmasından yedi ay sonra Eylül 2025’te ABD Büyükelçiliği görevinden alındı.

Mandelson şu anda Epstein’a hükümet belgeleri sızdırdığı şüphesiyle polis soruşturması altında. Hakkındaki iddialar arasında Epstein’ın talebi üzerine ABD hükümeti nezdinde bankacılık kuralları konusunda lobi yapmak ve Amerikan yönetimine gizli belgeler sızdırmak da var.

Belgeler, Mandelson’ın 2009 yılında dönemin Başbakanı Gordon Brown’a verilen bir ekonomi brifinginin ayrıntılarını Epstein’a ilettiğini gösteriyor. Dosyalarda yer alan banka dekontlarına göre Epstein’ın, Mandelson ile bağlantılı hesaplara en az 75 bin dolar ödeme yaptığı da görülüyor. Mandelson ise herhangi bir suç teşkil eden eylemde bulunmadığını ve mali kazanç amacıyla hareket etmediğini söylüyor.

Epstein ile Mandelson arasındaki e-postalar ve özel fotoğraflar, ikili arasındaki ilişkinin sıcaklığını ve mali bağlantılarını gözler önüne seren unsurlar olarak öne çıktı. Bu nedenle tartışma yalnızca geçmişte yapılmış bir atamanın yanlışlığıyla sınırlı kalmadı, aynı zamanda hükümetin güvenlik değerlendirmelerine nasıl yaklaştığı, hangi bilgilerin kimden saklandığı ve parlamentoya ne kadar doğru bilgi verildiği sorularını da gündeme taşıdı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.