Hrant Dink cinayeti davasında 129. duruşma yapıldı, karar 5 Mart 2021’de verilecek

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesiyle ilgili kamu görevlilerinin yargılandığı davanın 129. duruşması bugün (10 Şubat 2021) İstanbul Adliyesi’ndeki 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Dink ailesinin avukatlarının esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanlarda bulunduğu duruşmada mahkeme başkanı Akın Gürlek, 5 Mart’ta sanıkların son sözlerinin alınmasının ardından karar verileceğini söyledi.

Altısı tutuklu 78 sanığın yargılandığı Dink davasının 129. duruşmasına, tutuklu sanıklardan Okan Şimşek, Muharrem Demirkale ve Veysal Şahin, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken tutuksuz sanıklardan Ali Öz, Reşat Altay ve Ahmet İlhan Güler, Dink ailesi avukatları, sanık avukatları, Hrant’ın Arkadaşları grubu ve basın mensupları duruşma salonundaydı.

Avukatlar esas hakkında mütalaaya yönelik beyanda bulunmak için talep ettikleri sürenin tanınmaması nedeniyle tüm sanıklar hakkında değil, dönemin İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ve dönemin Trabzon İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç ile sınırlı olmak üzere beyanda bulunacaklarını belirtti.

“Cinayet tüm yönleriyle aydınlatılmadan yargılama son aşamaya geldi”

Avukatlar, bütünlükten yoksun kovuşturma yürütülerek cinayetin tüm yönleriyle aydınlatılmadan yargılamanın sonuçlanma aşamasına getirildiğini belirtti. Cinayetten önce Dink’in öldürüleceğine dair somut bilginin olduğunu ve bu bilgiye rağmen Dink hakkında gerekli koruma tedbirlerinin alınmadığını hatırlatan avukatlar, bu konudaki sorumluları işaret etti.

Savcı, Cerrah, Güler ve Dinç’in “görevi kötüye kullanma” suçundan cezalandırılmalarını talep etmişti. Avukatlarsa bu üç sanığın “kasten öldürmenin ihmali davranışla gerçekleşmesi” suçundan cezalandırılmalarını istedi.

Duruşmada ilk sözü Dink ailesi avukatlarından Emel Ataktürk aldı. Ataktürk, soruşturma ve yargılamanın yapılma ve yürütülme biçimini değerlendirdiği beyanında yargılama süresince reddedilen taleplerini hatırlattı ve davanın kapsamının daraltılmasına yönelik bir tutum alındığını belirtti.

“Somut bilgiye rağmen koruma tedbirleri alınmadı”

Ataktürk’ün ardından söz alan avukat Hakan Bakırcıoğlu, Celalettin Cerrah ve Ahmet İlhan Güler’e dair, “Bilgilere sahip olmalarına rağmen Dink’e yönelik koruma tedbirleri alınmamış, bildirimde bulunmamış, yazışmalar yapmamış ve cinayetin işlenmesini olanaklı hale getirmişlerdir” diyerek sözlerine başladı.

Yasin Hayal tarafından Dink’e yönelik eylem yapılacağına dair Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü’nden gelen yazıya rağmen de koruma tedbirleri alınmadığını belirten Bakırcıoğlu, Dink hakkında koruma tedbirlerinin Güler ve Cerrah tarafından kasıtlı olarak alınmadığını söyledi: “Cerrah ve Güler, yasanın kendilerine yüklediği sorumluluğu yerine getirmemişler,  öldürüleceği somut bilgisine sahip olmalarına rağmen Dink’e yönelik koruma kararı için gerekli işlem yapmamışlardır. Savunma için gerçeğe aykırı belgeler düzenlemişlerdir.”

Bakırcıoğlu, Cerrah ve Güler’in Türk Ceza Kanunu’nun 83. maddesince “kasten öldürmenin ihmali davranışla gerçekleşmesi” suçundan cezalandırılmasını talep etti.

“Trabzon’daki görevliler de cinayetin işlenmesini olası hale getirdi”

Avukat Havva Hülya Deveci ise Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü görevlileri ile dönemin Trabzon İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürü olan sanık Engin Dinç hakkında beyanda bulunarak Trabzon’daki görevlilerin yerine getirmedikleri sorumluluklara dikkat çekti.

Deveci, Yasin Hayal’in McDonald’s bombalaması nedeniyle tutuklu bulunduğu cezaevinden tahliye edildikten sonra Trabzon Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürü Yahya Öztürk ile makamında görüştüğünü, burada tanındığını belirtti.

Dinç’in Yasin Hayal’in Hrant Dink’i öldürme planı hakkında somut bilgiye sahip olmasına rağmen örgüte cinayet öncesi operasyon düzenlenmesine dair organizasyon yapmayarak cinayetin işlenmesini olası hale getirdiğini söyleyen Deveci şöyle devam etti:

“Engin Dinç, cinayeti tasarlayan örgüte operasyon yapılması sürecini organize etmemiştir. Dink’in öldürüleceği bilgisine sahip olmasına rağmen yasaların kendisine yüklediği sorumluluğu yerine getirmemiş, örgüte kasıtlı olarak operasyon yapmamıştır, bu eylemsizliği ile 83. maddedeki suçu işlemiştir.”

Mahkeme başkanı Akın Gürlek, Ahmet Faruk Aydoğdu’nun tanıklarının gelecek duruşmada dinlenmesine, gelecek duruşmada karar verileceği ihtarıyla sanıkların son sözlerinin sorulmasına karar verdi. Karar duruşması 5 Mart saat 10.00’da yapılacak.

14 yıldır süren dava

Hrant Dink’in 19 Ocak 2007’te İstanbul Halaskârgazi Caddesi’ndeki Agos binası önünde öldürülmesine ilişkin ilk dava, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açıldı.

2 Temmuz 2007’de ilk duruşması görülen, 20 sivilin sanık olduğu davada Ogün Samast’ın dosyası 18 yaşından küçük olduğu gerekçesiyle ayrıldı.

19 kişi hakkındaki karar 17 Ocak 2012’de verildi. Altı kişi hakkında hapis cezaları verilirken cinayetin örgüt kapsamında işlenmediği tespitinde bulunularak diğer sanıklar beraat ve tahliye aldı.

İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Ogün Samast hakkında 22 yıl 10 ay hapis cezası verildi, Yargıtay cezayı 21 Nisan 2012’de onayladı.

Mayıs 2012’de Yargıtay’ın 19 sanıklı dosyadaki kararı bozması üzerine yargılama 17 Eylül 2013’te tekrar başladı.

Yeniden başlayan yargılama sürerken, kamu görevlilerine ilişkin de soruşturmalar ve iddianameler hazırlandı. Sonuçta kamu görevlileri ile ilgili davalar sivillerin yargılandığı dava ile birleştirilerek yargılamaya devam edildi. Bu yargılama sürerken ilk yargılamadan dokuz kişinin dosyası zamanaşımına girme ihtimali nedeniyle ayrıldı. 17 Temmuz 2019’da karara bağlanan bu ayrılan dosyada ise Yasin Hayal, Erhan Tuncel, Ogün Samast’ın da aralarında olduğu yedi kişi hakkında hapis cezaları verilirken iki kişi beraat ettirildi.

78 sanıkla devam eden kamu görevlilerinin yargılandığı davada savcı Muhammed İkbal Anar, 14 Aralık 2020’de mütalaasını açıkladı. Savcı Anar, aralarında Fethullah Gülen’in de olduğu haklarında yakalama kararı olan 13 sanık hakkındaki dosyanın ayrılmasını, bir sanığın hayatını kaybettiği için davanın düşürülmesini, 11 kişinin beraatını talep ederken 53 isim hakkında ise hapis cezaları istedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus