TTB, “Aile Hekimliği Pandemi Anketi Şubat 2021” sonuçlarını açıkladı – Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı: “Bilimsel ölçütlerin tamamen saf dışı bırakıldığını görüyoruz, sağlığın ve yaşamın göz ardı edildiği günlerdeyiz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

“Aile Hekimliği Pandemi Anketi Şubat 2021” sonuçları bugün (26 Şubat) açıklandı. Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve TTB Aile Hekimliği Kolu’nun hazırladığı raporun basın toplantısına TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Kazım Doğan Eroğulları ve TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut, TTB Aile Hekimliği Kolu Başkanı Dr. Emrah Kırımlı, Kol Sekreteri Dr. Sibel Uyan ve kol üyesi aile hekimleri katıldı. 65 ilden 765 aile hekiminden alınan verilere göre hazırlanan raporun sonuçlarını ise Dr. Emrah Kırımlı paylaştı. 

Anket ve raporu sunmak üzere konuşan Dr. Emrah Kırımlı, ”Altıncı anketimizi açıklıyoruz. Ocak ayından itibaren Sağlık Bakanlığı ile uyumlu gidiyoruz. Artık gerçek vaka sayılarını biliyoruz. Anketin yapıldığı son üç gününde 65 yaş üstünün aşılaması başladı ve yoğun bir döneme girdik. Aşılamaların çoğu aile hekimliklerinde yapıldı” dedi.   

Aile hekimlerinden alınan verilere göre:

  • Aile hekimi başına düşen koronavirüs hasta sayısı ortalaması 2,93’e, izlemde olan hasta sayısı ortalaması 6,06’ya düştü. Fakat bu, sonbahardaki deneyimlerinden de hareketle tedbirlerin esnetilebileceği bir düşüş anlamına gelmemeli.
  • Aile hekimlerinin yüzde 59’u vakaları ve temaslıları izlem sayısının düştüğünü söylerken, yüzde 30’u artış bildirdi.
  • Ocak ayında 1/3’ten 1/1’e düşen vaka sayısı/temaslı hasta sayısı oranı 1/1 oranını sürdürdü. Bu, filyasyon çalışmalarında yaşanan sorunların sürmesi anlamına geldi.
  • Aile hekimleri aşılama sırasında karşılaştıkları bazı sorunları şöyle sıraladı: Aşı tedarikinin çok plansız olması ve bazı hastaların ikinci doz aşı için gelip geri dönmek zorunda kalması, aşı randevu sisteminin çok sorunlu olması ve bazen aynı saat içinde 10 randevu dahi verilebilmesi, bazı hastaların nasıl randevu alacağını bilememesi, randevu alma odalarına da ihtiyaç duyulması, aile sağlığı merkezlerinde riskin artması, aile hekimlerinin iş yükünün artması fakat ek ödemelerini alamaması, basında yeterli açıklama ve bilgilendirme yapılmaması.
  • Aralık ve ocak ayında aile sağlığı merkezlerinde koronavirüs hastalığı geçiren sağlık çalışanı oranı yüzde 68 iken bu oran şubat ayında yüzde 75’e yükseldi.
  • Aile hekimlerinin çoğunluğu cerrahi maske, N95/FFP maske, eldiven, siperlik ve yüzey temizleyici gibi koruyucu ekipman destekleri için “yetersiz” veya “çok yetersiz” yanıtını verdi.
  • Aile hekimlerinin yüzde 91’i aşı olduğunu bildirdi. Aşı olmayanların büyük çoğunluğu da daha önce koronavirüs hastalığı geçirdiğini ve antikor ürettiğini ifade etti.
  • Aile hekimlerinin yüzde 80’i, nüfuslarının yüzde 60’tan fazlasının aşı olmak istediğini aktardı.

Daha sonra söz alan Dr. Kazım Doğan Eroğulları, “Her ne kadar biz ödevlerimizi tam yapmaya çalışsak da maalesef Sağlık Bakanlığımız kendi üzerine düşen ödevler noktasında başarılı ve istekli değil. Pandeminin bu günlerde birinci yılını dolduracağız. Sağlık çalışanları ve sağlık emekçileri her ne kadar canla, başla bir yıldır mücadele ediyor. Fakat aynı mücadele ciddiyetini ve aynı önemi maalesef kamuoyu idaresinde ve iktidarda göremiyoruz” diye konuştu.

Dr. Sibel Uyan, çözüm önerilerinin Sağlık Bakanlığı tarafından dikkatle ele alınması gerektiğini söyledi. Uyan, “Normale dönmek için henüz çok erken. İdari değil, bilimsel kararlar ile bazı açılmaların olması gerekiyor. Biz tekrarlıyoruz, sağlık örgütlerinin de normalleşmeye giden adımlara dahil edilmesi ve  gerekli değerlendirmeyi yapması gerektiği inancındayız” dedi.

TTB 2. Başkanı Prof. Dr. Ali İhsan Ökten yeni vaka sayısının kısa sürede yüzde 50’lik artışla 6 bin 500’den 9 bin 500’e yükseldiğini ve test sayısının da düştüğünü belirtti.  

Yerel açılma tartışılırken, parti kongresi, cenaze gibi tedbirlerin göz ardı edildiği etkinliklerin yapıldığını, yerel karar mekanizmalarında sağlık emek-meslek örgütleri temsilcilerinin yer almadığını belirten Prof. Dr. Korur Fincancı da şu değerlendirmeyi yaptı: “Biz biliyoruz ki yerel açılma kararlarında meslek örgütleri dikkate alınmıyor, karar mekanizmaları tarafından. Dolayısıyla da yerelde nasıl kararlar alınacağı bir soru işareti olarak duruyor. Bugünlerde bilimsel ölçütlerin tamamen saf dışı bırakıldığını görüyoruz. Sağlığın göz ardı edildiği, yaşamın göz ardı edildiği günlerdeyiz.”

Raporun tamamına ulaşmak için tıklayın.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus