Myanmar’da darbe karşıtı gösterilerde şimdiye kadar 50’den fazla kişi öldürüldü: “Biz terörist değiliz, demokrasimizi geri almaya çalışıyoruz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Myanmar’da darbe karşıtı gösteriler sırasında çarşamba (3 Mart) günü 38’i aşkın sivil öldürüldü. 1 Şubat’ta askerin yönetime el koymasıyla başlayan protestolarda şimdiye kadar 50’den fazla kişinin öldürüldüğü bildirildi. Ayrıca, devrik lider Aung San Suu Çii ve Cumhurbaşkanı Win Myint de dahil olmak üzere bin 300 kişinin gözaltına alındığı açıklandı. 

Myanmar’da 1 Şubat’ta yapılan askeri darbeden sonra her gün, darbe yapan askeri cuntaya karşı protestolardan düzenleniyor. Polis kuvvetlerinin ve ordunun, protestocuları bastırmak için gerçek mermi kullandığı biliniyordu. Polisin ve askerin, 3 Mart Çarşamba günü birden fazla kasabada ve şehirde darbe karşıtı protestoculara ateş açmasının ardından 38’i aşkın kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Birleşmiş Milletler (BM), Myanmar polisinin ve ordusunun 1 Şubat’tan bu yana düzenlenen protestoları bastırmak için orantısız şiddet uyguladığı ve 50’den fazla kişinin öldürüldüğünü duyurdu.

BM’nin Myanmar elçisi Christine Schraner Burgener, “1 Şubat’tan bu yana darbenin en kanlı günü bugündü. 38 kişi hayatını kaybetti. Darbe karşıtı protestoların başladığı günden bugüne kadar 50’den fazla kişi hayatını kaybetti ve birçok insan yaralandı” dedi.  

Myanmar’ın başkenti Yangon’da yaşayan insan hakları aktivisti Thinzar Shunlei Yi, ordunun protestoculara karşı kullandığı orantısız gücü “günlük bir katliam” olarak nitelendirdi.

Myanmar yerel basınının haberine göre, 3 Mart’taki darbe karşıtı protestolarda öldürülenler arasında 19 yaşında bir kadın ve 14 yaşında bir çocuk da var.

The Guardian’a konuşan göstericiler, altı kişinin öldürüldüğü ve 30 kişinin yaralandığı Monywa şehrinde ve birçok bölgede güvenlik güçlerinin orantısız şiddet uyguladığını söyledi. Güvenlik güçlerinin protestoculara otomatik silahla ateş etmelerinin ardından, Yangon kentinde de sekiz kişi öldü.

Kuzey Okkalapa ilçesinden bir protestocu ise polis kuvvetlerinin ateşi hiç kesmediğini buna rağmen protestolara devam edeceklerini belirterek, “Artık dayanamıyorum. Ölsem de bir şey olmaz” dedi. 

“Biz terörist değiliz, demokrasimizi geri almaya çalışıyoruz”

Myanmarlı genç protestocu, kadınların cezaevlerinde cinsel tacize uğradıklarını bu nedenle genç kadınları taşıyan cezaevi nakil araçlarının geçmemesi için yolları kapattıklarını da söyledi. Polis kuvvetlerinin ilk önce göz yaşartıcı gaz kullandığını daha sonra askerlerin gerçek mermilerle ateş ettiklerini anlatan protestocu, “Ne hissettiğimi tarif edecek hiçbir sözüm yok. Yolda ölen çok insan vardı. Biz terörist değiliz, siviliz, demokrasimizi geri almaya çalışıyoruz. Barışçıl bir şekilde protesto ediyoruz ama onlar bizi terörize ediyor” dedi. 

Darbenin başarılı olup olmayacağı konusunda bir fikirleri olmadığını söyleyen protestocular Güneydoğu Asya ülkelerinin veya Çin’in Myanmar halkına destek olacaklarını düşünmediklerini ancak BM ve Amerika Birleşik Devletleri’nin yardım etmesini umduklarını söyledi. Myanmarlı protestocu, “Umarım BM Barış Gücü ülkeme gelir ve generalleri tutuklayıp Uluslararası Adalet Divanı’na götürür” dedi. 

Çin Merkez Televizyonu’na bağlı CCTV’de, polisin bir ambulansı durdurduğunu ve üç sağlık görevlisini gözaltına aldığını görüntüler yayınlandı.

Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği üye ülkelerinin dışişleri bakanları, salı (2 Mart) günü bir araya gelmiş ancak görüşme sonrası Myanmar’daki askeri darbeye karşı herhangi bir adım atılmamıştı. Görüşme sonrası yapılan açıklamada sadece dört üye ülke Endonezya, Malezya, Filipinler ve Singapur, Aung San Suu Çii ve diğer tutukluların serbest bırakılması çağrısı yapmıştı.

Myanmar’da askeri gücün sivil halka orantısız güç kullanması ve 50’den fazla kişinin öldürülmesinin ardından İngiltere de BM Güvenlik Konseyi’nden toplantı talep etti. BM Güvenlik Konseyi’nin 5 Mart Cuma günü konuyla ilgili kapalı bir oturum yapması bekleniyor. Ancak daha önce Çin ve Rusya’nın Myanmar ordusuna yaptırım veya tedbir kararlarını engellediği göz önüne alındığında konseyden ortak bir önlem kararı çıkması beklenmiyor. 

Kaynak: The Guardian

Derleyen: Zelal Direkçi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus