8 Mart Dünya Kadınlar Günü verileri: Mart 2020’den bu yana 277 kadın katledildi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

*Bu haberdeki veriler Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ndan alınmıştır 

Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Kadınlar 5 Mart’tan bu yana eşitlik ve “erkek şiddetine dur” demek için sokaklardayken LGBTİ+’lar bir eylemde polis şiddetiyle karşı karşıya kaldı. Kadın Cinayetleri Platformu’nun 5 Mart tarihinde yaptığı eyleme LGBTİ+’ların bayrakları alınmadı ve bir gün sonra da Kadıköy’de gerçekleşen eylemde trans aktivistler gözaltına alındı. Medyascope olarak Mart 2020’den Mart 2021 tarihine kadar kaç kadının erkekler tarafından katledildiğini derledik. 

Mart 2020’den, Mart 2021’e kadar 277 kadın erkekler tarafından katledildi 

Bir yıl içerisinde en az 277 kadın erkekler tarafından katledildi. Mart 2020’de 29 kadın, Nisan 2020’de 20 kadın, Mayıs 2020’de 21 kadın, Haziran 2020’de 27 kadın, Temmuz 2020’de 36 kadın, Ağustos 2020’de 27 kadın, Eylül 2020’de 16 kadın, Ekim 2020’de 21 kadın, Kasım 2020’de 29 kadın, Aralık 2020’de 23 kadın erkekler tarafından katledildi. 2020’nin son günlerinde ise bir gün içerisinde üç kadın cinayeti işlendi. Aylin Sözer, Kemal Ayyıldız isimli erkek tarafından, Selda Taş evli olduğu Mehmet Taş tarafından, Vesile Sönmez ise oğlu Uğur Dönmez tarafından katledildi. 2021’nin Ocak ayında 23 kadın, Şubat ayında ise 28 kadın erkekler tarafından katledildi.

Kadınlar en güvende olması gereken yerlerde, evlerinde güvende değiller 

Koronavirüs salgınıyla birlikte kadınların artan ev içi şiddete karşı mücadelesi de arttı. 2020 yılında öldürülen 300 kadından 181’i evlerinde öldürüldü. Salgın nedeniyle evlere kapanmayla birlikte bu şiddetin artacağını belirtten Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim ile konuştuğumuzda, “Kadınlar, virüsten korunmaya çalışırken erkek şiddetinin pençesinde yalnızlaştırılmamalı” demişti. 

Mart 2020’de öldürülen 29 kadından 18’i, Nisan 2020’de öldürülen 20 kadından 16’sı, Mayıs 2020’de öldürülen 21 kadından 10’u, Haziran 2020’de öldürülen 27 kadından 14’ü, Temmuz 2020’de öldürülen 36 kadından 18’i, Ağustos 2020’de öldürülen 27 kadından 15’i, Eylül 2020’de öldürülen 16 kadından dokuzu, Ekim 2020’de öldürülen 21 kadından 12’si, Kasım 2020’de öldürülen 29 kadından 20’si, Aralık 2020’de öldürülen 23 kadından 17’si evlerinde katledildi. 2021 yılına girdiğimizde de bu istatistik değişmedi. Ocak 2021’de katledilen 23 kadının yedisi, Şubat 2021’de ise öldürülen 28 kadından 16’sı evinde katledildi. 

İstatistik değil, insan 

Kadın cinayetlerinin istatistiklerde, yaş aralıklarına gömüldüğü bir ülkede yaşıyoruz. Katledilen her bir kadının birer istatistikten ibaret olmadığını, hepsinin hayalleri olduğunu unutmamak için Medyascope olarak kadınların hikâyelerini anlatmaya, hayatlarına ortak olmaya devam edeceğiz.

İstanbul Sözleşmesi kadınları nasıl korur? 

Avrupa Konseyi’ne üye tüm devletleri bağlayan sözleşmeyi imzalayan ilk ülke Türkiye. 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açılan “Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi”, 1 Ağustos 2014’te yürürlüğe girdi. İmzalandığı ilk günden beri siyasetin gündeminde olan bu sözleşme kadınları nasıl koruyor?

Kadınlar için büyük bir kazanım olan bu sözleşmenin önemi, birinci maddede açıkça belirtiliyor:

  • Kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak,
  • Kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak ve kadınları güçlendirmek de dahil olmak üzere, kadınlarla erkekler arasında önemli ölçüde eşitliği yaygınlaştırmak,
  • Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin tüm mağdurlarının korunması ve bunlara yardım edilmesi için kapsamlı bir çerçeve, politika ve tedbirler tasarlamak,
  • Kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti ortadan kaldırma amacıyla uluslararası işbirliğini yaygınlaştırmak, 
  • Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin ortadan kaldırılması için bütüncül bir yaklaşımın benimsenmesi maksadıyla kuruluşların ve kolluk kuvvetleri birimlerinin birbiriyle etkili bir biçimde işbirliği yapmalarına destek ve yardım sağlamak.

Sözleşme kapsamındaki suçlar ise şöyle sıralanıyor:

  • Ev içi şiddet (fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik)
  • Taciz amaçlı takip,
  • Tecavüz dahil, cinsel şiddet;
  • Cinsel taciz,
  • Zorla evlendirme,
  • Kadınların sünnet edilmesi,
  • Kürtaja zorlama ve kısırlaştırmaya zorlama

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus