TTB’den “Koronavirüs salgınında birinci yıl” değerlendirmesi – TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı: “Veriler şeffaf olmadığında bir sonuca ulaşabilme şansımız olmadığını biliyoruz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının tespit edilmesinin üzerinden tam bir yıl geçerken Türk Tabipler Birliği (TTB), bugün (11 Mart) “Covid-19 Pandemisi 1. Yıl Değerlendirmesi’’ başlığı ile çevrimiçi bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıya, TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı, eski TTB Başkanı Sinan Adıyaman, TTB Genel Sekreteri Vedat Bulut ve Prof. Dr. Esin Şenol katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Türk Tabipler Birliği (TTB) Başkanı Şebnem Korur Fincancı, “Salgın ile geçen bir yılı bitiriyoruz. Sizinle bu yıl içinde olanları ve gelecekte neler olacağını paylaşacağız” dedi.

Türk Tabipler Birliği Genel Sekreteri Vedat Bulut ise hem TTB’nin hem de Sağlık Bakanlığı’nın salgınla geçen bir yıl içerisinde neler yaptığını konu alan “Zaman Tüneli’’ isimli sunumun özetini paylaştı.

Bulut, salgında birinci yılı geride kalırken 192 ülkede, 117 milyon 764 bin 619 kişinin virüse yakalandığını, 2 milyon 613 bin 743 kişinin de virüs nedeniyle yaşamını yitirdiğini aktardı.

‘’COVİD-19  Zaman Tüneli”

Bulut, sözlerine şöyle devam etti, “Türkiye’de ‘ilk olgu’’ 11 Mart’ta bildirilmiş oldu. Ve Cumhurbaşkanı, ‘Hiçbir virüs bizim tedbirlerimizden güçlü değildir’ dedi.”

 “380 bin sağlık çalışanı yaşamını yitirdi”

Gerekli önlemler alınamadığı için 16 Mart 2020 tarihinde okulların kapatıldığını söyleyen Bulut, “Uzaktan eğitim süreciyle birlikte eğitim alanındaki eşitsizlik ve krizlere de bu şekilde şahit olduk. Geç kalınmış ve yetersiz önlemler ile haziran ayında toplam vaka sayısında 180 bini gördük” diye konuştu.“Türkiye’de koronavirüs nedeniyle ilk kaybettiğimiz doktor Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu”

Bulut, salgınla geçen bir yıl içerisinde dünya genelinde 380 bin sağlık çalışanının gerekli önlemler alınmadığı için hayatını kaybettiğini ifade ederek şöyle devam etti:

“Sağlık çalışanlarının Risk Değerlendirme anketini 20 Mart tarihinde yayınladık. Bunun üzerine balkonlarda sağlık çalışanlarını alkışladılar, haklarını ödeyemeyiz dediler ve zaten ödemediler”

22 Mart tarihinde kısmi olarak kapanma dönemine girildiğini ve ilk olarak 65 yaş üzeri yurttaşlara sokağa çıkma yasağının getirildiğini belirten Bulut, şunları söyledi:

“Biz TTB olarak Sağlık Bakanlığı’na ‘Tanısı doğrulanmış olguların ikamet ettikleri il ve ilçelere göre yaş ve cinsiyete göre dağılımları nasıldır?’ diye bir soru yönelttik. Fakat hiçbir zaman yaş gruplarına göre bir dağılım yayınlanmadı. Sağlık çalışanlarının malzeme eksikliği hala giderilmemişti. 24 Mart’a geldiğimizde Sağlık Bakanlığı hala dökümantasyonlar yayınlamaya devam ediyordu. Bütün uyarılara rağmen 1 Nisan tarihinde Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu’nu kaybettik.”


“Yaşa göre sokağa çıkma yasakları ve işçiler”

3 Nisan’da 20 yaş altı yurttaşlara sokağa çıkma yasağı getirildiğini belirten Bulut, “İşçi olan 20 yaş altı sokağa çıkabiliyordu. Yani işçi olanların sağlığı önemli değildi ama çalışmayan 20 yaş altındaki yurttaşların sağlıkları için sokağa çıkması yasaklandı” diye konuştu.

Bulut, 10 Nisan günü ilan edilen sokağa çıkma yasağının gece saat 23:00’da duyurulduğunu hatırlatarak, “Gece 00:00’dan sonra evinde kalacak insanlarımızın panikle fırınlara, marketlere yığılmasıyla süreç başladı. Bu hastalıkta önemli bir hataydı. Sağlık Bakanlığı istifa ettiyse bile istifası kabul edilmedi” dedi.

Hastalık açısından bir diğer kritik noktanın da “4 Aşamalı Normalleşme Takvimi’nin” 4 Mayıs’ta açıklanması olduğuna dikkat çeken Bulut, “1 Haziran’da normalleşme kararı alındığını ve günlük vakaların binin üzerinde olduğunu öğrendik. Bu rakamların da sonradan gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı” dedi.

26 Kasım’da, Çin’den 11 Aralık tarihinde 50 milyon aşı geleceğinin duyurulması hakkında da konuşan Bulut, “Ancak bu aşı 31 Aralık’a kadar getirilemedi. 31 Aralık’ta gelen aşı 11 Ocak’tan itibaren yurttaşlara uygulanmaya başlandı. Türkiye’de şu anda aşı çalışmaları devam ediyor” diye konuştu. Bulut, son olarak 27 Şubat tarihinde alınan “aşamalı normalleşme” kararıyla beraber vakaların tekrar artmaya başladığını söyledi.


“Süreç şeffaf yürütülemedi”

Raporun ardından söz alan TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, koronavirüs salgının etkisini değerlendirebilmek için olguların saptanması ve tedavisinin yapılması, virüsün daha fazla yayılmasını önlemek için de yaşam kalitesine ilişkin veriler ve göstergelerin şeffaf bir şekilde yayınlanması gerektiğini söyledi ve sürecin şeffaf yürütülemediğini vurguladı.

Sağlık çalışanları ve hekimlerin yüzde 91 oranla sorunlara çözüm üretilebileceğini düşündüğünü ifade eden Financı, “Öncelikle sağlık sisteminde düzenleme yapılması gerektiğini söylüyorlar. Bizim temel önerimiz veri şeffaflığı. Veriler şeffaf olmadığında bir sonuca ulaşabileceğine inanmıyoruz” diye konuştu.

Prof. Dr. Esin Şenol ise yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bütün bir yıl içinde yapılan toplantı ve basın açıklamalarına baktığımızda, ‘Sanki bir bilim kurgu filminin karesine düşmüşüz ve çok bol miktarda laf ve gaf var’ dediğimiz bir süreç geçirmişiz. Aşılamanın bugün geldiği nokta, aşıların doğru yapılabilmesi koşuluyla sağlıkta büyük bir yol alabileceğimizi gösteriyor bize. Aşı önümüzde önemli bir umut olarak duruyor. Aşı ile toplum arasında önemli bir strateji var. Bu stratejinin doğru kurgulanabilmesi, önümüzdeki kritik dönem için en önemli silahımız.”

TTB “COVID-19 Pandemisi Zaman Tüneli” sunumu için tıklayın.

TTB “COVID-19 Pandemisi 1. Yıl Değerlendirmesi” sunumu için tıklayın.

Yayının tamamı için tıklayın.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus