Prof. Dr. Levent Köker ile Hukuk ve Demokrasi (19): “Türkiye’nin temel hak ve özgürlüklerle ilgili uluslararası sözleşmeler konusunda ciddi sorunları bulunuyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Bir yanda andımız tartışması, diğer yanda Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesi, HDP’ye kapatma davası açılması ve nihayet İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı. Son üçü doğrudan temel hak ve özgürlüklerle ilgili uluslararası sözleşmelerin ihlalleri bağlamında yer alan bu hadiseler, Türkiye’nin bu sözleşmelerle ilgili ciddi sorunlarının bulunduğunu gösteriyor. Bunlardan en belirgin olanı, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay tarafından yapılan açıklamadaki ifade. Buna göre Türkiye’nin kadınların hak ve özgürlüklerini korumak için başkalarından öğreneceği veya taklit etmesini gerektirecek hiçbir şey yok, gereken her şey “özümüzde”, “geleneklerimizde” mevcut. Benzer bir akıl yürütmeyi örneğin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) bağlamında da yapabiliriz. Galiba yapıyoruz da. HDP hakkında açılan kapatma davası iddianamesinde, Türkiye’de alışkanlık olduğu üzere, AİHS’nin sınırlayıcı hükümlerine ve mahkeme içtihadına atıf yapılıyor ama HDP’nin iddianameye göre devamı olduğu ileri sürülen önceki partilerin kapatılmalarının AİHS’ye aykırı olduğu yönündeki kararlara hiç değinilmiyor; belli ki o kararlar problemli! Temel sorun, sanırım, andımız tartışmasında ortaya konulduğu gibi, andımızdaki “biz”in kim olduğu sorusunun açık uçlu kalmaya devam etmesi ile ilgili. Sorun çözülmüş olsaydı, andımız tartışması diye bir tartışma da olmazdı ve öyle görünüyor ki bu kimlik sorunu çözülmeden insan hakları ile ilgili sorunlarımızın da çözüleceği yok.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus