Küresel kömür kullanımında rekor düşüş: Türkiye’de kömürden elektrik üretimi iki yıldır azalıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Enerji sektöründe faaliyet gösteren Londra merkezli düşünce kuruluşu EMBER, küresel ölçekli bir araştırma yaptı. Küresel Elektrik İncelemesi Raporu (Global Electricity Review) verilerine göre, 2020 yılında elektrik üretiminde kömürün payı rekor düşüş yaşadı. Raporda, düşüşün nedeni koronavirüs salgınının dünya genelindeki elektrik talebine olan artışı duraklatması ve rüzgâr ile güneş enerjisinin dirençli büyüme göstererek kömürün yerini alması şeklinde açıklandı.

Koronavirüs salgını 2020’de dünyayı durma noktasına getirdi ve dünya genelindeki elektrik talebine olan artışı duraklattı. 2009’dan bu yana ilk kez gerçekleşen talepteki küçük ölçekli düşüş (- yüzde 0,1), finansal krizin etkisinden daha sınırlı şekilde gerçekleşti.

Rapora göre, rüzgâr ve güneş enerjisi salgına rağmen 2020’de yüzde 15 (+314 terawattsaat) artarak dirençli bir büyüme gösterdi. Bu artış, İngiltere’nin bütün yıl ürettiği elektrik miktarından daha fazla. Günümüzde küresel ölçekte üretilen elektriğin yaklaşık onda biri güneş ve rüzgârdan üretiliyor bu durum aralarında Hindistan (yüzde 9), Çin (yüzde 9,5), Japonya (yüzde 10), Brezilya (yüzde 11), ABD (yüzde 12) ve Türkiye’nin (yüzde 12) yer aldığı G20 ülkelerinde de kendini gösteriyor. Rüzgâr ve güneş enerjisinin payı Almanya’da yüzde 33’e ve İngiltere’de yüzde 29’a ulaştı.

2020’de kömür kullanımında rekor düşüş

Araştırma, 2020’de yeni rüzgâr türbinleri ve solar paneller tarafından üretilen elektriğin (+315 terawattsaat) küresel ölçekte kömürden üretilen elektrikte (-346 terawattsaat) rekor bir düşüşe neden olduğunu ortaya koydu. Ancak raporda bunun küresel salgın dolayısıyla dünya genelinde elektrik talebindeki artışın duraklaması nedeniyle yaşandığına dikkat çekildi. 2015’ten bugüne artan elektrik talebi, temiz elektrik üretimindeki büyümeyi geride bırakarak fosil yakıtlarda ve emisyonlarda artışa yol açtı.

EMBER’in küresel lideri Dave Jones, “Elektrik talebindeki artış eğiliminin yeniden hayata geçmesi durumunda, elektrik üretiminde kömürün payının düşmesini sağlamak için dünyanın daha fazla rüzgâr ve güneş enerjisine ihtiyacı olacak. 2021’de Çin, Hindistan ve ABD’de kömür kullanımının şimdiden artmasıyla birlikte, büyük ölçekli bir dönüşümün henüz gerçekleşmediği açıkça görülüyor” dedi.

Uluslararası Enerji Ajansı tarafından oluşturulan modeller, dünyanın 2050 yılına kadar net sıfır emisyon salma hedefi kapsamında kömürden elektrik üretiminin her yıl yüzde 14 düşmesi gerektiğini açığa çıkardı. Elektrik talebindeki artış yeniden hayata geçtiği durumda kömürdeki düşüşün devamlılığı rüzgâr ve güneş enerjisinde önemli ölçüde hızlanmayı gerektiriyor.

Raporda, Türkiye ile ilgili de önemli bulgular var:

  • Kömürden elektrik üretimi art arda iki yıl düşüş gösterdi. Ancak bu 7 terawattsaat azalmanın esas nedeni elektrik talebindeki büyümenin son iki yılda geçici bir duraklama dönemine girmiş olması. Talep 2020 yılında yalnızca yüzde 0,6 oranında arttı. 2020 yılında doğalgazdan elektrik üretiminde yaşanan artış da kömürün üretiminin daha geri planda kalmasına neden oldu.
  • Rüzgâr ve güneş enerjisi, 2020 yılında Türkiye’deki üretimin yüzde 12’sini oluşturdu. Bu oran, dünya ortalaması olan yüzde 9,4’ün bir miktar üzerinde olmasının yanında ABD’de gerçekleşen orandan bile yüksek. Dünyada rüzgâr ve güneş enerjisinin üretim payı son beş yılda iki katına çıkmışken Türkiye, yaklaşık yüzde 4’ten yüzde12’e yükselerek etkileyici bir biçimde üç kat artış elde etmeyi başardı.
  • Türkiye, 2015 yılından bu yana elektrik üretiminde kömürün payının arttığı yalnızca üç G20 ülkesinden biri. Doğalgazın yerini ondan daha kirli bir yakıt alıyor. Dünya genelinde kömürden elektrik üretiminde 2015 yılında yüzde 38’lik bir oran elde edilmişken 2020 yılına gelindiğinde bu oran yüzde 34’e düştü. Öte yandan Türkiye’de kömürün payı yüzde 29’dan yüzde 34’e yükseldi. Kömürden elektrik üretiminin 2015 yılından 2020 yılına yüzde 39 oranında artmasıyla birlikte Türkiye, G20 ülkeleri arasında en büyük artış gösteren ikinci ülke oldu.

Raporun yazarlarından kıdemli Enerji Analisti Sarah Brown, kömürden elektrik üretimi üst üste iki yıl boyunca bir miktar düşüş göstermiş olsa da Türkiye’nin kömür riskinin son bulmadığını belirtti ve “Rüzgâr ve güneş enerjisi üretimindeki artış umut vaat ediyor fakat bu artış yalnızca elektrik talebindeki sınırlı artışı karşılamaya yetecek düzeyde oldu. Türkiye’yi önümüzdeki 10 yıllık süre içinde özellikle elektrik talebi arttıkça kömürden üretimi düşürmek gibi önemli bir görev beklemektedir” diye konuştu.

“Dünya kömürden uzaklaşırken Çin yalnız kalıyor”

Rapora göre Çin, salgının gerçekleştiği yıl kömürden elektrik üretiminde önemli artış gösteren tek G20 ülkesi. Kömür üretiminde Çin’i izleyen en büyük dört ülke olan Hindistan (- yüzde 5), Amerika Birleşik Devletleri (- yüzde 20), Japonya (- yüzde 1) ve Güney Kore’de (- yüzde 13) 2020 yılında kömürün payında düşüş yaşandı. Çin, dünyadaki kömürden elektrik üretiminin yüzde 53’ünden sorumlu.

EMBER’in kıdemli analisti Dr. Muyi Yang, bazı ilerlemelere rağmen Çin’in halen kömür üretimindeki artışı sınırlandırmakta zorlandığını belirterek şunları söyledi: “Hızla artan elektrik talebi kömür kullanımını ve emisyonları artırıyor. Talep artışının daha sürdürülebilir şekilde gerçekleşmesi, Çin’deki kömür santrallerinin özellikle de en verimsiz santralleri aşamalı olarak kapatmasını sağlamanın yanı sıra, ülkenin iklim hedeflerine ulaşması adına birçok fırsat sunuyor.”

“Emisyonlar halen azalmıyor”

2015 yılından bu yana artan elektrik talebi temiz elektrik üretiminde yaşanan büyümeyi geride bırakarak fosil yakıt kullanımında artışa sebep oldu. Bunun sonucunda küresel ölçekte enerji sektörünün emisyonları 2020 yılında, Paris İklim Anlaşması‘nın imzalandığı 2015’e kıyasla daha yüksekti. 2015’ten bu yana elektrik talebi yüzde 11 (+2536 terawattsaat) arttı ancak bu durum temiz elektrik üretimindeki artışı (+2107 terawattsaat) geride bıraktı. Sonuç olarak, doğalgazdan üretilen elektrik yüzde 11 (+562 terawattsaat) artış gösterdi ve kömür üretimindeki düşüş yüzde 0.8 (-71 terawattsaat) ile sınırlı kaldı. EMBER’in küresel lideri Dave Jones, küresel ısınmayı 1,5 dereceyle sınırlandırmak ve ısınmanın tehlikeli seviyeye ulaşmasını önlemek için kömürden elektrik üretiminin 2030 yılına kadar yüzde 80 azaltılması gerektiğini vurguladı: “Kömürü ikame edecek ve küresel ekonominin gücünü elektrikten almasına yetecek miktarda temiz elektrik üretmemiz gerekiyor. Dünya liderleri henüz bu dönüşümün ne ölçekte gerçekleşmesi gerektiğinin farkına varmadılar.”

Raporda yer alan grafikler şöyle:

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus