Türkiye genelinde koronavirüs vakaları artıyor -TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı: “Aşıların varyantlara karşı koruyuculukla ilgili sınırlılıkları var”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından illere göre 100 bin nüfusa karşılık gelen haftalık vaka sayılarını harita üzerinde paylaşmaya devam ediyor. Karadeniz Bölgesi’nde İngiliz varyantı görülme oranının yüzde 70’lerden yüzde 90’lara yükseldiğini belirten Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, “Varyantların hangi yaygınlıkta olduğu ve bunlara karşı nasıl önlemler alındığına dair bilgilerin kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor” dedi.

Türkiye’nin en kalabalık üç şehri olan İstanbul, Ankara ve İzmir’de vaka sayıları geçen haftaya oranla hızla yükseldi. 13-19 Mart haftasında İstanbul’da koronavirüs vaka sayısı her 100 bin kişide 251,12, Ankara’da 107,99, İzmir ise 111,41 oldu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca önceki açıklamasında, “Normale dönmek elimizde. Bu ancak tedbirle mümkün. Virüsü yok sayamayız. Onun normal hayatımızı elimizden almasına da izin vermemeliyiz. Bunu tedbirlere uyarak başarabiliriz” demişti.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ile vaka sayılarındaki artışın nedenini konuştuk. Fincancı, artan vaka sayılarının nedenini kontrolsüz normalleşme ve açılma, artan mutasyon vakaları ile siyasi parti kongrelerine bağladı.

TTB Başkanı Fincancı şunları söyledi:

“Vaka sayılarındaki artışlar sadece İstanbul, Ankara ve İzmir’de değil Karadeniz ve Türkiye genelinde yaşanıyor. Burada iktidarın lebaleb kongrelerinin önemli bir payı olduğunu unutmamak lazım. En çok artışın iktidarın kongre yaptığı yerler olduğunu görüyoruz. Vaka sayılarında artışların nedenlerinden biri kontrolsüz normalleşme. Bu artışlarda özellikle kapalı ortamlarda bir araya gelişler ve toplu bulunmalar çok etkili. Yine yeterli havalandırmanın olmaması da oldukça etkili. Bunlara baktığımız zaman artışlar salgın açısından mevsimsel değil.

“Önerilerimiz dikkate alınmadı”

TTB olarak çalışma ortamlarında dönüşümlü çalışmayla kişi sayısının azaltılması ve yeterli havalandırma ortamlarının sağlanması konusunda uyarılar yaptık. Yine dönüşümlü çalışmayla toplu taşımadaki yoğunluğun azaltılması ve toplu taşıma seferlerinin artırılması önerisinde bulunduk. En başından beri öğretmenlerin de aşılanması gerektiğini, kontrolsüz normalleşme ile birlikte eşzamanlı okulların açılmasının sanki asıl bulaşma yerlerinin okullar olduğu gibi izlenim yaratacağını belirttik. Özellikle 12 yaş altı eğitimin mutlaka yüz yüze yapılması ama koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini yine okullarda dönüşümlü bir eğitim modeli ile öğrenci sayısının azaltılması, yeterli havalandırma koşullarının sağlanmış olması ve temizlik kurallarına uyulması için gerekli şartların sağlanması gerektiğini ifade ettik ancak bu önerilerimiz dikkate alınmadı.

Salgınla mücadele bir güvenlik meselesiymiş gibi algılandı

Salgının başından beri alışveriş merkezleri hiç kapatılmadı, uzun çalışma saatleriyle fabrikalar çalışmaya devam etti. Hafta sonu sokağa çıkma yasaklarıyla bu ortamlarda alınan virüslerin ev içine taşınması bulaşın artmasına neden oldu. Salgınla mücadelenin sokağa çıkma yasaklarıyla değil vatandaşların açık alanda fiziki mesafelerini koruyarak aktivitelerini yapabilecekleri koşullarının yaratılması gerektiğini belirttik ancak bu önerilerimize karşı gelindi. Salgınla mücadele bir güvenlik meselesiymiş gibi algılandı. Uygun olmayan yöntemlerle bu artışı zaten bekliyorduk. Kapalı ortamlarda buluşmaların vakaları artıracağını bekliyorduk. Örneğin, restoran ve kafeler gibi kapalı alanlarda buluşmaların sınırlı sayıda insan ve iyi havalandırma ile yapılması gerektiğini belirttik ancak buna dair düzenleme yapılmadı. İnsanlar, lebaleb kongrelerle övünülürken sınırlı koşullarda, ekonomik güçlükler içinde kendilerine karşı yapılan düzenlemeleri haklı olarak kabul etmediler. Ekonomik güçlükler içinde yaşayanların sınırlandırıldığı ancak iktidarın sınırlandırılmadığı bir ortamı doğal olarak kabul etmediler. Bu çok anlaşılır. Türkiye’de gündelik kazançla hayatını kazanmak zorunda kalanların çok ağır koşullarda yaşadığını biliyoruz.“

TTB Başkanı Fincancı, varyant virüslerin Karadeniz Bölgesi’nde görülme sıklığının arttığını da belirtti. Fincancı, koronavirüs aşılarının varyant virüslere karşı etkinliğinin az olduğunu, daha hızlı yayıldığını ve Sağlık Bakanlığı’nın varyant virüsler konusunda şeffaf olmadığını dile getirdi.

“Varyantlara dair bilgiler kamuoyuyla paylaşılmalı”

Fincancı sözlerini şöyle tamamladı:

“Varyant virüslerin Türkiye’de vaka sayılarının yaygınlaşmasında etkisi var. Hekim arkadaşlarımız sahadan bize veriler gönderiyor. Örneğin, Karadeniz Bölgesi’nde İngiliz varyantı görülme oranı yüzde 70’lerden yüzde 90’lara çıktı. Varyantlar daha hızlı yayılıyor. Aşıların bu varyantlara karşı koruyuculukla ilgili sınırlılıkları var ama Sağlık Bakanlığı buna dair bilgileri kamuoyuyla ve meslek örgütleriyle paylaşmıyor. Varyantların hangi yaygınlıkta olduğu ve bunlara karşı nasıl önlemler alındığına dair bilgilerin mutlaka kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor.”

Söyleşiyi dinlemek için:

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus