Verilerle cezaevlerinde anneleriyle birlikte büyüyen çocuklar – Dört yılda en az iki bin 466 çocuğun özgürlüğü elinden alındı: “Bir hafta boyunca bebeğimin altını poşetlerle bezledim”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye’deki cezaevlerinde 2018 yılı itibariyle 763 çocuk, çeşitli suçlardan hüküm giymiş ya da tutuklu yargılanmakta olan anneleriyle birlikte yaşıyor. Bu çocukları koruyacak, sağlıklı büyümelerini sağlayacak bir mevzuat da yok. Çocuklar, altı yaşına geldiğinde ise annesinin cezası bitmese bile cezaevinden çıkmak zorundalar. Bunun yanı sıra 2018’den itibaren kaç çocuğun anneleriyle birlikte cezaevinde olduğuna dair bir bilgi de bulunmuyor.  

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, cezaevlerinde bulunan 18 yaş altındaki çocukların ve annesiyle birlikle kalan bebeklerin sayısını öğrenmek için 4 Temmuz 2020 tarihinde Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Gül ise 12 ila 15 yaşlarında 146, 15 ila 18 yaşlarında 2 bin 764 tutuklu ve hükümlü bulunduğunu belirtti fakat 0-6 yaş arası çocuk sayısını yanıtsız bıraktı. Verileri incelediğimizde, Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Toplantıları ve Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün raporlarında da 2018 yılına kadar istatistik bulabildik. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) başvurumuz ise olumsuz yanıtlandı. 

Haberde, konuyla ilgili uzman görüşüne, 103 kişiyle yapılmış anket çalışmasına, 2015 – 2018 yılları arasındaki verilere ve cezaevinde çocuğu ile kalan bir annenin yaşadıklarına yer verilmiştir. Fotoğraflar, Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı’nın hazırladığı Umutları Ertelenen Çocuklar kitabından alınmıştır. Anne ve çocuğun isimleri güvenlik nedeniyle değiştirilmiştir.

2015’ten bu yana cezaevine mahkûm çocukların sayısı arttı 

2015 yılında toplam 506 bebek ve çocuk anneleriyle birlikte cezaevinde büyüdü. Yaşları 0 ile 12 ay arasında olan erkek bebek sayısı 47, kız bebek sayısı ise 35 idi. 2015 yılında en fazla 1 yaş grubunda bebek var. 1 yaşında toplam 128 bebek anneleriyle birlikte cezaevinde büyümeye mahkûm bırakıldı.

Dört yılda iki bin 466 çocuk cezaevine mahkûm büyüdü

2015 yılında 506 olan çocuk sayısı, 2016 yılında 529’a, 2017 yılında 668’e, 2018 yılında ise 763’e yükseldi. Bu dört yıl içinde cezaevinde büyüyen iki bin 466 çocuk, düzgün beslenemedi, yaşıtlarıyla oynayamadı.

Ömer Faruk Gergerlioğlu

Ömer Faruk Gergerlioğlu: “Çocuklar yetişkin cezaevlerinde büyüyor”

Konuyla ilgili geçen günlerde milletvekilliği düşürülen eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu ile konuştuk. Gergerlioğlu, 0-6 yaş arasında anneleriyle birlikte cezaevinde kalan çocukların yeterli besini alamadığını, özgürce büyüyemediğini anlattı:  

“Cezaevlerinde büyük bir dram yaşanıyor. İçeride anneleriyle birlikte büyümeye mahkûm edilen çocuklar, çocukluklarını yaşayamıyorlar. Cezaevlerinde çocuklu anneler istenmez. Çocuğun ağlamasından rahatsız olan diğer mahkûmlar annelere kötü davranır. Cezaevlerinde çocuklar yeterince besini alamıyor, bırakın ayrı mönü çıkarılmayı bazen süt bile yetersiz oluyor. O yaştaki çocukların oynamaya, besin almaya ihtiyacı var. Bana cezaevine oyuncak yollamayla ilgili çok mektup geliyor. Çocuklar oyuncakla oynamak yerine mandallarla oynuyor. O kadar başvuruya rağmen cezaevlerine oyuncak alımı da sınırlı.”

Gergerlioğlu: “Erkek çocuklar genelde gardiyanları taklit ediyor”

Cezaevlerindeki diğer bir sorun ise psikolojik destek konusu. Çocuklar altı yaşına geldikten sonra eğer dışarıda bir yakını yoksa anneden alınıp, sosyal hizmet kurumlarına veriliyor. Altı yaşına kadar cezaevinde kalan çocuklar, dışarıdaki dünyayı tanımamalarının yanı sıra, anneden ayrılma süreçlerinde büyük travma yaşıyor. Gergerlioğlu, hem cezaevi sürecinde hem de anneden kopma sürecinde psikolojik desteğin yeterli olmadığı belirtti:

“Bununla ilgili mektuplar aldım ve alıyorum, ne yazık ki böyle bir psikolojik destek yok. Kurumlarda en fazla dört psikolog oluyor. Altı yaşında cezaevinden ayrılan çocuklara da özel bir psikolojik destek verilmiyor. Çocukların özellikle de erkek çocukların davranış bozukluklarıyla karşılaşan anneler var. Erkek çocuklar genelde gardiyanları taklit ediyor.”

15 Aralık 2020 ve 15 Şubat 2021 tarihleri arasında yaptığımız “cezaevlerinde anneleriyle birlikte büyüyen çocuklar” anketine 103 kişi katıldı. Ankete katılan 103 kişiden 41’i, 2015 yılından sonra cezaevlerinde çocuk sayısının artışta olduğunu bilmediğini söyledi. Ankete katılanların ortak fikri ise cezaevlerinde kalan çocuklar için devletin bir önlem almadığı.

2016 yılında 529 çocuk cezaevindeydi 

2016 yılında toplam 529 çocuk, anneleriyle birlikte cezaevinde kaldı. Bir önceki seneye göre, 23 çocuğun daha eklendiği bu veride en fazla cezaevinde olan yaş grubu 1 yaş. 2016 yılında; 0-12 ay arasında 106, 1 yaş grubunda 120, 2 yaş grubunda 111, 3 yaş grubunda 75, 4 yaş grubunda 70, 5 yaş grubunda 32, 6 yaş grubunda üç çocuk cezaevinde kaldı. 

10 ay boyunca çocuğu ile demir parmaklıklar arasında kalan Leyla yaşadıklarını anlattı: “Bir hafta boyunca bebeğimin altını poşetlerle bezledim”

Leyla*, 2016 yılında çocuğunu cezaevinde büyüten yüzlerce kadından sadece biri. 2016 yılında cezaevindeki 529 çocuktan biri olan dokuz aylık Ali* ise elverişsiz koşullarda 10 ay boyunca kilitli kapılar ardında yaşadı. Annelerden, eğer dışarıda çocuklarına bakacak bir yakınları yoksa, çocuklarını cezaevinde büyütmeleri bekleniyor. Ali’nin kendisine bakacak bir babası vardı fakat dokuz aylık olduğu için annesi yanına almak istedi. 30 yaşında olan Leyla, çocuğunun ışıktan rahatsız olduğunu ve kendisine bir hafta boyunca bebek bezi verilmediğini söyledi:

“Cezaevinde 24 saat ışıklar açıktır. Çocuk büyütenler bilir, bebekler ışıkta çok zor uyur. O ışıkta bebeğimi uyutmak inanın çok zor oluyordu. Zaten içeride çocuklu anneler çok sevilmez. Bebek sesinden, ağlamasından rahatsız olan diğer mahkûmlar bize sürekli psikolojik baskı yapıyorlardı. İlk girdiğim zaman en çok zorlandığım konu bez oldu. Bir hafta boyunca bebeğimin altını poşetlerle bezledim, tahriş oldu. Bez vermeleri için bir hafta boyunca gardiyanlara yalvardım. Bir haftanın sonunda verdiler.”

Türkiye’deki cezaevleri yetişkinlere uygun. Çocuklar ve bebekler için yeterli koşulların sağlanmadığı bu cezaevlerinde çocuklar mermerde emeklemek, yetişkin ranzalarında uyumak zorunda kalıyor. Leyla, çocuğu ile birlikte yaşadıkları zorlukları şöyle anlattı: 

“Tahmin ederseniz ki içeride çocuk için ayrı bir yatak yok. Çocuğumla birlikte küçücük bir ranzanın üst katında hayat kurmuştuk. Bir gece çocuğum yanımdan düştü, ranzadan kayıp gitti. Bir çocuk annesinin yanında güvende olması gerekirken ben, ona o ortamı sağlayamadım. Daha da kötü ne biliyor musunuz? Düştükten sonra revire götürmek istedim bir sonraki güne izin verdiler.”

“Anne olsanız dokuz aylık bir bebeği yanınıza almanız gerektiğini bilirdiniz, beni yargılamayın”

Cezaevinde büyüyen çocukların yaşadıkları travma hayatlarında da iz yaratıyor. Çıktıktan sonra dışarıdaki hayata uyum sağlayamayan çocuklardan biri olan Ali de koğuşu artık benimsemişti. Cezaevinden çıktıktan sonra dış dünyaya alışamayan çocuk, ağaç görünce ağlamıştı. Leyla cezaevi koşullarını ailesine, çevresine anlattığında “Keşke götürmeseydin, neden dışarda bırakmadın?” yargısıyla karşılaşıyordu. Çocuğunun kendisine ihtiyacı olduğunu düşünen anne “Beni yargılamaktan vazgeçin” dedi ve ekledi:

“Ben çocuğumu da yanıma almak istediğim zaman eşim değil ama kayınvalidem beni çok yargıladı. Çocuğumu ona bırakabileceğimi söyledi. Fakat bebeğim daha dokuz aylıktı. Onu nasıl dışarıda, benim kokumdan mahrum bırakabilirdim. Dışarı çıktığım zaman da arkadaşlarım, çevrem sürekli beni suçladı. Anne olsanız dokuz aylık bir bebeği yanına almanız gerektiğini bilirdiniz; beni, anneleri yargılamaktan vazgeçin artık.”

Cezaevinde büyüyen çocuklar anketi: 17 kişi “Çocuğumu yanıma alırım” 86 kişi “Aile bireylerine bırakırdım” cevabını verdi

Bu haber dosyamızı hazırlarken yaptığımız anket çalışmasında Leyla’nın bu sorunundan yola çıkarak hazırladığımız “Siz cezaevine girecek olsanız çocuğunuzu ne yapardınız?” sorusunu yönelttik. Soruya, 17 kişi “Yanıma alırdım” 86 kişi ise “Aile bireylerine bırakırdım” cevabını verdi. Çıkan bu sonuç Leyla’nın dediklerini doğrular nitelikte.  

Yıl yıl artan bu veri, 2017 yılında 688’e çıktı. Bu yıl ise diğer yıllara göre değişen şey yaş grubundaki farklılık olarak öne çıktı. Diğer yıllarda cezaevinde en çok bulunan yaş grubu bir yaş grubu iken, 2017 yılında 0-12 ay aralığı oldu. 2017 yılında 79 erkek bebek, 70 kız bebek olmak üzere toplam 149 bebek cezaevine anneleriyle birlikte kaldı.

2018 yılı verilerini incelediğimizde ise diğer yıllara göre daha kısıtlı bilgilere ulaştık. Yaş aralıklarının bilgisinin sınırlı olmasının yanı sıra cinsiyet verisi de bulunmuyor. 2018 yılında toplam 763 çocuk cezaevlerinde anneleriyle birlikteydi. Bu çocukların 543’ü 0-3 yaş aralığında, 220 ise 4-6 yaş aralığında. 

Gökyüzünden mahrum bırakılan çocuklar

Çocukların anne ve babayla bağ kurdukları yaş aralığı 0-6 yaş aralığı olup bunun en değer önemli zamanları da 0-24 ay aralığı. Çocuğun anne ile kurduğu bağ kadar babayla ilişkisi de bir o kadar önemli. Fakat cezaevinde büyüyen çocuklar için bir baba figürü yok. Çocukların güneş ışığı görmeden, yaşıtlarıyla oynayamadan hatta yeterli besin alamadan gelişim sağlaması bekleniyor. Bununla birlikte bir psikolojik destek de verilmiyor.

Anneleriyle birlikte cezaevinde büyüyen çocuklar Türkiye’nin gerçeği iken ülkede kadın mahpus sayısı da artıyor. Adalet Bakanlığı verilerine göre 2000 yılında bin 815 olan kadın mahpus sayısı, 2017’de dokuz bin 985’e, 2018 yılında ise 10 bin 208’e yükseldi. Öte yandan yaklaşık 700 çocuk demir parmaklıklar arasında çocukluğunu yaşamaya çalışırken devlet, bu konuda bir adım atmıyor. Konuyla ilgili veri eksikliği de bununla ilişkili.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus