İstanbul Tabip Odası’ndan özel hastanelerdeki koronavirüs sağlık hizmeti ücretleri hakkında açıklama: “Salgın döneminde sağlık, piyasanın vahşi koşullarına terk edilemez”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İstanbul Tabip Odası (İTO) bugün (20 Nisan) Cağaloğlu’nda bulunan merkez binasında bir toplantı düzenledi. Toplantıya İTO Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu ile yönetim kurulu üyeleri Dr. Osman Öztürk ve Dr. Güray Kılıç katıldı. Özel hastanelerde koronavirüs hastalarından yoğun bakım ve yataklı servislerde her türlü işlem, girişim, tetkik, tahlil için ücret talep edilmesine tepki gösteren Kılıç, yasaya aykırı olmasına rağmen özel hastane sahiplerinin salgını fırsata çevirmeye çalıştığını söyledi. 

Toplantıda konuşan İTO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Güray Kılıç, salgının kontrolden çıktığını belirterek kamu hastanelerinde yer bulamayan ve kalabalık ortama girme endişesi yaşayan yurttaşların özel hastanelere olan talebinin arttığını dile getirdi. Yurttaşların can derdinde olduğunu, özel hastane sahiplerinin ise maliyet ve kâr hesabı yaptığını söyleyen Kılıç, özel hastanelerin hem yoğun bakım sürecinde hem de yataklı servislerde her türlü işlem, girişim, tetkik, tahlil için fahiş ücretler talep ettiklerine ilişkin şikayetlerin giderek arttığını açıkladı.

Özel hastanelerin salgını fırsata çevirmeye çalıştığının belirten Kılıç, şöyle devam etti: “Vatandaşlardan günlük 15 bin TL’ye varan ücretler talep edildiği şikayetleri gelmektedir. Sağlık kurumlarındaki meslektaşlarımız ve diğer çalışanları da zor durumda bırakan patronların tutumunu sadece kamuoyunun vicdanına havale etmek yeterli değildir. Mevcut yasal düzenlemelere rağmen salgın döneminde Kovid-19 hastalarını ölçüsüz ücret talep ederek mağdur eden ve yaşam hakkını tehdit eden başta Medipol Hastaneleri’nin sahibi, Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca olmak üzere özel hastane patronlarına bir kez daha hatırlatıyoruz. Raporda ayrıntılı belirttiğimiz yasal düzenlemeler hâlâ geçerliyken salgın süresince ilave ücret alınamaz. Özellikle salgın döneminde sağlık, piyasanın vahşi koşullarına terk edilemez.”

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) bu konudaki suiistimallerle mücadele etmek için özel hastanelere yönelik denetim çalışmaları yapmadığının aksine göz yumduğunun anlaşıldığını belirten Kılıç, “Kurumun yapması gereken, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) hükümlerine uymayan, salgın süresince Kovid-19 hastalarından tanı, tedavi ve hastaneye yatış sürecinde informel ücret alan hastaneleri tespit etmek ve sağlık hizmeti satın alım sözleşmesi-protokolünü iptal etmek ve cezai işlem uygulamaktır. Özel hastane patronları salgını fırsata çevirmekten vazgeçmeli, ısrar eden hastaneler kamulaştırılmalıdır. Yurttaşlarımızı bu türden uygulamalara karşı tepki vermeye ve haklarını aramaya, Sosyal Güvenlik Kurumu’nu yasal düzenlemelere aykırı olarak koronavirüs hastalarından ücret talep eden hastaneleri denetlemeye-cezalandırmaya, Sağlık Bakanlığı ve diğer kamu otoritelerini ihlallere ısrarla devam eden hastaneleri kamulaştırmaya çağırıyoruz” dedi.

“Gerekli tedbirler alınsın”

İTO Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu da iktidarın salgın politikalarını eleştirerek, bir an önce gerekli tedbirlerin alınmasını istedi. Küçükosmanoğlu, koronavirüs hastalarından yüksek miktarda para alan özel hastanelere Sağlık Bakanlığı’nın müdahale etmesi çağrısında bulundu.

Açıklamanın tamamı şöyle:

“Ülkemizde salgının kötü yönetilmesine ve yeterli aşılama yapılmamasına bağlı olarak salgın kontrolden çıkmış durumdadır. Kovid-19 vakalarındaki artışa bağlı olarak kamu hastanelerinde yer bulamayan ve kalabalık ortama girme endişesi yaşayan yurttaşların özel hastanelere olan talebi giderek artmıştır.

Vatandaşlar can derdine düşmüşken özel hastane patronları maliyet ve kâr hesabı yapmaktadır. Özel hastanelerin Kovid-19 hastalarından gerek yoğun bakım sürecinde gerekse yataklı servislerde her türlü işlem, girişim, tetkik, tahlil için fahiş ücretler talep ettiklerine ilişkin şikayetler giderek artmaktadır.

Ülkemizde AKP iktidarı ile birlikte uygulanmaya başlayan Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın bir sonucu olarak özel sağlık sektörü giderek daha çok yer işgal etmiştir. Şu anda toplam yoğun bakım yatak sayısının yüzde 40,9’u, yetişkin yoğun bakımın ise yüzde 35,7’si özel sektörün elindedir. Yurttaşlarımız maalesef çaresizce buralara yönelmek durumunda kalmaktadır.

Türkiye haritasının kıpkırmızı kestiği, bütün illerin yüksek risk grubuna girdiği, pozitif vaka ve buna bağlı olarak ölüm sayılarının arttığı, yoğun bakım servislerinde yer bulunamadığı, yoğun bakımda yatması gereken birçok hastanın acillerde ya da servislerde yoğun bakım yataklarının ‘boşalması’ için bekletildiği bu dönemde maalesef özel hastane patronları salgını fırsata dönüştürme çabası içine girmişlerdir.

Türkiye’de kamu ve özel sağlık alanında sağlığın finansmanı ve sağlık hizmetine erişim 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) hükümleri çerçevesinde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın sorumluluğunda Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından gerçekleştirilmektedir.

Salgının başlangıcından itibaren yapılan uyarılarla Kovid-19 hastalarının mağdur olmaması ve suiistimalleri gidermek için Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) değişiklikler ve diğer mevzuat düzenlemeleri gerçekleştirilmiştir.

Yapılan bu değişikliklerle ilk önce pandemi süresince yoğun bakım hizmetlerine paket fiyat getirilmiş, yoğun bakım ücretleri artırılarak pandemi bakım hizmeti ücreti ile faturalandırılması sağlanmıştır. Daha sonra meslek örgütlerinin ve kamuoyunun ısrarları sonucunda Kovid-19 olası-kesin tanılı hastalar, acil hal tanımı içerisine ve ilave ücret alınmayacak işlemler listesine alınmış, son olarak da Kovid-19 PCR, antijen-antikor testi tanımlanmış ve fiyat tarifesi belirlenmiştir.

Ayrıntıları ekte sunduğumuz raporda mevcut olan bu düzenlemelere göre, özel ve kamu sağlık hizmet sunucuları tarafından Kovid-19 hastalarından hiçbir ad altında ilave ücret alınamaz. Zor durumdaki vatandaşı çaresizlik içinde yalnız başına bırakmak kabul edilemez.

Kovid-19 salgınının üçüncü pikini yaptığı bugünlerde vatandaş can derdine düşmüş iken özel hastane patronları da salgını fırsata dönüştürme çabası içine girmişlerdir. Vatandaşlardan günlük 15 bin TL’ye varan ücretler talep edildiği şikayetleri gelmektedir. Sağlık kurumlarındaki meslektaşlarımız ve diğer çalışanları da zor durumda bırakan patronların tutumunu sadece kamuoyunun vicdanına havale etmek yeterli değildir.

Mevcut yasal düzenlemelere rağmen salgın döneminde Kovid-19 hastalarından her türlü etik ve ahlaki yaklaşımı bir kenara bırakıp, ölçüsüz ücret talep ederek vatandaşı mağdur eden ve yaşam hakkını tehdit eden başta Medipol Hastanelerinin sahibi ve aynı zamanda özel hastane patronlarının örgütü olan OHSAD’ın (Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği) Yönetim Kurulu üyesi ve Başkan Yardımcısı, Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca olmak üzere özel hastane patronlarına bir kez daha hatırlatıyoruz. Raporda ayrıntılı belirttiğimiz yasal düzenlemeler halen geçerli iken salgın süresince koronavirüs olgularından ilave ücret alınamaz. Özellikle salgın döneminde sağlık, piyasanın vahşi koşullarına terk edilemez.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun bu konudaki suistimallerle mücadele etmek için özel hastanelere yönelik denetim çalışmaları yapmadığı, aksine göz yumduğu anlaşılmaktadır. Kurumun yapması gereken, SUT hükümlerine uymayan, salgın süresince Kovid-19 hastalarından tanı, tedavi ve hastaneye yatış sürecinde informel ücret alan hastaneleri tespit etmek ve sağlık hizmeti satın alım sözleşmesi-protokolünü iptal etmek ve cezai işlem uygulamaktır. Özel hastane patronları salgını fırsata çevirmekten vazgeçmeli, ısrar eden hastaneler kamulaştırılmalıdır.

Yurttaşlarımızı bu türden uygulamalara karşı tepki vermeye ve haklarını aramaya, Sosyal Güvenlik Kurumu’nu yasal düzenlemelere aykırı olarak Kovid-19 hastalarından ücret talep eden hastaneleri denetlemeye ve cezalandırmaya, Sağlık Bakanlığı ve diğer kamu otoritelerini ihlallere ısrarla devam eden hastaneleri kamulaştırmaya çağırıyoruz. “

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus