İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener partisinin grup toplantısında konuştu: “Eğer gerçekten de kaybolan bir şey yoksa o 128 milyar doları yerine koyun da hep birlikte görelim”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında konuştu. Koronavirüs salgınındaki son durumu değerlendiren Akşener, “Erdoğan ve ekibinin, millet menfaatine söylenmiş hiçbir söze kulak asmamak gibi garip ve zararlı bir huyu var” diyerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirdi. Akşener, Merkez Bankası’ndaki 128 milyar dolarlık rezervin akıbetine dair ise “Eğer gerçekten de kaybolan bir şey yoksa o 128 milyar doları yerine koyun da hep birlikte görelim” dedi.

Meral Akşener’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener: “Erdoğan’ın milletin menfaatine söylenmiş hiçbir söze kulak asmamak gibi zararlı bir huyu var”

Koronavirüs salgınındaki son durumu değerlendiren Akşener, Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirdi. Akşener şöyle konuştu: “Sayın Erdoğan ve ekibinin, millet menfaatine söylenmiş hiçbir söze kulak asmamak gibi garip ve zararlı bir huyu var. Kendisi, lebalep kongreler düzenleyip, Kovid elçiliğine soyundu. Bilim ‘15 gün tam kapanma’ dedi, kendisi duymazdan geldi. Salgın büyüdü, bilim ‘28 gün kapanma şart’ dedi, kendisi oralı bile olmadı. En son geçen hafta, yine uzmanlara ve bilime direndi ve sonuç ortada. Salgın yavaşlamadı, tam gaz devam ediyor.”

“Kadınların mutluluğu, gençlerin umudu kayıp”

Merkez Bankası rezervlerindeki 128 milyar doların akıbetini sormayı sürdüren Akşener, hükümeti şu sözlerle eleştirdi: “Gri pasaportla yurtdışına gönderilen belediye görevlileri kayıp. Ege’de adalar, Mısır’da Rabia kayıp. Uçan ekonomi masalları anlatılırken, 128 milyar dolarlık rezerv kayıp. Kayıpların peşine düşenler için adalet kayıp. Milletin derdine düşenler için demokrasi kayıp. Milletimiz için hak kayıp, hukuk kayıp, huzur kayıp. Kadınlarımızın mutluluğu, gençlerimizin umudu kayıp. Ahlak kayıp, vicdan kayıp, ciddiyet kayıp.”

“Hesap vereceksin”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Hesap vereceksin” diye seslenen İYİ Parti lideri Akşener, “Milletin dövizini, 6,20’lerden satıp, eşin dostun yandaşın kasasını dolduran da sensin. Üstüne bir de çıkıp, hiçbir şey olmamış gibi milletine yalan söyleyen yine sensin. Yazıktır, günahtır. Bu aziz millet, o hazineyi alın teriyle dolduruyor, emeğiyle dolduruyor. İşte o nedenle Sayın Erdoğan, kayıp 128 milyar doların cevabını, bu aziz millete vereceksin. Bugün kaçıp saklanabilirsin ama o sandık, er ya da geç gelecek, milletin şaşmaz tartısında o hesabı mutlaka vereceksin” dedi.

“128 milyar dolar kaybolmadıysa yerine koyun da görelim”

Akşener sözlerini şöyle sürdü: “Millet bunca zorlukla mücadele ederken, ‘Siz 128 milyar doları ne yaptınız?’ diyoruz. Tüm bu yalan rüzgârının içinde iktidarın sorulmasını istemediği bir başka soru var. Milletin hazinesindeki dövizi ortalama 6,20 liradan satan bu iktidar bugün 8,10 lira olan döviz kuru dolayısıyla kimin veya kimlerin cebine 250 milyar lira koydu? Temel soru budur. Eğer gerçekten de kaybolan bir şey yoksa o 128 milyar doları yerine koyun da hep birlikte görelim.”

“Patates soğan, güle güle Erdoğan”

Hükümete yönelik eleştirilerini sürdüren Akşener, “Eşin, dostun, yandaşın istedikleri kadar şahlansın. Bunlar artık son şahlanışlarınız. O sandık gelecek ve o kutlu karar, göklerden tepenize inecek. Türkiye için asıl şahlanış, işte sizin iktidardan gittiğiniz o anda başlayacak. Sizin gidişiniz, patates soğan sıralarına mahkûm ettiğiniz milletimizin şahlanışı olacak! Siz gönlünüzce şahlanadurun, geliyor gelmekte olan. Bir vatandaşımızın geçenlerde söylediği gibi ‘Patates soğan, güle güle Erdoğan’” diye konuştu.

“Kaliteli yaşamak için vergi ödemiyoruz, adeta vergi ödemek için kalitesiz yaşıyoruz”

Meral Akşener, hükümetin vergi politikasını şu sözlerle eleştirdi: “Elektrik faturasında, beş kalem vergi ödüyoruz. Doğalgaz için, yüzde 20 vergi ödüyoruz. Suya, yüzde 40 vergi ödüyoruz. Ödüyoruz oğlu, ödüyoruz. Vergilerden sonra elimize kalan paranın yarısını, yine dönüp vergilere ödüyoruz. Peki, memlekette vergiler bu kadar yüksekken, ne bekleriz? Devletin kasasının dolup taşmasını bekleriz, değil mi? Merkez Bankası rezervleri en yüksek ülke olmayı bekleriz, değil mi? Faizin en düşük olduğu ülke olmayı bekleriz, değil mi? Eğitimde birinci olmayı bekleriz, değil mi? Sosyal devletin, sosyal adaletin şahının, bizde olmasını bekleriz, değil mi? Ama bu kadar ağır vergilere rağmen, bunların hiçbirini bulamıyoruz. Kaliteli yaşamak için vergi ödemiyoruz, adeta vergi ödemek için kalitesiz yaşıyoruz. O zaman bu kadar yüksek vergiler kime yarıyor?”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus