Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın geçen yıl hem pozitif hem şüpheli vakalarda kullanıldığını açıkladığı ancak daha sonra kullanımı durdurulan hidroksiklorokin ilacının koronavirüs ölüm oranlarını artırdığı savunuluyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Halk arasında “sıtma ilacı” olarak bilinen ve 50 yıldan uzun zamandır sıtma hastalığının tedavisinde kullanılan hidroksiklorokin ve klorokinin, salgının başlangıç aşamalarında koronavirüs tedavilerinde de etkili olabileceği belirtilirken aralarında Türkiye’nin de olduğu pek çok ülke bu ilaçları koronavirüs tedavisinde yaygın olarak kullanmaya başlamıştı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 15 Nisan 2020 tarihinde yaptığı açıklamada “İlacı hem pozitif hem şüpheli vakalarda kullanıyoruz, bunu yapan tek ülkeyiz” demişti. Aradan geçen zamanda bu ilaçlara dair şüphelerin artmasıyla iki ilaç da uzun süredir koronavirüs tedavisinde kullanılmıyor. Dünyanın önde gelen bilim dergilerinden Nature’da 15 Nisan 2021 tarihinde yayımlanan bir makalede hidroksiklorokin kullanımının koronavirüs kaynaklı ölüm oranının artmasıyla ilişkili olduğu, klorokin kullanımının ise hiçbir fayda sağlamadığı belirtildi. 

İstenmeyen etkiler nedeniyle ilacın koronavirüs tedavilerindeki kullanımı gözden geçirildi

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz’un “Türk Tabipleri Birliği Covid-19 Pandemisi Altıncı Ay Değerlendirme Raporu”nda kaleme aldığı makaleye göre, koronavirüs salgınının başlangıcında böbrek kaynaklı Vero E6 hücrelerinde yapılan in vitro çalışmalarda, klorokin ve hidroksiklorokinin koronavirüse karşı oldukça etkili olduğu gösterilmişti. Bunun üzerine insanlarda güvenirliği gösterilmiş olması nedeniyle hidroksiklorokin, ölümcül bir hastalık olan ve etkili bir tedavisi bulunmayan koronavirüs hastalığının tedavisinde Türkiye dahil pek çok ülkede yaygın bir şekilde kullanılmaya başladı ancak zaman içinde kardiyotoksik istenmeyen etkileri konusunda hem hakemli dergilerde hem de ön baskı platformlarda çok sayıda klinik çalışma yapılması hidroksiklorokinin koronavirüs tedavisinde kullanılmasının gözden geçirilmesine yol açtı. 

DSÖ ilacın kullanımının askıya alındığını açıklarken Türkiye dahil pek çok ülke ilacı kullanmayı durdurdu

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 25 Mayıs 2020 tarihinde, koronavirüs tedavilerindeki hidroksiklorokin kullanımlarında ve klinik denemelerde ortaya çıkan güvenlik endişeleri nedeniyle ilacın kullanımının geçici olarak askıya alındığını duyurdu. Bunun üzerine Türkiye dahil pek çok ülke ilacın kullanımını askıya aldı. Medyascope’a konuşan Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel de bu tarihten itibaren Türkiye’de de bu ilacın koronavirüs tedavilerinde kullanılmadığını söyledi.

“Koronavirüs kaynaklı ölüm sayılarının artmasıyla hidroksiklorokin kullanımı birbiriyle ilişkili”

15 Nisan 2021 tarihinde Nature dergisinde yayımlanan makalede ise koronavirüs kaynaklı ölüm sayılarının artmasıyla hidroksiklorokin kullanımının ilişkili olduğu ve ilacın kullanımının kalp ritminde yarattığı sorunlar nedeniyle ölüm oranlarını artırabildiği, klorokin kullanımının ise tedavide hiçbir yararının olmadığı belirtildi.

Makale için toplanan verilerde ulaşılabilen hem yayımlanmış hem de yayımlanmamış 83 klinik test ve toplam 10 bin 319 hastanın sonuçları üzerinde hem hidroksikolorokin hem de klorokin ile ilgili sonuçlar ayrı ayrı incelendi. Çalışmada alt grup etkisi tespit edilemezken bulguların ayakta tedavi gören hastalar, çocuklar, hamile kadınlar ve eşlik eden hastalığı olan kişiler için genelleştirilebileceğinin belirsiz olduğu ifade edildi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: “İlacı hem pozitif hem şüpheli vakalarda kullanıyoruz, bunu yapan tek ülkeyiz”

Hidroksikolorokin, salgının ilk aşamalarında Türkiye’deki koronavirüs tedavilerinde de yaygın olarak kullanılıyordu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 15 Nisan 2020 tarihinde yaptığı açıklamada Türkiye’de hem pozitif vakalara hem de şüpheli vakalara hidroksiklorokin verildiğini ve bunu dünya üzerinde yaygın olarak yapan ikinci bir ülke olmadığını, bütün dünyanın bu ilacın peşinde olduğunu ve Türkiye’nin henüz hiç vaka tespit edilmeden bu ilaçtan bir milyon kutu depoladığını söylemişti.

“Hidroksiklorokin kullanımının hayatı tehdit edebilecek kardiyotoksik istenmeyen etkileri olduğu söylenebilir”

Medyascope’a konuşan Serap Şimşek Yavuz, hidroksiklorokinin uzun zamandır kendi tedavi pratiklerinde kullanılmadığını belirtirkenTürk Tabipleri Birliği Covid-19 Pandemisi Altıncı Ay Değerlendirme Raporu”nda yazdığı makalede ilaca ilişkin şu ifadeleri kullanmıştı:

4 Temmuz 2020’de DSÖ’nün organize ettiği ‘SOLIDARITY’ çalışmalarından hidroksiklorokin ve standard tedavinin karşılaştırıldığı çalışmayı, ön sonuçlarda hastaneye yatırılmış COVID-19 olgularında hidroksiklorokinin, standard tedaviyle karşılaştırıldığında herhangi bir mortalite azalmasına yol açmadığı görüldüğü için sonlandırmıştır. Bu çalışmada hidroksiklorokin alan grupta mortalitenin daha yüksek olduğunu gösteren kanıtlar bulunmadığı ancak güvenlikle ilgili bazı işaretlerin olduğu bildirmiştir. Hidroksiklorokin, aksini bildiren yeni randomize kontrollü çalışma sonuçları olmadıkça COVID19’un asemptomatik, hafif, orta, ağır formlarının tedavisinde veya profilaksisinde kullanılmamalıdır. Hidroksiklorokin kullanımının hayatı tehdit edebilecek kardiyotoksik istenmeyen etkileri olduğu söylenebilir.”

“Hidroksiklorokin koronavirüs tedavi rehberinden çıkartılmalı”

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala da Twitter hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Nature dergisinde yayımlanan makaleyi kaynak göstererek hidroksiklorokinin koronavirüs tedavi rehberinden çıkartılması gerektiğini belirtti.

“Hidroksiklorokinin tek başına veya azitromisinle kombinasyonunda gözlenen istenmeyen etkiler konusunda bazı uyarılar ve çalışmalar yayımlanmıştır”

9 Ekim 2020 tarihinde Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan “Covid-19 Erişkin Hasta Tedavisi Rehberi”nde ise hidroksiklorokin kullanımına ilişkin şu görüşler yer aldı:

“Bu süreçte, hidroksiklorokinin tek başına veya azitromisinle kombinasyonunda gözlenen istenmeyen etkiler konusunda bazı uyarılar ve çalışmalar yayımlanmıştır. COVID-19 salgınından önce yapılmış çalışmalarda farklı endikasyonlarda kullanıldıklarında hem hidroksiklorokinin hem de azitromisinin, ayrı ayrı QT’ aralığının uzaması riskini artırdığı, ilaçla ilişkili torsades de pointes’e ve ani kardiyak ölüme yol açabildiği gösterilmişti. Geçen bir ay içinde hem ülkemizden hem de diğer ülkelerden bu ajanların Covid-19 hastalarında kullanıldığında da kardiyotoksisite yaratabildiği özellikle azitromisin-hidroksiklorokin kombinasyonu yapılan gruplarda bu riskin daha yüksek olduğu bildirildi.”

The Lancet’te konuya ilişkin yayımlanan makale metodolojik sorunlar nedeniyle geri çekilmişti

Oldukça saygın bir hakemli tıp dergisi olan The Lancet‘te Mayıs 2020’de yayımlanan bir makalede ise koronavirüs tedavisinde hidroksiklorokin verilen hastaların kalbinde ritim bozukluğu görülme sıklığının ve ölüm oranının ilacın verilmediği hastalara göre çok daha yüksek olduğu, bu ilaçların antibiyotikler ile kullanılmasının ölüm riskini daha da artırdığı belirtilmişti. Ancak araştırma özel bir şirket tarafından sağlanmış bir veritabanına dayandığı için metodu nedeniyle tartışma yaratırken aynı sebepten dolayı araştırmanın sonuçlarını içeren makale geri çekilmişti. 

Trump: “Düzenli olarak kullanıyorum, hiçbir yan etkisini görmedim”

Mart 2020’de Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) de hidroksiklorokin için acil kullanım onayı vermişti. Çin, ABD ve İrlanda gibi ülkelerde hem hidroksiklorokin hem de klorokin, koronavirüs tedavi rehberlerinde yer aldı. New York’ta mart ve nisan aylarında koronavirüse yakalanan bin 376 hastanın tedavisinde bu ilaçlar kullanıldı. ABD’nin o dönemdeki başkanı Donald Trump hidroksiklorokini överken “Koronavirüse yakalanmamak için düzenli olarak kullanıyorum ve ilacın hiçbir yan etkisini görmedim” demişti. FDA tarafından verilen onay ise haziran ortasında geri çekilmişti. 

DSÖ ilacın kullanımının durdurulduğunu açıklamıştı

DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, 25 Mayıs 2020 tarihinde hidroksiklorokinin koronavirüs tedavilerindeki kullanımının askıya alındığını belirttikten sonra 3 Haziran 2020’de klinik testlerin yeniden başlayacağını bildirmişti. Temmuz ayında ise hidroksiklorokinin, hastaların iyileşmesinde hiçbir olumlu etkisi bulunmadığının tespit edildiğini belirten Ghebreyesus, koronavirüs tedavilerinde hidroksiklorokin kullanımının durdurulduğunu açıklamıştı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus