Ursula von der Leyen, koltuk krizi sırasında yaşadıklarını anlattı: “Kriz kadın olduğum için yaşandı, takım elbise giyip kravat taksaydım bunlar yaşanır mıydı?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Parlamentosu’ndaki Türkiye oturumunda yaptığı konuşma ile sosyal medya hesabından Beştepe’de yaşadığı koltuk krizi üzerine açıklama yaptı. Kadın-erkek eşitliğinin sağlanamaması ile ilgili eleştirilerde bulunan von der Leyen, “İncindim, bir kadın ve Avrupalı olarak kendimi yalnız hissettim” dedi. Von der Leyen konuşmasında, İstanbul Sözleşmesi’nin önemine de dikkat çekti.

Koltuk krizinin tarafları Avrupa Birliği (AB) Konsey Başkanı Charles Michel ile Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, dün (26 Nisan) Avrupa Parlamentosu’ndaki (AP) Türkiye oturumunda açıklama yaptı. Von der Leyen konuşmasında ve konuşmasını alıntıladığı tweetlerinde yaşadığı koltuk krizinden bahsetti, ayrıca İstanbul Sözleşmesi’nin önemine değindi. 

6 Nisan’da Türkiye’ye gelen AB Konsey Başkanı Charles Michel ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Beştepe’de Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmüş ve görüşmede Michel’e sandalye verilirken von der Leyen ayakta kalmıştı.

Von der Leyen’in yaşadığı şaşkınlık kameralara da yansımış ve çekilen video dünyanın gündemine oturmuştu. Von der Leyen daha sonra Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun karşısındaki kanepeye oturmuştu. Yaşanan bu protokol krizi Avrupa’da da yankılanmış ve oturma düzenini ayarlayan Michel de tepkilerin odağında kalmıştı. 

“Türkiye ziyaretim kadınlara eşit muamele edilene dek gitmemiz gereken daha ne çok yol olduğunu gösterdi”

Ursula von der Leyen sosyal medya hesabından yaptığı açıklamasında, “Türkiye ziyaretim kadınlara eşit muamele edilene dek gitmemiz gereken daha ne çok yol olduğunu gösterdi. Ama fark edilmeden geçip giden, çoğu bundan çok daha vahim olan öyle çok kadın hikayesi var ki. Bu hikayelerin anlatılmasını sağlamakla yükümlüyüz” dedi. 

“Gezegenimizin her yerinde her gün incitilen ama kendini savunamayan kadınlar. Biz onlar adına haklarını savunmalıyız”

Eski Almanya Savunma Bakanı olan von der Leyen, tweetlerinin devamında yaptığı Almanca paylaşımlarda seslerini duyuramayan kadınlara seslendi. Kendilerinin haklarını savunmak için çabalayacağını vurgulayan von der Leyen, “Ben en üst düzeyden bir siyasetçi olarak her zaman söz alıp sesimi duyurabilirim. Peki ya bu imkanı bulunmayan milyonlarca kadın ne olacak? Gezegenimizin her yerinde her gün incitilen ama kendini savunamayan kadınlar. Biz onlar adına haklarını savunmalıyız” dedi.

“Kriz ‘kadın olmamdan ötürü’ yaşandı. Takım elbise giyip kravat taksaydım, bunlar yaşanır mıydı?”

Parlamentodaki konuşmasında da kadın haklarına vurgu yapan von der Leyen, “Avrupa Komisyonu Başkanı olan ilk kadınım. Ben Avrupa Komisyonu Başkanıyım ve iki hafta önce Türkiye’yi ziyaret ederken buna göre muamele görmeyi bekliyordum ama öyle olmadı” açıklamasını yaptı.  

Yaşadığı koltuk krizini haklı gösterecek hiçbir bahane olmadığını dile getiren von der Leyen, komisyon başkanının erkek olduğunu ve daha önceki toplantılarda böyle bir kriz yaşanmadığını dile getirdi. Bu krizin “kadın olduğu yaşandığını” belirten von der Leyen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dolayısıyla bunun benim kadın olduğum için yaşandığı sonucuna vardım. Takım elbise giyip, kravat taksaydım, bunlar yaşanır mıydı? Önceki toplantıların fotoğraflarında herhangi bir koltuk eksikliği görmedim ama o fotoğraflarda kadın da yoktu.”  

“Altyazıya ya da çeviriye gerek yoktu. İncitilmiş ve tek başına bırakılmış hissettim”

Konuşmasının devamında incindiğinin ve tek başına bırakıldığını hissettiğinin altını çizen von der Leyen, “Saygıdeğer AP üyeleri, pek çoğunuz benzer şeyler tecrübe etmişsinizdir. Özellikle kadın üyelerin neler hissettiğimi çok iyi bildiğine eminim. Bir kadın ve bir Avrupalı olarak incitilmiş ve tek başına bırakılmış hissettim. Çünkü burada söz konusu olan oturma düzeni ya da protokol değil. Bunun özünde kim olduğumuza kadar yolu var. Birliğimizin temsil ettiği değerlere kadar yolu var. Ve kadınlara eşit muamele edilene dek daha ne kadar çok yol katetmemiz gerektiğini gösteriyor, her zaman ve her yerde” dedi. 

Görüşmeye gittiklerinde odada kameralar olduğunu, yaşadıklarının kısa videosunun sosyal medyaya hemen yayıldığını ve dünya çapında manşet olduğunu söyleyen von der Leyen, “Altyazıya ya da çeviriye gerek yoktu, manzara her şeyi anlatıyordu” diye konuştu.  

“İstanbul Sözleşmesi, anlatılmayan kadın hikayelerinin anlatılması için önemli bir araç”

Yaşadığı kriz sonrası İstanbul Sözleşmesi’nin önemine bir kez daha vurgu yapan von der Leyen, şunları söyledi: “İstanbul Sözleşmesi, anlatılmayan kadın hikayelerinin anlatılması için önemli bir araç. Mayıs ayında imzalanmasının üzerinden 10 yıl geçecek. Kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetle mücadelede geniş bir yaklaşım benimseyen ilk uluslararası bağlayıcı belge. Psikolojik şiddeti, cinsel tacizi ve takip yoluyla tacizi yasaklıyor ve ev içi şiddeti yasadışı hale getiriyor. Bunun ne kadar önemli olduğunu söylememe gerek yok. Özellikle de şimdi, salgın zamanında.” 

“Ankara’daki toplantıyı, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi karşısındaki derin endişelerimi yinelemek için kullandım”

Ankara’daki toplantıyı, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi karşısındaki derin endişelerini yinelemek için kullandığını söyleyen von der Leyen, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu mesajı verdi: 

“Ankara’daki toplantıyı, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi karşısındaki derin endişelerimi yinelemek için kullandım. Avrupa Konseyi’nin kurucu üyelerinden birinin geri çekilmesi korkunç bir sinyal. Ancak inandırıcı olmak istiyorsak, sadece başkalarını eleştirmemeliyiz. İnandırıcı olmak için kendi içimizde de harekete geçmemiz gerekiyor. Hepiniz biliyorsunuz: AB üyesi bir dizi devlet daha hâlâ sözleşmeyi onaylamadı ve diğerleri çıkmayı düşünüyor. Bu kabul edilemez.”

Kadınlara ve çocuklara yönelik şiddeti önlemek ve bunlarla mücadele etmek için çevrimiçi ve çevrimdışı yeni yasalar sunacaklarını belirten von der Leyen, anlaşmada belirtilen Avrupa suçları listesini de genişletme önerisinde bulunacaklarını söyledi. Von der Leyen, konuşmasında Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in sözlerine de atıfta bulundu ve “Harris’in Birleşmiş Milletler’de söylediği doğru: Kadının statüsü demokrasinin statüsüdür” dedi.

Derleyen: Senem Görür

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus