Cumartesi Anneleri 840. haftasında 29 yıl önce gözaltında kaybedilen Soner Gül ve Hüsamettin Yaman için adalet istedi – Feyyaz Yaman: “Acının içselleştirilmesi, ölümün kabul edilmesine ilişkin hiçbir süreç tamamlanmadı, Hüsamettin’in mezarı da cesedi de yok”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’nın yasaklanmasının 141. haftasında, koronavirüs salgını nedeniyle sosyal medya hesabından açıklama yaptı. 840. haftanın moderatörlüğünü İnsan Hakları Derneği İstanbul  Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon Üyesi Sebla Arcan yaptı. Cumartesi İnsanı Betül Sinanoğlu’nun okuduğu  açıklamada, 1992’de yılında İstanbul’da gözaltına alınan ve kendilerinden bir daha haber alınamayan Mehmet Soner Gül (21) ve Hüsamettin Yaman (22) için adalet istendi. 

Gözaltında kaybedilen Hüsamettin Yaman’ın ağabeyi Feyyaz Yaman, “Yas ve yasın kabulü üzerinden, acının içselleştirilmesi, ölümün kabul edilmesine ilişkin hiçbir süreç tamamlanmadı. Hüsamettin’in mezarı yok, Hüsamettin’in cesedi yok. Bütün bunlara rağmen yine de konuşulması gereken şey esas olarak onun bedensel kaybı değil, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hukuk devletinin ve adaletin kaybı diye düşünüyorum” dedi. 

840. hafta açıklamasını ise Cumartesi İnsanı Betül Sinanoğlu okudu. “Türkiye’de gözaltında kaybetmelerle ilgili tüm başvuru yolları etkisiz, hukuki bir sonuç almak ise fiilen imkansız durumdadır. Etkin bir hukuki başvuru yolu sağlanmadan zamanaşımı devreye sokularak süreç cezasızlıkla sonuçlandırılıyor” diyen Sinanoğlu şöyle devam etti: “Gözaltında kaybetmelerin üstünü örten, işlenen suçların faillerini ve suçun arkasındakileri açığa çıkartmayan, kayıp yakınlarını yaşadıkları zulümle baş başa bırakan keyfi yönetimler iktidarlar değişse de Türkiye’nin değişmez gerçeği olmaya devam ediyor.” 

22 yaşındaki Hüsamettin Yaman’ın İstanbul Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu öğrencisi olduğunu söyleyen Sinanoğlu, “Hüsamettin Yaman, pankart taşımak suçlamasıyla 15 gün kadar cezaevinde kaldı ve 6 Eylül 1990 tarihinde tahliye oldu. Mehmet Soner Gül, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencisiydi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğrenci Derneği üyesiydi. Bu nedenle gözaltına alındı, ağır işkence gördü ve ölümle tehdit edildi” diye ekledi.  

“Özel harekât polisi Ayhan Çarkın, Hüsamettin Yaman ve Soner Gül’ü gözaltına aldıktan sonra ormanlık bir alanda sorguladıklarını ve infaz ettiklerini açıkladı” 

Hüsamettin Yaman’ın 2 Mayıs 1992’de evden çıktığını, 4 Mayıs’ta ağabeyi Feyyaz Yaman’ı birisinin telefonla arayıp kardeşi ve Soner Gül’ün birlikte gözaltına alındıkları haberini verdiğini söyleyen Sinanoğlu, ailelerin adalet mücadelelerini şöyle anlattı: “Yaman ve Gül aileleri, önce İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne ardından devletin ilgili tüm kurumlarına başvurdu. İnsan Hakları Derneği ve Af Örgütü girişimlerde bulundu. Ancak Hüsamettin ve Soner’in gözaltına alındığı kabul edilmedi. 19 Aralık 2011 tarihinde özel harekât polisi Ayhan Çarkın’ın infazlar ve kayıplarla ilgili itirafları yayınlandı. Çarkın, yaptığı itirafların bir bölümünde Hüsamettin Yaman ve Soner Gül’ü gözaltına aldıktan sonra ormanlık bir alanda sorguladıklarını ve infaz ettiklerini açıkladı ve olayı detaylarıyla anlattı. Bunun üzerine ailenin avukatları suç duyurusunda bulunarak dosyanın tekrar açılmasını istedi. Ayhan Çarkın’ın ifadeleri üzerine soruşturmanın canlandırılması gerekirken dosya zamanaşımına sürüklendi. Kayıp dosyalarındaki failleri cezasız bırakma ve gerçekleri karartma geleneği devam etti.”  

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus