“Sivil Hareket: 2021 ve Ötesi” forumu tamamlandı – “Sivil hareket değişime güç veriyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Avrupa Birliği programı Sivil Düşün’ün “Sivil Hareket: 2021 ve Ötesi” forumu, 3-4-5 Mayıs’ta çevrimiçi düzenlendi. Forum, sivil alanda dünya çapında atılan adımlarla ilham vermeyi, sivil hareketin 2021 ve ötesine etkisini tartışmayı amaçladı.

Toplumda hak odaklı bakışın güçlenmesi için ortam hazırlama, sivil toplumun sesini duyurmasını ve varlık sahasının genişletilmesini destekleme, sivil toplumun ihtiyaçlarına yanıt olma ve sivil topluma ilham verme vizyonuyla hareket eden Avrupa Birliği programı Sivil Düşün’ün son çalışması, ““Sivil Hareket 2021 ve Ötesi” forumu oldu.

“Sivil hareket değişime nasıl bir güç ve yön katabilir?” “Sivil toplum, bilgi kirliliği çağında yurttaşlara nasıl destek olabilir?” “Doğru bilgiyi, dijital dönüşümden destek alarak nasıl kovalar ve üretiriz?” “Sanatı, teknolojiyi, toplumu, söylemi, politika savunuculuğunu ve hesap verebilirliği değişim için nasıl kullanabiliriz?” sorularının tartışıldığı foruma Avrupa şehirlerinden, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Minnesota, Teksas ve Virginia eyaletlerinden, Nijerya’dan ve İstanbul, İzmir ve Ankara’dan konuşmacılar katıldı.

Sivil hareket, değişime güç veriyor

Forumun birinci gününde tartışılan temel soru, sivil hareketin değişime nasıl bir güç ve yön katabileceğiydi. Forumun ilk gününün ilk konuşmacısı, Londra Üniversitesi’nde Kolektif Zekâ, Kamu Politikaları ve Sosyal İnovasyon alanlarında ders veren Sir Geoff Mulgan oldu. Ardından da Demokrasinin Geleceği Programı Başkanı Paulina Fröhlich söz aldı. Foruma Almanya’dan katılan Frohlich, sivil toplumun değişimi tanımlama ve yaratma rolüne değindi. Birinci günün son konuşmacısı KONDA Araştırma Genel Müdürü Bekir Ağırdır ise meseleye Türkiye perspektifinden bir bakış sundu.

Prof. Dr. Nezih Orhon’un moderatörlüğünde yapılan ilk panelde, “Küresel, toplumsal ve bireysel olarak nereye gidiyoruz? Sivil toplum nasıl bir rol üstleniyor? Değişim mi bizi yönlendiriyor, biz mi değişimi?” soruları tartışıldı. Londra, Berlin ve İstanbul’dan katılan konuşmacılar ile küresel değişime yön veren eğilimler ve bu eğilimlere yön veren faktörler, sivil toplumun yurtdışında ve Türkiye’de değişimi şekillendirme özelliği konuşuldu.

Sir Geoff Mulgan, sivil toplumun değişime yön verme konusundaki potansiyelini vurgulayarak şunları söyledi: “Sivil toplum için her şey giderek daha çok zorlaşıyor diyebiliriz. Küresel olarak değişime sebep olacak üç büyük trende bakarsak, bunlar: 1) dijitalleşme, 2) çatışma, milliyetçilik ve agresiyon dünyasına girmemiz ve 3) arzular, daha fazla özgürlük alanı ve eşitlik istememiz gibi.”

“Demokrasi artık insanlar için her dört yılda bir oy vermekten ibaret değil. İnsanlar, her türlü karar alma mekanizmasında etkin rol oynamak istiyor” diyen Mulgan’ın ardından söz alan Fröchlich, sivil toplumun, demokrasi deneyimimizi değiştirme potansiyeline dikkat çekti. “Sivil toplumun değişimi tanımlama ve yaratmadaki rolü”nü sorgulayan Fröchlich, “Demokratikleşme hakkında neyin, nasıl ve kim tarafından tartışılması konusu daha çok tartışılmalı” dedi.

Türkiye’de sivil toplum ve değişim

“Türkiye’de değişime yön veren faktörler nelerdir ve yurttaşlar ile sivil toplum bu faktörleri nasıl etkiliyor?” sorusunu ele alan Bekir Ağırdır, “Türkiye’nin içine sıkıştığı siyasal ve kültürel kimliklere dayalı kutuplaşmalarda, sivil toplumun önemli bir rol oynadığını” belirtti. Bu noktada gençlerin oluşturduğu fırsat alanına dikkat çeken Ağırdır, “Metropollerdeki çoklu hayatın ve dijital dünyanın içine doğan gençlerin zihin yapısı çoğulcu ve tek tip kimliğe karşı. Gençlerin içgüdüsel tercihleri çokluktan yana. Bunun yarattığı fırsat alanı, Türkiye’yi içine sıkıştığı kimlik çatışmalarından, kültürel ve siyasi sıkışmalardan, kutuplaşmalardan çıkarmak için gerekli yollardan biri” diye konuştu. “Kutuplaşma” meselesine sık sık değinen Ağırdır, “kutuplaşmanın, sağırlaşmak ve dilsizleşmek demek olduğunu” söyledi ve ekledi: “Halbuki sorunları aşmanın yolu konuşmaktan, diyalog platformları yaratmaktan geçiyor.”

Doğru bilgi, sivil hareketi güçlendiriyor

Forumun ikinci gününde, Türkiye, ABD ve Hollanda’dan katılan konuşmacılar, dijital dönüşümden destek alarak dezenformasyon karşısında doğru bilgiyi üretmenin, sivil harekete nasıl güç verdiğini tartıştı. “Bilgi kirliliği ve aşırı bilgi yüklemesi, sosyal uyum, demokrasi ve insan hakları ile ilgili karar alma yetimiz nasıl etkileniyor? Sivil toplum, bu ortamda yurttaşlara nasıl destek olabilir? Doğru bilgiyi, dijital dönüşümden destek alarak nasıl üretiriz?” sorularının temel alındığı panelin moderatörlüğünü Doç. Dr. Erkan Saka üstlendi. İkinci günün ilk konuşmacısı Amsterdam Üniversitesi Medya Çalışmaları öğretim görevlisi ve DATACTIVE Araştırma Lideri Stefania Milan, “Bilgi kirliliği ile aşırı bilgi yüklemesi bireyleri, grupları ve toplumları nasıl etkiliyor?” sorusuna cevap aradı. Ardından, panele ABD’nin Virginia eyaletinden katılan Ortak Temeller Merkezi Kurucusu ve Direktörü Andrea Miller, sivil toplumun, dijitalin gücüyle güvenilir bilgi üreterek yurttaşları harekete geçirebilmesinin yolunu anlattı. İkinci günün üçüncü ve son konuşmacı ise Mekanda Adalet Derneği Kurucu Üyesi Yaşar Adnan Adanalı oldu. Adanalı, katılımcılarla, veri aktivizminin sivil mücadeleyi nasıl başarıya taşıyabileceğini tartıştı.

Sivil harekete güç kazandıran araçlar: Sanat, teknoloji ve toplum

Forumun üçüncü ve son gününde ise ABD’den, Nijerya’dan, Türkiye’den ve Hollanda’dan konuşmacılar sivil harekete güç kazandıran araçları ele aldı. Sivil harekete güç kazandıran araçlar olarak sanat, teknoloji ve toplumun incelendiği ilk panelde moderatör, Dr. Sarphan Uzunoğlu’ydu. Sanatsal Aktivizm Merkezi Kurucu Ortağı Steve Lambert, sanatın, ifade ve sivil hareket aracı olması yönünü ele aldı. Güç mekanizmalarını etkilemek için sanat yaptığını ifade eden Lambert, “Doğu Avrupa’daki trans hakları ihlallerini, başka bir ülkedeki yolsuzluk meselelerini sanat yaparak ele alıp, bu meselelerin konuşulmasına, çözülmesine, diyalog unsuru haline gelmesine sanat yoluyla yardımcı olmaya çalıştım” dedi.

IDEO Daimi Uzmanı ve Küresel Aile Planlama Başkanı Dawn Laguens, sivil harekete güç kazandıran araçlardan biri olarak insan merkezli tasarımlara değindi. “Teknoloji ve tasarım odaklı düşünme, sivil hareketi nasıl güçlendirebilir” sorusundan yola çıkan Laguens, bir araç olarak teknolojinin sivil topluma sağladığı faydalardan bahsetti. Nijerya Genç Feminist Akımı Kurucusu Olu Timehin Adegbeye ise Lagos şehrinden bağlandıığı panelde toplumsal katılımın, sivil harekete nasıl yön verdiğini anlattı. Adegbeye, konuşması boyunca, “kapsayıcılık” kavramını sıkça vurguladı ve “dünyada var olan eşitsizliklerin ortadan kalkması için öncelikle kapsayıcılık üzerine çalışılması gerektiğini” söyledi.

Sivil harekete güç kazandıran araçlar: söylem, politika ve hesap verilebilirlik

Forumun üçüncü gününün son konuşmacıları ise ABD’nin Minnesota eyaletindeki İşkence Mağdurları Merkezinde İnsan Haklarında Yeni Taktikler Program Koordinatörü olarak çalışan Emily Hutchison, Amsterdam Merkezli La Strada International’dan Suzanne Hoff ve WomanTV.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Ahu Özyurt oldu. Konuşmacılar, sivil harekete güç kazandıran araçlar olarak hesap verilebilirlik, taktik, politika savunuculuğu ve söylem kavramlarına odaklandı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus