CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu: “19 yılın sonunda Türkiye’yi uyuşturucunun ve insan kaçakçılığının merkezi haline getirdiler”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında konuştu. Mafyayı, Cumhur İttifakı’nın üçüncü ortağı olarak tanımlayan Kılıçdaroğlu, “19 yılın sonunda Türkiye’yi uyuşturucunun ve insan kaçakçılığının merkezi haline getirdiler” dedi.

Toplantıda gündemdeki tartışmalara değinen Kılıçdaroğlu, konuşmasına İsrail ile Filistin arasındaki çatışmalardan bahsederek başladı. Filistin’in bağımsız bir devlet olmasını desteklediklerini belirten Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

“İhvan endeksli bir dış politika Türkiye’nin bölgedeki saygınlığına çok büyük bir darbe vurdu”

“Dünyada savaşlar olmasın. Çocuklar, insanlar, kadınlar ölmesin. Mescid-i Aksa’da sabah namazından sonra Filistinliler’e yapılan saldırı asla kabul edilemez. 300’e yakın insan hayatını kaybetti. İsrail’in yaptığı bir katliamdır. Filistinliler ne istiyor? İşgal edilmiş topraklarını geri almak istiyorlar. Bağımsız bir devlet olmak istiyorlar. Beni üzen İslam dünyasındaki parçalanma. Kendi ülkesinde barıştan söz edip, Filistin’de yapılan katliama sessiz kalan dünya. Filistin’in bağımsız bir devlet olarak ortaya çıkması en büyük arzumuzdur. Üzülerek bir şeyi daha ifade etmek isterim: İhvan endeksli bir dış politika Türkiye’nin bölgedeki saygınlığına çok büyük bir darbe vurdu.”

“AVM’ler açık, çay bahçeleri kapalı”

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) koronavirüs salgını sürecini yönetemediğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “AVM’ler açık, çay bahçeleri kapalı. Allah bunlara akıl fikir versin. Salgın döneminde diğer ülkelerin yaptığı gibi vatandaşına hibe vereceğine, IBAN numarası dağıtıp vatandaştan para topladılar. Hani Türkiye zengindi? Hani kasalar tıka basa dövizle doluydu? 2020’nin ilk dokuz ayında 107 bin hanenin elektriği kesildi. 107 bin hanenin elektriğini kesmek ne demektir?” dedi. 

“Bu milletin onuruyla oynamayın”

Kılıçdaroğlu, Turizm Bakanlığı tarafından, ülkeye turist çekmek için hazırlanan ve eleştirilerin ardından silinen videoyu hatırlattı:

“Benim görevim sizlere doğruları anlatmak. Biliyorum, ‘128 milyar dolar nereye gitti?’ sorusundan rahatsız oluyorlar. Böyle bir devlet yönetimi cumhuriyet tarihinde hiç olmadı. ‘Ben maske takıyorum, sen keyfine bak’ diye reklamlar yaptılar. Bari bu milletin onuruyla oynamayın. Devlette liyakat sistemini yerle bir ettiler. Ekonomik ve siyasal bir buhranla vatandaş karşı karşıya iken saraydakiler keyif içinde yaşadı ve yaşıyor. Saray ile Türkiye arasında 180 derece fark var.”

“AK Parti, MHP ve yeraltı dünyasının çeteleri”

Kılıçdaroğlu, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in yayınladığı videoların ardından gündeme gelen mafya-siyaset ilişkilerine dair de konuştu. Yeraltı dünyasının çetelerini, Cumhur İttifakı’nın üçüncü ortağı olarak tanımlayan Kılıçdaroğlu, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Sedat Peker’le olan ilişkisini hatırlattı:

“Bir gerçek ortaya çıktı. Cumhur İttifakı’nın üçüncü ortağı çıktı. AK Parti, MHP ve yeraltı dünyasının çeteleri. Diyecekler ki, ‘Nereden çıktı mafya, nasıl oldu da üçüncü ortak olur?’ anlatacağım. Meşru bir partinin genel başkanı, yeraltı dünyasının liderini hapishane ve hastanede ziyaret edip onun için özel af çıkarılması için çalışırsa, onun taleplerine iktidar partisi boyun eğerse ve hapishaneden çıkarırsa, bu kişi üçüncü ortak olur mu olmaz mı? Güçlerini siyasi iktidardan alıyorlar.”

“19 yıldır devleti yönetiyorlar. 19 yılın sonunda Türkiye’yi uyuşturucunun ve insan kaçakçılığının merkezi haline getirdiler. Bu hale gelmişse arkasında siyasi bir güç vardır” diyen Kılıçdaroğlu, uyuşturucu ve insan kaçakçılığına ilişkin bazı örnekler verdi:

“Kocaeli’de 540 kilo kokain yakalandı. Kime gidiyordu bu?”

“Kolombiya’dan Türkiye’ye gelen bir gemi var. 5 ton kokain yakalanıyor. Türkiye’de hangi adrese gelecekti bu? Bunu sormayan ortaktır, siyasi desteği vermiştir. Mersin Limanı’nda bir gemi yakalanıyor. 615 kilo kokain, duyan oldu mu? Hangi adrese gelecekti, sahibi kim? 25 Ağustos 2020’de Kocaeli’de 540 kilo kokain yakalandı. Kime gidiyordu bu? Niye üstü örtülüyor? Arkasında siyasiler olduğu için.

“Yeraltı çetelerinin ardında siyasi destek olursa kimse bunlara dokunamaz”

“Yeraltı çetelerinin ardında siyasi destek olursa kimse bunlara dokunamaz. Yeraltı dünyasının aktörleri dünyanın gelirini elde ederler, beş kuruş vergi vermezler. Elde ettikleri gelirleri meşru bir ülkenin bankasına yatıramazlar. Bunlar paraları nerede tutuyorlar? Vergi cennetlerinde. Bunlar da ahlak, adalet var mı? Yok. Kim ortağı bunların? Mafya bunların ortağı.”

“Onlara göre koskoca bakan, o da milleti soymuş ne olacak ki?”

“Bir bakan getirdiler. Ticaret bakanı, kocası ile bir şirket kurdu. Başladılar dezenfektan satmaya. Nüfuz ticareti diyoruz biz buna. Suçtur bu. Kim dinleyecek bunu? Onlara göre koskoca bakan, o da milleti soymuş ne olacak ki? Şimdi araştırma önergesi verdik bu bakan ile ilgili olarak. Adım gibi eminim, AK Parti ve MHP’li vekiller ‘Gerek yoktur’ diyecektir. İnşallah yanılırım.

“1 milyon dolar rüşvet alanı büyükelçi yaptılar”

“Nüfuz ticareti kullanan, birisi de bakanlık yaptı. Çikolata kutuları içinde rüşvet aldı. Öbürü 1 milyon dolarlık rüşvet aldı. Bunları büyükelçi yaptılar. Akıl, mantık, adalet, inanç, iman, din nerede bunlarda? Rüşvet alan birisini sen büyükelçi atıyorsun. Yeraltı dünyasından alıyor bu elçiyi? Sen büyükelçinin ne demek olduğunu biliyor musun? Arabasında Türk bayrağı taşıyacak, Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil edecek bu kişi. Mafya ile kol kola girerseniz bu tablo ortaya çıkar.”

“128 milyar doları kime sattığını kimse bilmiyor. Mafyadan ne farkı var?”

“Bir ülkenin hazine ve maliye bakanını düşünün. Kanunlara aykırı olarak 128 milyar doları satıyor. Kime sattığını kimse bilmiyor. Mafyadan ne farkı var? Hesabını soran var mı? Yok. Soruyu soruyoruz, niye soruyorsunuz diyorlar. E, vatandaşın hakkını kim savunacak? Biz savunacağız.”

“Sözüm söz, ortaya çıkaracağız”

Mafyanın bir başka özelliği daha var. Devleti yönetenleri ele geçirmeye çalışır. Yeri gelir para verir, yeri gelir başka şeyler yapar. Zindaşti denilen birisi vardı. Uyuşturucu ticareti yapıyordu. Cumhurbaşkanının başdanışmanı ile ilişkileri çok iyiydi. Hapse giren kişiyi telefon edip, hapisten çıkardı. Niçin üçüncü ortak diyoruz? İşte bu yüzden. İktidar partisini ve onun küçük ortağını ne kadar finanse etti bilmiyoruz ama sözüm söz, bunları ortaya çıkaracağız”.

“Hazine ve maliye bakanı istifa ederken önemli bir cümle kullandı. ‘At izi it izine karıştı’ dedi. ‘Kanunsuzluk o boyutlara ulaştı ki ben işin içinden çıkamıyorum’ demektir bu. Bu yeraltı dünyasının çeteleri ile birlikte hareket etmektir. Devleti yönetenlerin adil olması lazım, kul hakkı yememesi lazım. Her kuruş verginin hesabını vermesi lazım. Ahlaklı olmaları lazım. Eğer devleti yöneten kişi mal varlığı dolayısıyla bir başka ülke tarafından tehdit ediliyor ve sesini çıkaramıyorsa o kişi yeraltı dünyasına teslim olan kişidir.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus