Yeni Zelanda Dışişleri Bakanı Nanaia Mahuta: “Avustralya ve Çin arasındaki öfke fırtınasının bizi içine alması sadece bir an meselesi”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Yeni Zelanda Dışişleri Bakanı Nanaia Mahuta, ülkenin Avustralya ile Çin arasındaki gerilimin tam ortasında kaldığını belirterek bunun Yeni Zelanda’yı kolayca etkisi altına alabileceğini söyledi. Mahuta, “Avustralya ile Çin arasında olup bitenleri görmezden gelemeyiz ve biz bu iki ülke arasındaki fırtınanın tam ortasındayız. Bu nedenle dürüstçe belirtmeliyiz ki bu öfke fırtınasının bizi içine alması sadece bir an meselesi” diye konuştu.  

İngiliz The Guardian gazetesine konuşan Yeni Zelanda Dışişleri Bakanı Nanaia Mahuta, ülkesinin Avustralya ile Çin arasında arpa ithalatıyla başlayan ve Pekin’in Uygur Türkleri’ne yönelik uygulamalarına Avustralya tarafından verilen tepkilerle devam eden gerilimin tam ortasında kaldığını belirterek, Yeni Zelandalı ihracatçılara Pekin’den bir “öfke fırtınasının” gelmesinin an meselesi olduğu konusunda uyarıda bulundu. “Pekin’den gelebilecek her türlü öfke fırtınasına karşı ihracatçıların hazırlıklı olması ve gerekiyor” diyen Mahuta, Çin ile yaşanabilecek potansiyel sorunlar karşısında Yeni Zelandalı ihracatçılara ilişkilerini “çeşitlendirmelerini” tavsiye etti.

Çin, Yeni Zelanda’nın toplam ticaretinin 33 milyar dolarından fazlasını ve ihracatının da yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyor. Yeni Zelanda’nın Çin’e ticaret bağımlılığı olduğunu belirten Dışişleri Bakanı Mahuta, “İhracatçılara açık bir şekilde dikkatli olmaları gerektiğini söylüyorum. Alternatif yolları düşünmeleri gerekir. Ticarette meydana gelebilecek herhangi bir darbeye hazırlar mı?” dedi. 

İşçi Partili Başbakan Jacinda Ardern tarafından yönetilen Yeni Zelanda, ticari kaygılar sebebiyle Çin ile ilişkilerini iyi tutmaya çalışıyor ancak Çin’in insan hakları ihlallerine karşı da sessiz kalmamayı tercih ediyor.

Mayıs ayının ilk haftasında Yeni Zelanda Parlamentosu’nda yapılan oylamada, Çin’in Doğu Türkistan’da Uygurlar’a karşı ciddi insan hakları ihlalleri yaptığı oybirliğiyle kabul edilmiş ancak Ardern hükümetinin itirazı nedeniyle Çin’in politikaları “soykırım” olarak değil “ağır insan hakları ihlalleri” olarak nitelendirilmişti.

Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern, daha önce Çin ile ilgili yaptığı bir açıklamada “Çin ile insan hakları konusunda uzlaşmak giderek zorlaşıyor. Çin’in hem Sincan hem de Hong Kong’daki eylemleri hakkında ciddi endişelerimiz var” demişti.  

Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinpig

Dışişleri Bakanı Mahuta ise “Açık olmak gerekirse, Yeni Zelanda Beş Göz (Five Eyes: İngiltere, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda ve ABD’nin oluşturduğu ve dünyada meydana gelen siyasi, ekonomik, askeri her gelişmeyi bu ülkelerin çıkarlarına uygun şekilde değerlendirip düzenlemeyi amaç bir istihbarat ve gözetleme ittifakı) arasındaki ilişkilere değer veriyor. Bu sistem bize, belirli konularda güvenilir müttefiklerle çalışabileceğimiz güvenlik ve istihbarat sağlıyor. Ancak insan hakları bu sistemin çok daha üstündedir ve insan hakları konusunda nerede durduğumuzu göstermek için Beş Göz’e ihtiyacımız yok” dedi. 

Yeni Zelanda’nın ticari ilişkilerinde Çin’e eşdeğer bir kaynağa sahip olmadığını belirten Yeni Zelandalı uluslararası hukuk profesörü Alexander Gillespie“Yeni Zelanda’dan alabileceğiniz her şeyi başka bir yerden alabilirsiniz. Çin bu alandaki savunmasızlığımızı biliyor ve bence açıklamalarımıza bakılırsa hükümet de bu kırılganlığın bilincinde” diye konuştu.  

Derleyen: Meryem Zelal Direkçi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus