HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar: “AKP ‘yeni Susurluk masasını’ kurup yeni ortaklar edindi, bunları birleştiren ortak nokta Kürt düşmanlığı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, partisinin bugünkü (1 Haziran) grup toplantısında konuştu. Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in açıklamaları ve hükümet yetkililerinin buna ilişkin cevaplarını değerlendiren Sancar, erken seçim çağrısı yaptı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, katıldığı bir televizyon programında Türkiye’de işkence olmadığını belirtmesini eleştiren Mithat Sancar konuya ilişkin şunları söyledi: “İşkenceler diz boyu. Sadece son beş yılda Af Örgütü’nün yayınladığı raporlara bakarsanız işkencenin nasıl rutin bir idari ve yargısal, polisiye bir işlem olduğunu görürsünüz. Van’da helikopterde yapılan işkence sonucu hayatını kaybeden Servet Turgut, işkencenin en vahşisine maruz kaldı ve katledildi. Bunun faili bellidir ve faili meçhul bir durum söz konusu değildir. Bu cinayetlerin ve işkencelerin hepsinin failleri iktidar ve yargı tarafından korunup kollanmaktadır. Dolayısıyla siyasi sorumluluğu da bu iktidardadır. Bu iktidar bütün bu insanlık suçlarından sorumludur, hesabını da mutlaka verecektir.”

“Kaçakçılık arıyorsanız Venezüela’ya, Kıbrıs’a, Suriye’ye bakın”

Kaçakçılık tartışmalarına da değinen Mithat Sancar, “Sivilleri hedef alan saldırılardan sonra yapılan resmi açıklamalar, kaçakçılık gerekçesinin arkasına saklanıyor çoğu zaman. Oysa vurulanların epeyce bir kısmı sınırda bile değil, şehrin merkezinde. Kaçakçılık suçunu kim işliyor? Kürtler mi yoksa bu iktidarın kendisi ve kolladığı çeteler, mafyalar mı işliyor bu suçları? Halkımız için kaçakçılık dedikleri, yoksul halkın geçim kavgasından başka bir şey değil. Sınırın diğer tarafında akrabalar var. Aynı halklar yaşıyor. Ziyaretlerinde beraberinde birkaç basit eşya getiriyorlar ve bunlara kaçakçı muamelesi yapıyorlar. Buradaki politika halkı aç ve yoksul bırakıp iktidara bağımlı hale getirmektir. Kaçakçılık, uyuşturucu ticareti, silah ticareti mi arıyorsunuz? O zaman Kürt halkının geçim derdi için getirdiği basit eşyalara bakmayın. Venezüela’ya, Kıbrıs’a, Kolombiya’ya, Suriye’ye yolladığınız TIR’lara bakın. Yoksul köylülerin katırlarına değil gemiciklerinize, TIR’larınıza, uçak filolarınıza bakın” diye konuştu.

“Çözüm, demokratik çözümdür”

Mithat Sancar, birçok silah ve uyuşturucu ticaretinin yasadışı yollarla beslenen çeteleri finanse etmek için kullanıldığını belirterek, “İnkar, imha ve savaş politikaları ile Kürt sorununa yaklaşan iktidarlar, bu politikaları finanse etmek için bütçenin açık ya da örtülü kaynaklarıyla yetinemiyorlar. Hukuk dışına çıktıklarında devletin nizami güçleriyle bu politikaları yürütmeyi istemiyorlar çünkü işlenecek suçlar ve işlenmiş suçlar çok büyük. Gerektiğinde bunların sorumluluğundan kaçmak için paramiliter güçleri devreye sokuyorlar ve bunların hepsinin finanse edilmesi gerekiyor. Bu politikalar böylece ülkenin her tarafını çürütüyor. Çözüm, demokratik çözümdür. Burada anlaştığımızda ahtapotun diğer kollarına kolayca uzanıp etkisiz hale getiririz” şeklinde konuştu.

“AKP ‘yeni Susurluk masasını’ kurup yeni ortaklar edindi”

Sancar sözlerine şöyle devam etti: “2015 konsepti şimdi yürürlükte. Buraya çözüm sürecinde masanın AKP tarafından devrilmesiyle geldik. Bunun yerine AKP ‘yeni Susurluk masasını’ kurup yeni ortaklar edindi. Bunları birleştiren tek ortak nokta Kürt düşmanlığı. Devletin bütün kurumları, savaş politikalarına göre yeniden biçimlendirildi. Süleyman Soylu çıkıp konuştuğunda, bu ifşahatların hepsini itirafa dönüştürmüş oldu. Hiçbir açıklama, gerekçe, kendini temize çıkaracak hiçbir şey söyleyemiyor. Sedat Peker’in hitap ettiği kişiler açıklama yaptıkça bu ithamları itirafa dönüştürüp bize saldırıyorlar. Yaptıkları her açıklama ile aleyhlerinde delil oluşturuyorlar. Kendi sözleriyle ve bizim mücadelemizin sonunda yargılanacaklar, hesap verecekler.”

Vicdanlı ve adalete bağımlılığını sürdüren hukukçular var, onları cesaretlendirmemiz gerekiyor”

Sorunların nasıl çözülebileceğini de aktaran Mithat Sancar, siyasi partilere ve meslek odalarına büyük sorumluluk düştüğünü vurguladı: “Bu karanlık dönemden çıkış mümkündür. Ortak demokrasi mücadelesinde herkese görev düşüyor. Özellikle başta barolar ve hukuk örgütleri olmak üzere demokratik kitle örgütleri, emek meslek örgütlerine görevler düşüyor. Parlamentoyu da harekete geçirmeye çalışacağız ama iktidar engelliyor. Bunun için bir toplumsal ortak mücadeleye ihtiyaç vardır. Yargıyı da harekete geçirmek için uğraşacağız ama bunun çok kolay olmadığını biliyoruz. Elbette vicdanlı ve adalete bağımlılığını sürdüren hukukçular var. Onları cesaretlendirmemiz gerekiyor. Cesaretin kaynağı da halkın, toplumun onlara sahip çıkacağını görmeleridir.”

“Daha etkili çözüm, erken seçimi dayatmaktır”

Mithat Sancar konuşmasının sonunda erken seçim talebini iletti ve bu çağrıyı kuvvetli şekilde sahipleneceklerini açıkladı: “Bir maddemiz daha var: ‘Erken seçim.’ Sadece bir bakan ya da adı geçen üç-beş kişinin istifa etmesi, bütün çabaların oraya odaklanması bu sistemin yeniden üretilmesini kolaylaştırır. Sadece birkaç arızayı gidermiş olursunuz. Onlar istifa etmeyecek ve ihtiyaç duyduklarında birbirlerini satacaklar, bunları biliyoruz. Daha etkili çözüm, erken seçimi dayatmaktır. Bunu toplumun çok büyük bir çoğunluğunun, demokrasi güçlerinin kuvvetli şekilde erken seçim talebini sahiplenmeleriyle sağlayacağız. Ancak bu şekilde toptan istifa ettirebiliriz. Bizler milyonlarız. İşçiyle, esnafla, gençlerle, kadınlarla, çiftçilerle, Kürt’üyle Türk’üyle biz halkız.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus