“Zihin gözü körlüğü” nedir? – Bilim insanları: “Dünya genelinde istemli olarak zihinsel görüntüler üretemeyen çok sayıda kişi var”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İngiltere’deki Exeter Üniversitesi’nde bilişsel alanda uzmanlaşmış İngiliz nörolog Dr. Adam Zeman ve meslektaşları görme, algı ve hafıza arasındaki bağlantıyı daha iyi anlayabilmek için afantazi ve hiperfantaziye sahip kişiler üzerinde yeni bir çalışma yapmaya başladı. Dr. Zeman bu durumla ilk kez 2005 yılında, cerrahi operasyon geçiren bir hastasının görsel hayal gücü yeteneğinin kaybolduğunu, anları ve görüntüleri gözünde canlandıramadığını söylediğinde karşılaştığını belirtti. 

Bilim insanı Dr. Adam Zeman ve meslektaşları, istemli bir şekilde zihinsel görüntüler üretememe durumuna sahip 16 bin kişi ile karşılaştıklarını ve “afantazi” olarak adlandırılan zihinsel görüntüler üretememe durumunu birçok insanın yaşadığını, “hiperfantazi” olarak adlandırılan ve zihinsel görüntüler üretebilen birçok kişinin olduğunu söyledi. 

Dr. Adam Zeman

“Bazı insanlar anıları-düşünceleri zihin gözünde canlandıramıyor”

Dr. Zeman, 2005 yılında afantazi yeteneğinin olmadığını belirten kişinin geçirdiği küçük kalp ameliyatından sonra hayali görme yetisini kaybettiğini söyledi. (Hasta mahremiyetini korumak için ismini vermek istemeyen Dr. Zeman, hastasından MX olarak bahsediyor) Dr. Zeman, “MX insanları veya nesneleri düşündüğünde onları gözünde canlandıramıyor. Ancak buna karşılık görsel hafızası sağlam. Örneğin MX, eski Başbakan Tony Blair‘in gözlerinin ne renk olup olmadığını söyleyebilir2010 yılında MX’in bir benzeri durumunda olan birine rastladım ve daha sonra Discover dergisi için bununla ilgili bir köşe yazısı yazdım. Makalenin yayınlanmasının ardından aynı durumda olan ancak MX’ten dikkate değer bir şekilde ayrılan kişilerden e-postalar aldım. Aslında bu insanlar en başından beri görsel hayal gücüne sahip değildi” dedi. 

Dr. Zeman, afanteziyi daha iyi anlamak adına New York Times’ta çalışan muhabirlerle de benzer bir anket çalışması yaptığını söyledi. Dr. Zeman, ankete katılan muhabirlerin de MX gibi gördüklerini hatırlamakta çok az zorlandıklarını ve çimin renginin mi yoksa çam ağacının renginin mi daha koyu olduğu sorulduğunda doğru cevabı verdiklerini söyledi. Dr. Zeman ve meslektaşları, hiperfantaziye sahip kişilerle temasa geçerek, hiperfantazinin aslında aktif bir hayal gücünün ötesinde, yoğun ve güçlü bir vizyon olduğunu söyledi. 

“İnsanların yüzde 2,6’sı hiperfantaziye ve yüzde 0,7’si afantaziye sahip”

Dr. Zeman ve meslektaşları yaptıkları anket sonuçlarına göre insanların yüzde 2,6’sının hiperfantaziye ve yüzde 0,7’sinin afantaziye sahip olduğunu tahmin ediyor. Dr. Zeman ve 2005’ten beri zihinsel imgelem üzerine çalışan New South Wales Üniversitesi‘nde bilişsel bir sinirbilimci olan Dr. Joel Pearson, aşırı zihinsel imgelem yaşayan çok daha büyük bir grubu inceliyorlar.  Dr. Zeman ve Dr. Pearson tarafından yapılan anketlere şimdiye kadar, 150 binden fazla kişi katıldı ve 20 bini aşkın kişinin afantaziye sahip olabileceği belirtildi. 

Kanada’nın Ontario eyaletinde yaşayan Thomas Ebeyer, Dr. Zeman tarafından araştırılan orijinal afantaziye sahip kişilerden biri. Ebeyer, “Bu gerçekten küresel bir insan olgusu. Madagaskar’dan Güney Kore’ye, Kaliforniya’ya kadar çok sayıda insan afantaziye sahip. Sizden en sevdiğiniz şarkıyı hayal etmenizi veya düşünmenizi isteseydim, birçoğunuz müziği zihninde duyabilirdi. Oysa ben bunu yapamam” dedi. 

Dr. Thomas Ebeyer

Bu tür anketler bilgilendirici olsa da Dr. Pearson, gönüllülerin kendilerine puan vermesine bağlı olarak insanların zihinlerine yalnızca kaba ve öznel bir bakış sunabileceğini belirterek, “Senin üçünle benim dördüm aynı olabilir” dedi. 

“Zihin gözünün, deneyimlerimiz tarafından üretilen hem olumlu hem de olumsuz duyguları güçlendiren bir görevi var”  

Yapılan çalışmaya göre zihin gözü deneyimlerimiz tarafından üretilen hem olumlu hem de olumsuz duyguları güçlendiren bir görev görüyor. Afantazisi olan insanlar, deneyimlerinden benzer duyguları hissedebilirler ancak bunları daha sonra zihinsel imgeleme yoluyla zihinlerinde canlandıramazlar. 

Araştırma sonuçları, afantazi ve hiperfantaziye yol açan şeyin zihinsel görüntülerin birbiriyle iletişim kuran beyin bölgelerindeki bir ağdan kaynaklandığını ortaya kondu. Beynin ön kısmındaki karar verme bölgeleri, normalde gözlerden gelen bilgiyi anlamlandırmak için beynin arka tarafına sinyaller gönderir. Yukarıdan aşağıya doğru gönderilen sinyallerle orada olmayan görüntülerin üretilmesine olanak sağlar. 

Dr. Zeman ve meslektaşları afantazili 24 kişinin ve hiperfantazili 25 kişinin ve hiperfantazi veya afantaziye sahip olmayan 20 kişinin beynini taradı. Taramalar sonucunda hiperfantazisi olan insanların beynin ön ve arkasını birbirine bağlayan bölgelerde daha güçlü aktiviteye sahip olduğu ve beynin ön tarafındaki karar verme bölgelerinden arkadaki görsel merkezlere daha güçlü sinyaller gönderebildikleri ortaya kondu. 

Bir şeyleri zihinlerinde canlandırmaya alışık olanlar için, afantazi bir eksiklik gibi algılanabilir. Ancak Dr. Zeman’ın araştırması durumun aslında bunun tam tersi olduğunu gösteriyor. Aslında, afantazinin hiperfantaziye göre bazı avantajları bile olabilir. Esasında hiperfantazi, sahte anılara yol açabilecek kadar gerçek görünen anılar veya görüntüler oluşturabilir. Öte yandan afantaziye sahip kişiler ise travmatik deneyimlerini yeniden zihinlerinde canlandıramadıkları için anılarının yüklerini taşımak zorunda kalmazlar.

Kaynak: New York Times 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus