CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu: “İzmir benzeri provokasyonlar her yerde olabilir, kimse provokasyonlara pabuç bırakmasın”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında konuştu. Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Başkanlığı’na düzenlenen silahlı saldırıya tepki gösteren Kılıçdaroğlu,Bu kişi 2016’dan bu yana psikiyatride tedavi görüyor. Peki buna sağlam raporunu kim verdi? Psikolojik sorunları olan birinin eline silahı nasıl tutuşturuyorsunuz? diye sordu. Kılıçdaroğlu, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünkü (21 Haziran) kabine toplantısı sonrasında açıkladığı koronavirüs önlemlerine ilişkin olarak ise “Sanattan, sanatçıdan ve müzikten rahatsız olan Erdoğan’ı gençlere teslim ediyorum” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasındansatırbaşları şöyle:

“Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti için milli güvenlik sorunudur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın Azerbaycan dönüşü uçakta gazetecilere yaptığı açıklamayı değerlendiren CHP lideri, “13 gazeteci var uçağında, 13 gazeteciden birisi Allah rızası için 83 milyonun merak ettiği soruyu soramıyor. İki gazeteci havuz medyadan değil, farklı yerden ama onlar da soru soramıyor, bir daha uçağa almaz diye. 1915 olaylarıyla ilgili, ‘Bunu soracağım’ diyordu, soramadı. Masa üzerinde Türkiye’nin terörle mücadelesini anlatıyor. Sormadı, soramaz zaten. Erdoğan egemen güçlere teslim olmuştur. Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti için milli güvenlik sorunudur. ’10 bin dolar rüşvet alan kim’ diye sordunuz mu? Bir gazeteci bu soruyu soramıyor. Gazetecilik yapamıyorlar. Kalemini, düşüncesini satan insandan gazeteci olamaz. Şimdi ben soruyorum, 10 bin doları da soruyorum. Çık adam gibi cevap ver, cevap vermezsen adam değilsin. Feministler kızacak ama ne yapayım? Bulunduğu pozisyon itibariyle yolsuzluklarla mücadele etmesi, Türkiye’nin çıkarlarını savunması lazım. Yolsuzlukla mücadele etmiyor, üzerini örtüyor ve yolsuzluklardan besleniyor, Türkiye’nin çıkarlarını savunmuyorsa oradan ayrılması lazım” diye konuştu.

“Yargının bu kadar kirlendiğini, devre dışı bırakıldığını hiç görmemiştim”

Kılıçdaroğlu konuşmasına şöyle devam etti:

Mafya ile siyasi ilişkileri götüren bir TV yorumcusu açıklama yapıyor. ‘İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya masum olduğuna inandığım binlerce kişinin dosyasını götürdüm. Araştırmalar yapıldı, hepsi görevlerine iade edildi. Hâkim misin, savcı mısın, avukat mısın sen? Hangi dosyalar bunlar? FETÖ borsası dediğimiz bunlardır işte. Süleyman Soylu bunları bedava mı yaptı? Yargının bu kadar kirlendiğini, devre dışı bırakıldığını hiç görmemiştim. Bir de OHAL Komisyonu var, bu adamı getirin hepsini serbest bırakacak. Harp Okulu öğrencilerinin ne suçu var? Paraları yok, paraları olsa verecekler, üç gün içinde çıkacaklar.”  

“Çifter çifter maaş alan beslemelerin var rahatsız olmuyorsun ama müzikten rahatsız oluyorsun”

Dünkü kabine toplantısının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı yeni koronavirüs önlemlerine de değinen Kılıçdaroğlu, “Erdoğan müzikten rahatsız olmuş. Çifter çifter maaş alan beslemelerin var rahatsız olmuyorsun ama müzikten rahatsız oluyorsun. 10 bin dolar alan siyasetçi var bundan rahatsız olmuyorsun müzikten rahatsız oluyorsun. Baba oğul işsizlikten yüz yüze bakamıyor, müzikten rahatsız oluyorsun. Sanattan, sanatçıdan ve müzikten rahatsız olan Erdoğan’ı gençlere teslim ediyorum. Önümüze sandık gelecek, gençler gereğini yapacak” dedi.

“Sadece kendimiz için değil bizim gibi düşünmeyenler için de demokrasi istemeliyiz”

Kılıçdaroğlu, HDP’ye açılan kapatma davasına ilişkin olarak ise şunları söyledi: “Siyasi partileri kapatmak, onları farklı şekillerde topluma tanıtmak veya terör örgütleriyle onları bağlantılandırmak asla doğru değil. Varsa böyle bir şey elbette ki devletin savcıları, polisi, güvenlik görevlileri devreye girerler. Bu ülkede saygın hkimler varsa gerekli kararı verirler. Ama bu iş bir siyasi talimatla yapılırsa o doğru değil. Haksızlık kime yapılırsa yapılsın haksızlığa karşı çıkmak insan olarak bizim temel görevimizdir. Biz haksızlığa karşı durmak istiyoruz.  Demokrasilerde en büyük hakem halktır. Oy veriyorsa mesele yok, vermiyorsa zaten tarihin çöp sepetine atılırsınız. Bu konuda hepimizin duyarlı olması lazım, demokrasi konusunda. Sadece kendimiz için değil bizim gibi düşünmeyenler için de demokrasi istemeliyiz.”

“İzmir benzeri provokasyonlara pabuç bırakmayın”

Geçen hafta Gaziantep’te düzenledikleri CHP Belediye Başkanları Çalıştayı’ndaki konuşmasında belediye başkanlarını olası provokasyonlara karşı uyardığını belirten Kılıçdaroğlu, HDP İzmir İl Başkanlığı’na düzenlenen saldırıyı da hatırlatarak şöyle devam etti: “Belediye başkanı arkadaşlarıma şunu da söyledim. Provokasyonlara hepiniz hazırlıklı olun. İzmir benzeri provokasyonlar her yerde olabilir. Sizden en büyük isteğim kentin seçimle gelen belediye başkanı olarak halkı sükûnete davet etmenizdir. Provokasyonlara pabuç bırakmayın. Bu kişi 2016’dan bu yana psikiyatride tedavi görüyor. Peki buna sağlam raporunu kim verdi? Psikolojik sorunları olan birinin eline silahı nasıl tutuşturuyorsunuz? Herhalde savcılar bunu da inceleyecektir. Sizin iradenizle geleceğiz, Türkiye’yi aydınlığa kavuşturacağız, hiç şüpheniz olmasın.”

“Suriye’de ve bütün Ortadoğu’da barışı sağlayacağız”

İktidara geldiğinde ilk görevlerinden birinin Suriyeliler’i “kardeşçe” evlerine göndermek olacağını belirten Kılıçdaroğlu, “Antep’te sigortasız, vergisiz Suriyeliler çalıştırılıyor. Bir kısmı da şikayetçi. ‘Asgari ücretle çalışıyorum, ev kiraları çok yükseldi, biz nasıl geçineceğiz’ diyor. Buradan bütün vatandaşlarıma sesleniyorum. İktidar olduğumuzda ilk yapacağımız işlerden biri Suriyeliler’i Suriye’ye kardeşçe göndermek olacaktır. Irkçılık yapmıyorum, onların evlerini yollarını, köprülerini, hastanelerini hepsini yapacağız. Avrupa Birliği finanse edecek. Suriye’de ve bütün Ortadoğu’da barışı sağlayacağız” dedi.

“Biz devleti yönetenin malvarlığından tehdit edilmesini içimize sindiremeyiz. Sen o sorunun yanındasın”

CHP lideri, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bugünkü grup toplantısında “Kılıçdaroğlu kimin yanındadır? Bölücüğü mü destekliyor yoksa Türkiye’nin yanında mı yer alıyor?” sorusuna ise şu karşılığı verdi: “Önemli bir soru, ben ve arkadaşlarımız ve bütün dostlarımız Türkiye’nin birliğinden ve bütünlüğünden yanayız. Biz, şanlı ordumuzun tank palet fabrikası Katar ordusuna peşkeş çekilirken itiraz eden, sen alkışlayan kişiydin. Biz kendi vatan topraklarını ve Süleyman Şah Türbesi’ni ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti bayrağını kaçıp, toprağı düşmana teslim edenlerden yana değiliz. Biz şanlı bayrağımızı bir hafta içinde yerine dikmekten yanayız. Peki sen? Kaçanları, bayrağı indirenleri alkışladın. Kim bölücü, kim milliyetçi, kim ülkücü? Biz devleti yönetenin malvarlığından tehdit edilmesini içimize sindiremeyiz. Sen o sorunun yanındasın. Biz haramdan yana değiliz, her ay 10 bin dolar alan siyasetçiyi hiç merak etmedin mi? Bir esnafın, garibanın derdini dinledin mi, elini sıktın mı hiç? Sen bir yerden, 10 yerden maaş alanları alkışlıyorsun. 83 milyon Londra’daki bir avuç tefeciye hizmet eder hale geldi. Türkiye’nin mali bağımsızlığını düşündün mü? Düyun-u Umumiye gibi Borçlar Genel Müdürlüğü kuruldu biliyor musun? Hangi ülke 250 bin dolara vatandaşlığını pazarlar? Bu mudur milliyetçilik? Bayrağı indirip kaçacaksın, dönüp bana soracaksın.”  

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus