Boğaziçi Üniversitesi’nde Melih Bulu ekibi Senato’da mükerrer oy kullanarak yönetim kurulu üyesi seçti: “Buradan karar çıkmazsa istediğimiz gibi öğretim üyesi alırız”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Boğaziçi Üniversitesi’nin atanan rektörü Prof. Dr. Melih Bulu ve Bulu’nun atadığı yöneticiler, Senato toplantısında mükerrer oy kullanarak Üniversite Yönetim Kurulu (ÜYK) üyesi seçti. Üniversitenin akademisyenleri yaşananlara “Seçilmiş senatörlerimizin iradesi hiçe sayıldı” diyerek tepki gösterdi.

Boğaziçi Üniversitesi’nde dün (23 Haziran) yapılan Senato toplantısında, Bulu’nun atadığı yöneticiler mükkerrer oy kullandı. Seçilmiş senatörlerin oy kullanmayı reddettiği toplantıda, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün atanmış müdürü Haluk Özener, mükerrer oylarla ÜYK üyesi seçildi.

Daha önceki Senato toplantılarında, birden fazla koltuğu işgal ettikleri için birden fazla oy kullanmakta ısrar eden yöneticiler, seçilmiş senatörlerin tepkisini çekmişti. Dün yapılan toplantıda da, ÜYK üyesi seçimi sırasında atanmış yöneticilerin mükerrer oy kullanmakta ısrar etmesi üzerine, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün atanmış müdürü Haluk Özener hariç diğer adaylar adaylıktan çekildi. Dokuz senatör bu şartlarda oy kullanmayacaklarını beyan etti. Kapalı oy ile yapılan seçimde Özener, ÜYK üyesi seçildi. Üniversitenin akademisyenleri seçimi “gayri meşru” olarak nitelendirdi.

“Buradan karar çıkmazsa hocayı istediğimiz gibi alırız”

Senatörlerin aktardığına göre yönetim, yeni kurulan fakültelere öğretim üyesi alımına ilişkin “gerekirse YÖK’ün asgari kriterleri ile öğretim üyesi alınabileceğini” belirtti ve “Eğer buradan karar çıkmazsa, biz hocayı istediğimiz gibi alırız” dedi.

Üniversiteye atandığında kendisiyle birlikte çalışacak öğretim üyesi bulmakta zorlandığı düşünülen Bulu, daha sonra yardımcılığına atadığı kişileri başka pozisyonlarda da “vekâleten” görevlendirmeye başlamıştı. Fizik profesörü Naci İnci, rektör yardımcılığına atanmasının ardından Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü’ne vekâleten atanmış, daha sonra Fen Bilimleri Enstitüsü’nün de müdürü olmuştu. Naci İnci, rektörlük ekibinde birden fazla şapkaya sahip olan tek kişi değil. Rektör yardımcısı olduktan sonra Öğrenci İşleri Dekanlığı’na getirilen Prof. Dr. Fazıl Önder Sönmez, Mühendislik Fakültesi Dekanı da oldu. Cumhurbaşkanlığı kararı ile üniversitenin bir gecede kurulan iki yeni fakültesinden Hukuk Fakültesi’nin dekanlığına üniversitenin dışından Prof. Dr. Selami Kuran getirilirken, yeni kurulan İletişim Fakültesi’nin dekanı ise rektör Bulu’nun kendisi oldu.

Üniversite yönetiminde iki üst organ bulunuyor. Bunlardan biri Üniversite Yönetim Kurulu (ÜYK), diğeri ise Senato. Senato, rektör, rektör yardımcıları, fakülte dekanları, her fakülteden birer temsilci, enstitü ve yüksekokul müdürlerinden oluşuyor. Senato, üniversiteye hangi öğretim üyelerinin alınacağına karar veren ÜYK üyelerinin seçiminde rol oynuyor. Rektörlük ekibindeki yöneticilerin birden fazla şapkaya sahip olmaları, Senato’da birden fazla koltuğu işgal etmeleri anlamına geliyor. 

“Bu sadece Senato’nun değil, ülkenin geleceğinin gaspıdır”

Üniversitenin akademisyenleri, dünkü Senato toplantısına ilişkin yaptıkları açıklamada, “Senato’nun gasp edildiğini” belirtti. Açıklama şöyle:

“Dün (23 Haziran 2021 tarihinde) gerçekleşen Boğaziçi Üniversitesi Senato toplantısında senatomuz, atanmış yönetimin oyçokluğunu sağlamak amacıyla başvurduğu gayri meşru yollarla gaspedilmiştir. Atanmış yönetim mükerrer oy kullanma yoluyla, üniversitemiz akademisyenlerini temsilen senatoda bulunan seçilmiş senatörlerimizin iradesini hiçe saymıştır.

Saat 14:00’te başlayan senato toplantısının ilk gündem maddesi, Üniversite Yönetim Kurulu (ÜYK) temsilcisi seçimi görüşülmeden önce, atanmış yönetimin mükerrer oy kullanılacağını açıklamasının ardından, seçilmiş senatörlerimiz yaklaşık iki saat boyunca bu teşebbüsü engellemeye çalışmıştır. Seçilmiş senatörlerimizin mükerrer oy kullanımını kabul etmemesi üzerine, atanmış yönetim karardan dönmeyeceğini ifade etmiştir. Bunun üzerine Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü atanmış müdürü Haluk Özener hariç diğer adaylar adaylıktan çekilmiştir. Bu durumda tek aday olarak Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü atanmış müdürü Haluk Özener kalmıştır.
Toplantıya Haluk Özener’in kendisi yerine yardımcısı katıldığı için Haluk Özener kendisi için de oy kullanmıştır. Dokuz senatörümüz bu şartlarda oy kullanmayacaklarını ifade ederek, oy kullanmamışlardır. Kapalı oyla gerçekleşen bu usulsüz seçim neticesinde Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü atanmış müdürü Haluk Özener, mükerrer oylarla ÜYK üyesi olarak gayri meşru bir şekilde seçilmiştir.

Senatonun gündemindeki Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) temsilciliği, İngilizce Yeterlilik Sınavı (Büept) gibi konular da seçilmiş senatörlerimizin itirazlarına rağmen yine mükerrer oy kullanma yoluyla karara bağlanmıştır.

Altı saatten uzun süren toplantıda, seçilmiş senatörlerimiz, gündemdeki bir diğer madde olan bir gecede kurulan Hukuk Fakültesi, atama yükseltme kriterlerinin görüşülmesine karşı çıkmış, yeni kurulan fakülteler hakkında davalar olduğunu, eğer gündeme gelecekse öncelikli olarak bu konuda raporlar hazırlanması gerektiğini, bu konunun ancak birimlerde görüşülerek senatoya gelebileceğini ifade etmişlerdir. Senatörlerimizin bu talebi reddedilmiş olup atanmış yönetim gerekirse YÖK’ün asgari kriterleri ile öğretim üyesi alınabileceğini; ‘Eğer buradan karar çıkmazsa, biz hocayı istediğimiz gibi alırız’ diyerek ifade etmiştir. Üniversitemiz kriterlerinin son derece açık ve net olduğunu, bu kriterlerden feragat edilemeyeceğini, bunu üniversitedeki eğitim ve araştırma kalitesini olumsuz etkileyeceğini ifade eden senatörlerimizden bazıları toplantıyı terk etmiştir.

Senatonun aynı gündemle gelecek hafta toplanmasına karar verilmesi ile toplantı sonlanmıştır.

Bir kamu üniversitesi olan Boğaziçi Üniversitesi Senatosunun bu şekilde gaspı, bizler için sadece akademik özgürlük ve özerkliğin değil, ülkenin geleceğinin gaspıdır.

Kamuoyuna saygıyla duyurur, bir kez daha özgür ve özerk üniversite idealini destekleyen herkesi, mücadelemize destek vermeye, ülkemizin gençlerinin geleceğinin karartılmaması için bizimle birlikte Boğaziçi Üniversitesi’ne sahip çıkmaya çağırırız.”

Kapak fotoğrafı: Can Candan

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus