Cumhurbaşkanı Erdoğan: “CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu artık siyasetin değil tıp ilminin, psikiyatrinin konusudur”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında konuştu. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu sert sözlerle eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye CHP zihniyetinin yalan ve iftira zulmüne maruz kalmaktadır. Adı da yalan terörüdür” dedi. Haziran 2023’ün Türkiye’nin seçim takvimi olduğunu yineleyerek erken seçimin söz konusu olmadığını belirten Erdoğan, Kanal İstanbul projesi ile ilgili olarak da “Kanalın kazısına da süratle başlıyoruz. Türkiye, Kanal İstanbul projesine kavuşacak” diye konuştu.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

“Bizim bunca yalanı büyük bir keyifle ardı ardına sıralayan siyasetçi sıfatlı bu ruh hastasına ayıracak tek saniyemiz yoktur”

Erken seçim tartışmaları ile ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin seçim takviminin Haziran 2023 olduğunu vurguladı. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na sert eleştirilerde bulunan Erdoğan, “Türkiye CHP zihniyetinin yalan ve iftira zulmüne maruz kalmaktadır. Adı da yalan terörüdür. Herkes yolsuzluk yapmaktadır, herkes hırsızdır. Herkes banka soyguncusudur. Herkes yanlıştır, herkes kötüdür. Kendini kaybetmiş bir ruh hali ile karşı karşıyayız. Bizim bunca yalanı büyük bir keyifle ardı ardına sıralayan siyasetçi sıfatlı bu ruh hastasına ayıracak tek saniyemiz yoktur. Hukuk önünde hesap sorulacak hususların avukatlarımız vasıtasıyla elbette takipçisiyiz. CHP Genel Başkanı artık siyasetin değil tıp ilminin, psikiyatrinin konusudur. Hakikatle bu denli bağını koparmış insana doktorlar teşhis koyacaktır, inşallah tedavisi de mümkündür. Yalan ve iftira meselesinde tek sorun CHP’nin başındaki zat olsa mazurdur der geçeriz. Ama bu mesele sosyal medyada giderek büyüyen bir sorun halini almıştır. Avrupa’dan Amerika’ya kadar demokrasi ile yönetilen her yerde bu sorun tartışılmaktadır. Birçok ülke çeşitli kanuni düzenlemelere gitmektedir. Bu hukuki adımların benzerlerini bizim de acilen gündemimize almamız gerekiyor. Ama bir şeyi bilmeleri gerekiyor, Haziran 2023 Türkiye’nin seçim takvimidir. Cumhur İttifakı olarak kararımız budur” diye konuştu.

“Lafa gelince bizi tek adamlıkla itham edenler ama kendileri millete zerre kadar saygılarının olmadığını açıkça ortaya koymaktalar”

Kanal İstanbul tartışmalarına değinen Erdoğan, CHP ve Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilerini şöyle sürdürdü: “Yıkım siyaseti CHP zihniyetinin genlerinde var. Bu ülkede Osmanlı’dan miras demiryolu projelerinin hepsini de Gazi Mustafa Kemal’den sonra CHP rafa kaldırmıştır. Keban Barajı’na bile bunlar karşı çıkmıştır. Kabiliyetli, mühendislerimiz tarafından üretilen motorların hepsi CHP tarafından sabote edilmiştir. Vurulan her fabrika kazmasının önüne CHP dikilmiştir. İstanbul Boğazı’nın üzerine gerdanlık gibi dizilen üç köprünün her birine CHP karşı çıkmış, engellemek için elinden geleni yapmıştır. Son olarak Kanal İstanbul için aynı takozluğu yapmaya çalışıyorlar. İş insanlarından bankacılara kadar herkesi tehdit ettikleri yetmezmiş gibi, yatırımlarını Türkiye’ye çekmek için çalıştığımız ülkelere parmak sallayacak kadar muvazeneyi yitirdiler. ‘Kredi verecek olursanız bunları ödemeyiz’ diyorlar. Bunlar daha şimdiden devlet nedir, devlet yönetmek nedir? Bunlardan haberleri bile yok. Uluslararası tahkim mekanizması var. Bundan da haberleri yok. İktidar olduk, bizden önceki borçlanmaları ödemedik mi? Ödedik, ödüyoruz. Ama bunlar devlet değil zillet. Lafa gelince bizi tek adamlıkla itham edenler ama kendileri millete zerre kadar saygılarının olmadığını açıkça ortaya koymaktalar.”

“Biz 19 yıldır kendi kendimizle yarışıyoruz ve Türkiye, Kanal İstanbul’a CHP’ye rağmen kavuşacak”

Cumhurbaşkanı konuşmasına şöyle devam etti:

Biz şehir hastaneleri dedik, sağlık hizmetleri ücretsiz olacak dedik, onlardan çok daha ilerisini duymak isterdik. Karşımızda mızıkçı çocuklar gibi ‘Yaptırmayız da yaptırmayız’ diyen, proje üretemeyen CHP var. Onun için diyoruz ki biz 19 yıldır kendi kendimizle yarışıyoruz. Türkiye bunca esere nasıl CHP’ye rağmen sahip olmuşsa Kanal İstanbul’a da sahip olacaktır. Bu projeyi şehrin geleceğini kurtaracak bir eser olarak görüyoruz. Altyapı deplase çalışmalarının ardından kanalın kazısına da süratle başlıyoruz. Kanalın her iki tarafına inşa edilecek şehirler depreme hazırlık için kentsel dönüşüm çalışmalarında yaşanacak sıkışıklığı giderme çabasıdır. Özellikle şu anlatacaklarımı aziz milletimin dikkatle takibini rica ediyorum. Uzunluğu 45 kilometre. Taban genişliği en dar yerinde 275 metre, derinliği 20,75 metre olan Kanal İstanbul’un şimdiden ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Hedefimiz bu projeyi altı yıl içinde tamamlayarak hizmete sunmaktır. İstanbul’a karşı sorumluluklarını yerine getirmeyenlerin Kanal İstanbul’la ilgili ileri geri konuşmaları kendilerini komik duruma düşürmekten başka işe yaramaz. Neymiş efendim, bu proje yeteri kadar tartışılmamış. Biz bu projeyi 11 yıl önce açıkladık, o günden beri tartıştık. Depreme dayanıklı yeni konutlar inşa etmek suretiyle de İstanbulumuza yeni konutlar yapıyoruz. CHP zihniyeti hep olduğu gibi eser düşmanlığı yaparak ülkenin ve milletin sevincini gölgelemenin peşindedir.”

“Yalan ve iftira bataklığına öylesine gömülmüş durumdalar ki önlerine gelen bilginin doğruluğu bunları zerre kadar ilgilendirmiyor”

Erdoğan, Katarlı öğrencilerin Türkiye’de sınavsız olarak tıp eğitimi alabilecekleri yönündeki iddialara da cevap verdi: “Karşımızda Katarlı öğrencilerin ülkemizde sınavsız tıp fakültesine gireceği yalanını utanmadan, sıkılmadan 2 milyon 600 bin öğrenci ve ailelerine utanmadan sallayabilecek kadar alçalabilen bir kafa bulunuyor. Bu ne densizliktir, terbiyesizliktir. Bu ülkenin bizimle olan bu ilişkilerini bir kenara koyup, Katarlı öğrenciler sınavsız üniversiteye gireceksiniz diyor. Tepeden tırnağa hepsi yalan. Yalan ve iftira bataklığına öylesine gömülmüş durumdalar ki önlerine gelen bilginin doğruluğu bunları zerre kadar ilgilendirmiyor. 1994 yılından beri var olan askeri işbirliği protokolünün Katar’la da imzalanmasından ibarettir. Sınava giren öğrencilerin ve ailelerin moralini bozmanın kime ne yararı olmuştur. Aynı yalanı paylaşan sosyal medya mecraları en küçük bir hicap duymuşlar mıdır? Böyle bir kepazeliği aklımıza, vicdanımıza sığdırabilmemiz mümkün değildir.

“Vatandaşlarımdan yeni dönemde de tedbiri elden bırakmamasını istirham ediyorum”

1 Temmuz’dan itibaren kalkacak olan koronavirüs kısıtlamalarına değinen Erdoğan, yeni normalleşme dönemine adım atıldığını belirterek şunları söyledi: “Türkiye salgın mücadelesinde yeni bir döneme giriyor.  İçişleri Bakanlığımız da genelgeyi geçtiğimiz günlerde yayımladı. İnşallah salgının olumsuz etkilerini önemli bir ölçüde ortadan kaldıracak normalleşme dönemine adım atıyoruz. Bize düşen sağlık hizmetlerinden gıda tedarikine kadar her hususta tüm senaryolara hazırlıklı olmaktır. Yeni dönemin ülkemiz ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Vatandaşlarımdan yeni dönemde de tedbiri elden bırakmamasını istirham ediyorum.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus