CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: “Adam kendine yazlık saray yapıyor, millet açlıktan ölüyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bugün (6 Temmuz), Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında konuştu. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) “ivedilikle tahliye” kararına rağmen tahliye edilmemesini eleştiren Kılıçdaroğlu, “Anayasa ‘AYM kararları Resmî Gazete’de hemen yayınlanır ve yasama, yürütme, yargı organları ile idari makamları bağlar’ diyor. Ancak Gergerlioğlu hâlâ içeride” dedi. Kılıçdaroğlu, Boğaziçi Üniversitesi’ne AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atanan Melih Bulu’yla ilgili de “Böyle bir akademisyen olabilir mi? Özgürlüğü, bilimi, adaleti savunması gerekiyor ancak o bir kişinin talimatıyla hareket ediyor” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

“CHP onlar gibi bir parti değil, tertemiz bir partidir”

İsim vermeden son zamanlarda Türkiye gündemindeki Deniz Baykal ile ilgili tartışmalara değinen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Şöyle bir algı oluşturmak istiyorlar: ‘Zaten iktidar simsiyah. Yozlaşmış bir yönetim var. Oyumuzu kime verelim, CHP. CHP de onlar gibi’. Hayır efendim. CHP tertemiz bir partidir. Verilmeyecek hiçbir hesabımız yoktur. Son günlerde garip bir tartışma var. Önce kendi ailemize seslenmek zorundayız. Mustafa Kemal Atatürk’ten bu yana partimizin genel başkanlığını yapmış herkesin başımızın üstünde yeri vardır. Türkiye’de bunca rezalet varken olayı buraya getirmek Türkiye’ye ihanettir” dedi.

“Adaleti sadece kendimiz için istemiyoruz, herkes için istiyoruz”

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun AYM’nin kararına rağmen tahliye edilmemesine tepki gösteren Kılıçdaroğlu, “Gergerlioğlu bir tweet paylaştı diye dokunulmazlığı kaldırıldı. Apar topar, ayakkabısını giymesine fırsat verilmeden evinden gözaltına alınıp karakola götürüldü. Anayasa Mahkemesi oybirliğiyle ‘seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı’ ile ‘kişi hürriyeti ve güvenliği’ haklarının ihlal edildiğine dair karar aldı. Anayasada, ‘AYM’nin kararları Resmî Gazete’de hemen yayınlanır ve yasama, yürütme, yargı organları ile idari makamları bağlar’ diyor ancak Gergerlioğlu hâlâ içeride. Hani haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandı? Adaleti sadece kendimiz için istemiyoruz. AK Partili kardeşlerimiz de adalet istiyorlar. Bir medya patronu, AKP’li, Sivas’ta. ‘Basın baskı altındadır. Son günlerde birçok basın mensubunun sıkıntısı bu, yeter artık basını özgür bırakın’ diyor. Vicdanı olan, erdemi olan birisi söylüyor” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu sözlerine şöyle devam etti: “Ordu Büyük Birlik Partisi (BBP) Kadın Kolları Başkanı’nı aradım. Haberi alınca şaşırdım. Ters kelepçe takıp karakola götürüyorlar. Önce ‘Ya, yoktur böyle bir şey’ diye buna inanmadım. Başkanla konuştum. Böyle bir rezaleti Türkiye daha önce hiç yaşamadı. Gergerlioğlu için adalet istiyoruz, BBP’nin Ordu Kadın Kolları Başkanı için adalet istiyoruz, AKP’li medya patronu için adalet istiyoruz. Bu, Türkiye’yi adaletle en iyi biz yönetiriz anlamına geliyor.”

“Melih Bulu, Boğaziçi Üniversitesi’ni kendi özel hapishanesi haline getirdi”

Kılıçdaroğlu, Boğaziçi Üniversitesi’nin atanmış rektörü Melih Bulu’nun akademisyenlere ve öğrencilere karşı tavırlarına sert tepki gösterdi: “Bir insan bir göreve atandıktan sonra orayı kendi özel hapishanesi haline getirir mi? Melih Bulu getirdi. Boğaziçi Üniversitesi sanki onun özel hapishanesi. Kendisine özel bir dünya kurmuş. Öğrenciler onu istemiyor, akademisyenler istemiyor, çalışanlar istemiyor. O bütün kapıları kapatmış. Gelenleri copluyor. Her taraf tel örgülerle çevrili, beyefendi içeride ‘Özgürüm ben’ diyor. Hayır efendim, sen kendi hapishaneni kendin yaptın. Böyle bir akademisyen olabilir mi? Özgürlüğü, bilimi, adaleti savunması gerekiyor ancak o, bir kişinin talimatıyla hareket ediyor. Bir kişinin talimatıyla hareket eden biri akademisyen değildir.”

“İsraf haramsa, günahsa ve sen hâlâ oy veriyorsan sen de günah işliyorsun”

Türkiye’de 2003 yılında bu yana altı kez tasarruf genelgesi yayımlandığını belirten Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Okluk Koyu’nun fotoğraflarını göstererek, “2003 yılından bu yana altı kez tasarruf genelgesi çıkardılar. Sonunda yeni tasarruf genelgesi çıktı. Genelgede yeni bir saray var. Genelge çıkarıyor ve ‘Ben hariç’ diyor. Sen örnek olacaksın, örnek olmuyorsun. Lüks hayat, şatafat, yolsuzluk var, lağım patlamış israfa devam ediyorlar. ‘Ben haram ve günahı işlemeye devam edeceğim’ diyor. AKP’ye oy veren kardeşlerime seslenmek isterim: İsraf haramsa, günahsa ve sen hâlâ oy veriyorsan sen de günah işliyorsun” dedi.

“Kendisine yazlık saray yapıyor, millet açlıktan ölüyor umurunda değil”

Türkiye ekonomisi hakkında da konuşan Kılıçdaroğlu artan enflasyon ve işsizlik oranlarına şöyle dikkat çekti: “Türk Lirası döviz karşısında eriyor mu, eriyor. Bunlar ne diyor: ‘Biz yerliyiz ve milliyiz’ diyorlar. Türk Lirası değerini kaybediyorsa bir sorun vardır. Faizler artıyor mu, artıyor. Büyük iktisatçı ‘Faiz sebep, enflasyon sonuçtur’ diyordu. Faizi sıfır yap, enflasyon sıfır olsun. İşsizlik artıyor mu, artıyor. Yoksulluk artıyor mu, artıyor. Yolsuzluklar artıyor mu, herkes biliyor. Fiyatlar artıyor mu, artıyor. En ağır vergi, enflasyon vergisi. Şimdi tüm fiyatlar artıyor. Sonbaharda, kışın ne olacak? Kendisine yazlık saray yapıyor, millet açlıktan ölüyor umurunda değil. Haramilerin iktidarı var, beraber değiştireceğiz. 19 yıldır ülkeyi getirdikleri tablo bu. 128 milyar doları ne yaptınız diye sorduk, kime satıldığı belli değil. 15 Temmuz şehit ve gazilerinin paralarına çöktüler. Beşiktaş’taki terör saldırısı sonrası toplanan paralara çöktüler. TEKEL’i sattılar, fabrikaları sattılar, barajları sattılar, arazileri sattılar, kupon arsaları sattılar, bankaları sattılar. Hayırsız bir evlat babadan kalma mirasını nasıl sattıysa aynısını AKP Türkiye’ye yaptı. Şimdi geriye dönüp ‘Para yok’ diyorlar. Her şeyi sattın. Şimdi sıra TEİAŞ’ı satmaya geldi. En kârlı şirketlerden birisi, satacak başka yer kalmadı.” 

Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sonlandırdı:

Önce işsizlik ve yoksullukla mücadele edeceğiz. İktidar olduğumuzda o sarayı üniversiteye vereceğim, bilim yuvası olacak. O uçan saraylar, yazlık-kışlık saraylar, saray edebiyatını bitireceğim. Kim kul hakkı yiyorsa hesabını soracağım. TBMM’nin itibarını yeniden sağlayacağız. Siyasi ahlak kanunu gelecek. Bu uyuşturucu baronlarını bu ülkeden söküp atacağız.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus