İklim krizi: Gezegenimizin iklim düzenleyicilerinden Kuzey Akıntısı yok olmak üzere

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İklimbilimciler, gezegenimizin iklim düzenleyicilerinden biri olarak bilinen Kuzey Akıntısı’nın (Gulf Stream) yok olabileceğine dair uyarı işaretleri tespit etti. Atlantik Meridyen Devrilme Akıntısı (AMOC) olarak adlandırdıkları akımların “geçen yüzyılda neredeyse tam bir istikrar kaybı” yaşadığını belirten araştırmacı Niklas Boers, “AMOC’taki istikrarsızlaşma belirtilerinin şimdiden görünür olması, beklemediğim, korkutucu bulduğum ve dahası kesinlikle önüne geçilmesi gereken bir durum” dedi.

Akımların son bin 600 yılın en yavaş noktasında olduğu zaten biliniyordu ancak yeni analizler, akımların durma noktasına geldiğini gösteriyor.

AMOC sisteminin karmaşıklığı ve gelecekteki küresel ısınma seviyesine dair belirsizlik, şimdilik Kuzey Akıntısı’nın çöküşünün tam tarihini vermeyi imkansız kılıyor. Kuzey Akıntısı’nın çöküşü iki yıl içinde veya 10 yıl, belki de birkaç yüzyıl sonra olabilir. Ancak bilim insanları bu çöküşün, beraberinde felaketler getireceğini ve buna kesinlikle izin verilmemesi gerektiğini belirtiyor.

Yeni felaketlerin habercisi

Böyle bir durumun yaşanması dünya çapında felaketlere yol açabilir. Hindistan, Güney Amerika ve Batı Afrika’da milyarlarca insanın gıda için bağımlı olduğu yağmurların ritmi ciddi şekilde bozulabilir, Avrupa’da fırtınaların daha çok görülmesine ve sıcaklıkların düşmesine şahit olunabilir ve Kuzey Amerika’nın doğu kıyılarında deniz seviyesi yükselebilir. Ayrıca, Amazon yağmur ormanlarını ve Antarktika buz tabakalarını tahmin edilenden de kötü bir gelecek bekliyor olabilir.

Almanya’daki Potsdam İklim Etkisi Araştırma Enstitüsü’nde araştırmacı Niklas Boers, “AMOC’taki istikrarsızlaşma belirtilerinin şimdiden görünür olması, beklemediğim, korkutucu bulduğum ve dahası kesinlikle önüne geçilmesi gereken bir durum” dedi.

Ne kadar karbondioksit seviyesinin AMOC çöküşünü tetikleyeceğinin bilinmediğini söyleyen Boers, “Yapılacak tek şey emisyonları mümkün olduğunca düşük tutmak. Atmosfere saldığımız her bir gram karbondioksit, yaşadığımız krizi biraz daha şiddetlendiriyor” diye konuştu.

Boers ve meslektaşları, mayıs ayında Grönland buz tabakasının kütlesel olarak azaldığını ve bunun küresel deniz seviyesinde büyük bir artışa neden olabileceğini belirtti. Ayrıca yakın zamanda Amazon yağmur ormanlarının emdiğinden daha fazla karbondioksit salması ve 2020 Sibirya sıcak dalgasının endişe verici metan salımlarına yol açması, küresel iklim krizinin hangi boyutlara vardığını göstermesi bakımından çok önemli.

AMOC, Arktik Okyanusu’na batan yoğun, tuzlu deniz suyu tarafından yönlendiriliyor fakat Grönland’ın buz tabakasının erimesiyle gelen tatlı su, devam eden süreci iklim modellemelerinin tahminlerinden daha da yavaşlatıyor.

150 yıl kadar geçmişe giden, sıcaklık ve tuzluluk oranlarını bağımsız olarak ölçen sekiz veri seti, Boers’ın küresel ısınmanın sadece akış modellerini değiştirmediğini, akımların kararsızlığını artırdığı tezini de destekliyor.

Araştırmaya dahil olmayan İrlanda’daki Maynooth Üniversitesi’nden Levke Caesar, “Çalışma yöntemi bize olası bir çöküşün kesin zamanlamasını veremez. Ancak analiz, AMOC’un zaten istikrarını kaybettiğini kanıtlıyor. Bu çalışma, AMOC’un sonunun düşündüğümüzden daha yakın olabileceğine dair bir uyarı niteliğinde” değerlendirmesinde bulundu.

Derleyen: Zeynel Yıldırım

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus