Taliban’ın yönetimi ele geçirmesinin ardından Afganistan’da kadınları neler bekliyor? – “Artık yüksek sesle gülemeyeceğim, rujumu süremeyeceğim, en sevdiğim sarı elbisemi giyemeyeceğim”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Taliban, Afganistan’da yönetimi 20 yıl sonra yeniden ele geçirdi. Taliban, iktidarda olduğu 1996-2001 yılları arasında kadınların tek başına dışarı çıkmasını, okula gitmesini ve çalışmasını yasaklamıştı. Afgan kadınlar yeniden aynı şeyleri yaşamaktan korkuyor, seslerini tüm dünyaya duyurmaya çalışıyor. Kabil’de yaşayan üniversite öğrencisi 24 yaşındaki bir kadın, The Guardian’a verdiği demeçte, “Artık yüksek sesle gülemeyeceğimi, en sevdiğim sarı elbisemi giyemeyeceğimi ve pembe rujumu süremeyeceğimi hissediyorum. Afganistan’da artık olduğumuz gibi yaşamamıza izin verilmiyor” dedi.

Taliban, kadınların tek başına sokağa çıkmasına bile izin vermemişti

Taliban, 20 yıl sonra Afganistan’da kontrolü yeniden ele geçirdi. İktidarda olduğu 1996’dan 2001’e kadar dünyanın en baskıcı yönetimlerinden birini sergileyen Taliban, kadınların çalışmasına ve okula gitmesine izin vermemişti. Kadınlar, dışarıya bir erkek yakınlarının refakatinde, yüzlerini örterek çıkmak zorunda kalmıştı. Kurallara uymayan kadınlar, Taliban’ın din polisi tarafından halkın önünde aşağılanarak dövülmüştü.

Taliban ılımlı bir görüntü vermeye çalışıyor

Siyasi çözüme yönelik sonuç alınamayan görüşmelerde, Taliban liderleri Batı’ya, kadınların çalışma ve eğitim hakkı da dahil olmak üzere birçok hakka “İslam’ın kurallarına göre” sahip olacaklarına dair güvence vermişti. Taliban şimdi daha ılımlı bir görüntü vermeye çalışıyor. Taliban Sözcüsü Suhail Shaheen, BBC’ye yaptığı açıklamada, “Kadın haklarına saygı duyacağız. Politikamız, kadınların başörtüsü takarak eğitim alabilmesi ve çalışabilmesi” dedi.

Taliban kadınların bankada çalışmasını yasakladı

Geçenn hafta ülkenin güneyindeki Kandahar kentini ele geçiren ve bir banka ofisine giren Taliban militanları, bankada çalışan dokuz kadına işten ayrılmalarını emretti. Silahlı militanlar kadınlara evlerine kadar eşlik etti ve işlerine bir daha geri dönmemelerini söyledi. Bu yasak, Afgan kadınlarının kazandığı bazı hakların geri alınabileceğine dair ilk işaretti.

Banka müdürü ve üç kadın çalışanın anlatımına göre Taliban militanları, bankada kadınların yerine erkek akrabalarının çalışabileceğini söyledi. Bankanın muhasebe departmanında çalışan 43 yaşındaki Noor Khatera, Reuters’e verdiği demeçte, “İşe gitmemize izin verilmemesi gerçekten garip ama şimdilik durum bu. Kendi kendime İngilizce’yi ve hatta bilgisayar kullanmayı öğrendim ama şimdi etrafta daha fazla kadınla çalışabileceğim bir yer aramam gerekecek” dedi.

Bu olaydan iki gün sonra, batıdaki Herat kentinde başka bir banka şubesinde de benzer bir olay yaşandı. Silahlı üç Taliban militanı şubeye girerek kadın çalışanlara yüzlerini halka göstermemeleri gerektiğini söyledi.

Sözcü Zabihullah Mücahid, kadınların Taliban’ın kontrol ettiği bölgelerdeki bankalarda çalışmasına izin verilip verilmeyeceği konusundaki bir soru üzerine henüz bir karar verilmediğini belirtti. Mücahid, “İslami sistem kurulduktan sonra hukuka göre karar verilecek ve Allah’ın izniyle herhangi bir sorun olmayacaktır” dedi. Bankaların yetkilileri de konuyla ilgili soruları yanıtsız bıraktı.

Amerika Birleşik Devletleri ve diğer Batılı güçler, Taliban’ın kadınların kazandığı özgürlüklerin çoğunu geri alacağından endişeli. Kadın hakları alanında elde edilen kazanımlar, ABD öncülüğündeki kuvvetlerin Afganistan’da konuşlandırıldığı 20 yıl boyunca, çoğunlukla şehir merkezlerinde elde edilmiş olsa da en büyük başarılardan biri olarak sunlmuştu.  

Kadınlara yönelik cinayetlerde Taliban izi

Geçen yıldan bu yana medya, sağlık ve kolluk kuvvetleri gibi alanlarda çalışan bazı Afgan kadınlar öldürülmüştü. Hükümet, cinayetlerin çoğundan Taliban’ı sorumlu tutarken Afgan hükümet sözcüsü, “Taliban her türlü özgürlüğü geri alacak ve buna karşı savaşıyoruz. En çok kadınlar ve çocuklar acı çekiyor ve güçlerimiz demokrasiyi kurtarmaya çalışıyor. Dünya bizi anlamalı ve bize yardım etmeli” demişti.

Kadınların yardım çığlığı: Lütfen bunu durdurun

Çok sayıda Afgan kadın ise sosyal medyadan seslerini duyurmaya çalışarak dünyadan yardım istedi. Rada Akbar, Twitter’dan “Şehirler düştüğünde, insanlar öldüğünde, hayaller yıkıldığında, tarih ve gelecek kaybolduğunda, sanat, kültür, yaşam ve güzellik çöktüğünde dünyamız yıkılır. Lütfen bunu durdurun” çağrısında bulundu.

“Şimdi elde ettiğim her şeyi yakmam gerekiyor”

Kabil’de yaşayan bir kadın üniversite öğrencisi ise “kadınların korkulu yüzlerini ve kadınlardan nefret eden erkeklerin çirkin yüzlerini” gördüğünü belirterek The Guardian’a şöyle konuştu:

“Pazar sabahı ders için üniversiteye gidiyordum ki kadınlar yurdundan bir grup kadın koşarak dışarı çıktı. Ne olduğunu sordum, içlerinden biri Taliban’ın Kabil’e gelmesi nedeniyle polisin onları tahliye ettiğini ve çarşafsız kadınları döveceklerini söyledi. Hepimiz eve gitmek istedik ama toplu taşıma kullanamadık. Şoförler bir kadının taşınmasının sorumluluğunu almak istemedikleri için arabalarına binmemize izin vermediler. Kabil’in dışından gelen ve nereye gideceklerini şaşırmış yurtta kalan kadınlar için durum daha da kötüydü. Bu sırada etrafta duran erkekler, bizim korkumuza gülüyor, kadınlarla dalga geçiyorlardı. Biri, ‘Git ve çarşafını giy’ diye seslendi. Bir başkası, ‘Sokakta olmanın son günleri’ dedi. Bir diğeriyse ‘Bir günde dördünüzü evlendireceğim’ dedi.”

“Kimliklerimizi, diplomalarımızı, sertifikalarımızı sakladık”

Yıllardır uğruna çabaladıkları şeyleri kaybettiklerini anlatan kadın sözlerine şöyle devam etti: “Devlet daireleri kapatıldığında, kız kardeşim eve gitmek için kilometrelerce koştu. Dört yıl boyunca halkıma hizmet etmeme yardımcı olan bilgisayarımı çok acı çekerek kapattım. Masamdan yaşlı gözlerle ayrıldım ve meslektaşlarımla vedalaştım. İşimde son günüm olduğunu biliyordum. Afganistan’daki en iyi iki üniversiteden iki programı eşzamanlı olarak tamamlamak üzereyim. Afganistan Amerikan Üniversitesi ve Kabil Üniversitesi’nden kasım ayında mezun olmayı bekliyordum. Bugün olduğum kişi olmak için günlerce, gecelerce çalıştım ama bu sabah eve geldiğimde kız kardeşlerimle yaptığımız ilk şey kimliklerimizi, diplomalarımızı ve sertifikalarımızı saklamak oldu. Bizim için yıkıcıydı. Gurur duymamız gereken şeyleri neden gizlemeliyiz? Afganistan’da artık olduğumuz gibi yaşamamıza izin verilmiyor.”

“Artık yüksek sesle gülemeyeceğim, en sevdiğim sarı elbisemi giyemeyeceğim, pembe rujumu süremeyeceğim”

Özgürlüklerini birer birer kaybettiklerini vurgulayan kadın, “Bir kadın olarak erkeklerin başlattığı bu siyasi savaşın kurbanı olduğumu hissediyorum. Artık yüksek sesle gülemeyeceğimi, en sevdiğim şarkıları dinleyemeyeceğimi, arkadaşlarımla en sevdiğimiz kafede buluşamayacağımı, en sevdiğim sarı elbisemi giyemeyeceğimi ve pembe rujumu süremeyeceğimi hissediyorum. Artık ne işime gidebilirim ne de yıllarca elde etmek için çalıştığım üniversite diplomamı alabilirim. Tırnaklarımı yaptırmayı severdim. Bugün eve giderken manikür yaptırmak için gittiğim güzellik salonuna baktım. Güzel kadın resimleriyle süslenmiş dükkânın cephesi bir gecede beyaza boyanmıştı” dedi.

“Her şeyin böyle bitmesini beklemiyordum”

Endişeli bir bekleyiş içindeki kadını en çok üzen ise saf değiştirerek Taliban’ın saflarına geçen erkeklerden gördükleri muamele: “Etrafımda görebildiğim tek şey, kadınlardan nefret eden, kadınların okumasını, çalışmasını ve özgürlüğünü sevmeyen erkeklerin çirkin suratları ve kadınların korkulu yüzleriydi. Beni en çok yıpratansa, mutlu görünen ve kadınlarla dalga geçen insanlardı. Bizim yanımızda durmak yerine Taliban’ın yanında yer alıyorlar ve onlara daha da fazla güç veriyorlar. Afgan kadınlar, sahip oldukları küçük özgürlükler için çok şey feda etti. Bir yetim olarak eğitim alabilmek için halı dokudum. Çok fazla ekonomik zorlukla karşılaştım ancak geleceğim için birçok planım vardı. Her şeyin böyle bitmesini beklemiyordum. Şimdi 24 yıllık hayatımda elde ettiğim her şeyi bırakmam gerekiyor gibi görünüyor. Amerikan Üniversitesi’nden herhangi bir kimlik kartı veya ödül sahibi olmak artık riskli, onları saklasak bile kullanamayız. Afganistan’da bizim için iş yok.”

“Haklarımız ve özgürlüğümüz için 20 yıl savaştıktan sonra, peçe takmamız ve kimliğimizi saklamamız gerekiyor”

Taliban’ın yönetimde olduğu dönemde kadınlara yaşattıklarını dinleyerek büyüdüklerini söyleyen genç kadın, “Taşralar birbiri ardına ele geçirildiğinde aklıma hayallerim geldi. Kız kardeşlerim ve ben, annemin bize Taliban dönemi hakkında anlattığı hikayeleri ve kadınlara nasıl davrandıklarını hatırlayarak bütün gece uyuyamadık. Tekrar tüm temel haklarımızdan mahrum kalacağımızı ve 20 yıl öncesine gideceğimizi beklemiyordum. Haklarımız ve özgürlüğümüz için 20 yıl savaştıktan sonra, peçe takmamız ve kimliğimizi saklamamız gerekiyor” diye konuştu.

“Taliban’ın Kabil’e ulaştığını duyduğumda köle olacağımı hissettim”

Son aylarda Taliban’ın kontrolü ele geçirdiği şehirlerde yüzlerce insanın çocuklarını ve eşlerini kurtarmak için Kabil’e geldiğini dile getiren kadın, başkentteki manzarayı da şöyle anlattı: “Parklarda veya açık havada yaşıyorlar. Ben de para, yiyecek ve bazı başka ihtiyaç maddelerini toplayıp dağıtarak onlara yardım etmeye çalışan bir grup Amerikan Üniversitesi öğrencisinin parçasıydım. Bazı ailelerin hikayelerini duyduğumda gözyaşlarımı tutamamıştım. Biri oğlunu savaşta kaybetmişti ve Kabil’e gelmek için yol ücretini ödeyecek parası yoktu, bu yüzden ulaşım ücreti karşılığında gelinlerini satmışlardı. Bir kadının değeri bir yolculuğun maliyetine nasıl eşit olabilir? Sonra bugün, Taliban’ın Kabil’e ulaştığını duyduğumda, köle olacağımı hissettim. Hayatımla istedikleri gibi oynayabilirler.”

“Küçük kız öğrencilerimin eğitimlerini bırakmaları gerektiğini her hatırladığımda gözlerim doluyor”

Kız çocuklarının eğitimden mahrum kalacağını vurgulayan kadın, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Bir İngilizce eğitim merkezinde öğretmen olarak çalışıyordum. Artık sınıfın önünde durup onlara alfabeyi öğretemeyeceğimi düşünmeye dayanamıyorum. Güzel küçük kız öğrencilerimin eğitimlerini bırakıp evlerinde kalmaları gerektiğini her hatırladığımda gözlerim doluyor.”

BMGK bugün toplanıyor

Taliban’ın Afganistan’da yönetimi ele geçirmesinin ardından kadınlar ve kız çocuklarının durumu uluslararası kamuoyunun da gündeminde. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Afganistan’daki kadınların ve kız çocuklarının geleceği hakkında endişelerini dile getirdi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Taliban’ın Afganistan’da yönetimi ele geçirmesinin ardından bugün (16 Ağustos) acil toplancak. BMGK üyesi 15 ülke 3 Ağustos’ta oybirliğiyle kabul edilen bir açıklamada “Taliban yönetimini desteklemediklerini” ilan etmişti. Afganistan’a geçen ay atanan BM Büyükelçisi Ghulam Isaczai de dün (15 Ağustos) Reuters’e verdiği demeçte, “BM barışçıl bir çözüme katkıda bulunmaya, başta kadınlar ve kız çocukları olmak üzere tüm Afganlar’ın insan haklarını geliştirmeye ve ihtiyacı olan sivillere hayati destek sağlamaya kararlıdır” dedi.

Derleyen: Emine Bıçakcı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus