Türk askerinin Afganistan’daki varlığına ilişkin “tezkere belirsizliği” sürüyor – Metin Gürcan: “KHK ile yurtdışına asker göndermek gibi bir hataya düşülmemesi lazım”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Afganistan’da yönetim büyük bir hızla Taliban’ın eline geçerken yabancı ülkelerin askeri varlığı en tartışmalı konulardan biri haline geldi. Türk askeri, Uluslararası Güvenlik Destek Gücü (ISAF) Harekâtı’nın başladığı 2001 yılından beri Afganistan’da görev yapıyor. Türk askeri, 2015’ten itibaren NATO’nun Afganistan’da icra ettiği “Kararlı Destek Misyonu” kapsamında ülkede bulunsa da, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) askerlerini çekmeye başlaması ve NATO misyonunun sonlanmasının ardından Türk askerinin Afganistan’daki varlığının hukuki zemini tartışmalı bir boyut kazandı. Öte yandan, Türkiye’nin Afganistan’daki askeri mevcudiyetine dair Cumhurbaşkanlığı tezkeresi 6 Ocak 2021 tarihinden itibaren 18 ay boyunca uzatıldı. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Türk askerinin varlığını sürdürebilmesi için yeni bir tezkerenin gerekli olduğunu ve bu yönde çalışmaların yapıldığını söyledi. Ancak tezkerenin içeriğine ve Türk askerinin hangi misyonla Afganistan’da kalmaya devam edeceğine ilişkin belirsizlikler sürüyor. 

Türkiye’nin Afganistan’daki askeri varlığının hukuki temelleri: ISAF ve Kararlı Destek Misyonu

Türk askeri, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararları, 5 Aralık 2001 tarihli Bonn Konferansı sonuçları ve Afgan makamlarının yardım talebi uyarınca, ISAF harekatının başladığı 2001 yılından beri Afganistan’da görev yapıyor. 7 Ekim 2001’de ABD öncülüğündeki güçlerin Taliban’a karşı operasyonlara başlaması ve kısa sürede Taliban’ı mağlup etmesinin ardından, Afganistan hükümetinin güvenlik durumunun iyileştirilmesi amacıyla başlatılan ISAF, 2003 yılında BMGK kararı ile Kabil’in ötesine genişletildi ve stratejik komuta, kontrol ve eşgüdümü NATO Daimi Konseyi’nin kararıyla NATO tarafından üstlenildi. 

2014 yılının sonunda ISAF’ın görevini tamamlamasının ardından ISAF’ın misyonunu Kararlı Destek Misyonu (Resolute Support Mission) adlı bir eğitim programı devraldı. Bu misyon, 36 ülkeden yaklaşık 10 bin askerden meydana geliyor. Türk askeri de Kararlı Destek Misyonu kapsamında Afgan makam ve kurumlarına eğitim, danışmanlık ve yardım sağlamak amacıyla Afganistan’daki varlığını sürdürüyor. 

Tezkerenin süresi 18 ay uzatıldı

İki yıllık planlanan misyon için hazırlanan tezkere TBMM’den geçerken devamındaki süreçte tezkerenin süresi üç kez uzatıldı. Son olarak yürürlükte olan tezkerenin süresi 6 Ocak 2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 18 aylığına uzatıldı. Karar, 24 Aralık 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.

Askerin varlığına dair esaslar cumhurbaşkanı tarafından belirleniyor

Türk askerinin Afganistan’daki varlığının ve geri intikalinin esasları daha önce hükümet tarafından belirleniyordu. Ancak cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesinin ardından bu esaslar, cumhurbaşkanı tarafından belirlenmeye başladı. 

ABD’nin Afganistan’daki askeri misyonu 31 Ağustos’ta sona erecek

Afganistan’da yaklaşık 20 yıldır konuşlanan NATO ve ABD askerleri 1 Temmuz’dan itibaren çekilmeye başladı. NATO’nun Kararlı Destek Misyonu 16 Temmuz günü sona erdirilirken ABD Başkanı Joe Biden, 8 Temmuz günkü açıklamasında ABD’nin Afganistan’daki askeri misyonunun 31 Ağustos’ta son bulacağını açıkladı. 

Yeni tezkere için hazırlıklar yapılıyor, gerekirse Meclis olağanüstü toplantıya çağrılacak

Bunun üzerine Türkiye’nin Afganistan’daki askeri varlığı da tartışılırken Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Türk askerinin Afganistan’daki varlığını devam ettirmesi için yeni bir tezkere gerektiğini ifade etti. Konuya ilişkin geçtiğimiz gün açıklama yapan Akar, “Gerekirse TBMM olağanüstü toplantıya çağrılır. Bu konuda ilgili bakanlık ve kurumlarımız çalışmalarını sürdürüyor, hazırlıklarını yapıyor” diye konuştu. 

Taliban, 31 Ağustos’un “kırmızı çizgi” olduğunu ve Batılı ülkelere askerlerini çekmeleri için ek süre tanınmayacağını açıkladı

Afganistan’da yönetimi ele geçiren Taliban, yabancı askerlerin ülkeden çekilmesi gerektiğini duyurdu. Temmuz ayı başında yapılan açıklamalarda Türkiye’nin, Afganistan’ın başkenti Kabil’deki Hamid Karzai Uluslararası Havaalanı’nın güvenliğini üstlenme yönünde attığı adımların da benimsenmediği belirtilmişti. Taliban Sözcüsü Suheyl Şahin ise dünkü (23 Ağustos) açıklamasında 31 Ağustos tarihinin kendileri için “kırmızı çizgi” olduğunu ve Batılı ülkelere askerlerini çekmeleri için ek süre tanımayacaklarını söyledi.

Metin Gürcan:  “İkili anlaşmayı kimle imzalayacaksınız, karşınızda muhatap yok”

Gelişmeleri Medyascope’a değerlendiren Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Kurucular Kurulu Üyesi ve güvenlik uzmanı Metin Gürcan, yeni tezkere için bir çerçeve metin üzerinde uzlaşılması gerektiğini ancak ikili anlaşma için bir muhatap olmadığından dolayı bunun uluslararası hukuk açısından büyük risk teşkil ettiğini söyledi. Gürcan konuya ilişkin şöyle konuştu:

“Afganistan’da yeni kurulacak hükümetle ya da Taliban ile bir çerçeve metin üzerinde anlaşılması lazım. Aksi halde karşı tarafta muhatap olmaması uluslararası hukuk açısından büyük sorun. Dünyada hiçbir ülke Kabil’de yeni bir yönetim kurulmadan angajmana girmek istemiyor. Yeni bir tezkere için konu Meclis’e gelecek ve bunun için de ya BMGK kararı ya NATO misyonu ya da ikili anlaşma lazım. Ama ikili anlaşmayı kimle imzalayacaksınız? Karşınızda muhatap yok.”

“Askeri ve güvenlik konularında Taliban ile müzakereyi çok riskli buluyorum”

Askeriye ve güvenlik gibi alanlarda Taliban ile görüşülmesinin riskli olduğunu vurgulayan Metin Gürcan, Afganistan’daki Türk askerlerinin tahliye edilmesi gerektiğini belirtti: “Bu şartlarda askeri ve güvenlik konularında Taliban ile müzakereyi çok riskli buluyorum. Biraz beklenmesi lazım. Taliban’ın müzakere etmediği tek konu bu. Türkiye ya yeni askerleri başka bir misyon kapsamında gönderecek ya da mevcut askerleri yeni misyona adapte edecek. Benim şahsi kanaatim mevcut askerlerin Türkiye’ye tahliye edilmesi.”

“KHK ile yurtdışına asker göndermek gibi bir hataya düşülmemesi lazım”

Son olarak Meclis’in edilgen hale gelmesinin güvenlik konularında ciddi karar yanlışlarına yol açtığını savunan Gürcan, “Türkiye’de Meclis artık edilgen ve İstanbul Sözleşmesi meselesinde olduğu gibi Meclis yetkileri de tanınmıyor. Umarım bir gecelik cumhurbaşkanı kararıyla benzer durum yaşanmaz. KHK ile yurtdışına asker göndermek gibi bir hataya düşülmemesi lazım” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus