Nilüfer Kent Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Murat Daltaban: “Üretken olmaya çalışan, tutunan, inat eden bir seyirci ve tiyatrocu grubu var ve bu çok kıymetli”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Haber: Edanur Tanış

Kamera & Kurgu: İbrahim Yayan

Bursa Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu (NKT), sezonu Balat’taki Atatürk Ormanı’nda yer alan Ormandaki Kulübe’de “Vur Yağmala Yeniden” oyunuyla açtı. NKT Genel Sanat Yönetmeni Murat Daltaban, tiyatroların son durumunu, NKT’deki deneyimlerini, oyunun yönetmenlerinden Melisa İclal Yamanarda, Ebru Nihan Celkan ve Gülhan Kadim ise “Vur Yağmala Yeniden”i Medyascope’a anlattı. 

Haziran 2021’de Nilüfer Kent Tiyatrosu (NKT) Genel Sanat Yönetmenliği görevine başlayan tiyatro oyuncusu ve yönetmeni Murat Daltaban, “Salgın öncesinde de sıkıntı ve kriz vardı, salgın da patlayınca işler iyice dibe gitmeye başladı” dedi. Özellikle İstanbul’da salonlarını ve tiyatrolarını terk etmeyen ısrarcı bir tiyatrocu grubu olduğunu anlatan Daltaban, “Her şeye rağmen oyunlarını oynamaya çabaladılar, hâlâ da çabalıyorlar, mücadele ediyorlar” diye devam etti.

Nilüfer Kent Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Murat Daltaban

“Krizli ve kritik bir tiyatro alanında üretken olmaya çalışan, tutunan, inat eden bir seyirci ve tiyatrocu grubu var ve bu çok kıymetli”

Salgının, ekonomik ve politik krizin etkisini sürdürdüğü problemli bir dönemde olduklarını belirten Daltaban, “Bunlarla beraber tiyatro yapmaya çalışıyoruz, ‘Tiyatro yapmaya çalışıyoruz’ değil, tiyatro yapıyoruz ve buradan besleniyoruz. Belki çağın tiyatrosu böyle bir tiyatro olmalı, tiyatrocunun aktivist olduğu, sahnenin de aktivist alanı olduğu bir tiyatro biçimine dönüştü bizler ve seyirci için. Çok sıkışık, zor, problemli, krizli, kritik bir tiyatro alanında üretken olmaya çalışan, tutunan, inat eden bir seyirci ve tiyatrocu grubu var ve bu çok kıymetli” diye konuştu.  

Tiyatrocuların bu süreçte yalnız bırakıldığını dile getiren Daltaban, “Birçok alanda insanlar yalnız bırakıldı evet ama ihtiyaç sıralamasında sanat ve tiyatro ‘gerilerde’ olmasından dolayı önemsenmedi, eziyet edildi, hor görüldü. Şunu net söyleyebilirim: Devlet çok sığ ve işe yaramaz bir alanda yardım ettiğini ve destek olduğunu söyleyerek, bu süreci geçiştirmeye çalıştı” diye ekledi.  

“Seyirciler, oyuncuları devletin insafına teslim etmedi, sahip çıktılar”

Bu süreçte seyircilerin desteğinin çok kıymetli olduğunu anlatan Daltaban, “Seyirci oyun alanlarını boş bırakmamaya çalıştı. Oyuncuları devletin insafına teslim etmedi, sahip çıktı. Tiyatroya sahip çıkmak, sanatçısına sahip çıkmak, şehrine sahip çıkmaktır” dedi. 

İki sene öne NKT’de “Yangınlar” oyununu sahnelediğini ve NKT ile o dönem tanıştığını belirten Daltaban, sözlerine şöyle devam etti: “İki sene önce buradan güzel anılarla ayrıldım, sonra genel sanat yönetmenliği teklifi gelince çok fazla düşünmedim. Aslında ben kurum tiyatrosundan istifa eden bir oyuncuyum, İstanbul Şehir Tiyatroları’dan. Kurum tiyatrosunun zorluklarını, siyasetten gelen hiyerarşisini bilirim, zorludur. Sanatın bağımsızlığını ve özgürlüğünü anlatmak, tiyatroyu özgür bir alan olarak korumak zorludur.”

NKT’de bunları yaşamayacağını düşündüğü için gelirken tereddüt etmediğini dile getiren Daltaban, “Geldiğimden beri tiyatronun bağımsızlığına saygıyla belediyeyle ilişki sürüyor” diye ekledi. 

İnsan hakları, demokrası, mülteci problemi, kadın hakları gibi temaları ele alan “Vur Yağmala Yeniden”i İstanbul’da 11 sene önce sahnelediğini anlatan Daltaban, “Oyunların teması çok kritik konular üzerine, bunlarla ilgili çok konuştuk, tartıştık ve 11 sene sonra baktığımızda bu temalar çok daha ciddi olarak kriz haline gelmiş durumda. Bugün çözmeye uğraştığımız ve problem olarak karşımıza gelen, düğüm düğüm olan her türlü tema 11 sene önceye göre kördüğüm olmuş durumda, bunun konuşulmasını istediğim için bu oyunu tekrar gündeme getirdim” dedi. 

NKT yeni sezona Mark Ravenhill’in kara komedi oyunlardan oluşan 5 Episode’luk “Vur Yağmala Yeniden” ile başladı. Çevirisini Ayberk Erkay’ın yaptığı “Vur Yağmala Yeniden” oyununun yönetmenliğini Mert Öner, Melisa İclal Yamanarda, Ebru Nihan Celkan, Gülhan Kadim ve Doğu Akal üstleniyor. 

Vur Yağmala Yeniden oyunu 2. Episode’un Yönetmeni Melisa İclal Yamanarda

Salgın koşulları içinde en elverişli ve büyülü atmosferin içinde, Balat Ormanı’nda, oyunları sahnelediklerini söyleyen “Vur Yağmala Yeniden” oyunu 2. Episode’un Yönetmeni Melisa İclal Yamanarda, “Seyirci için de bizim için de çok güzel bir deneyim oluyor bu süreç” dedi. 

Oyun serisinde hem oyuncu hem de yönetmen olduğunu dile getiren Yamanarda, “Yazarın dili bizim alışık olduğumuz dilden uzak bir dil. Oyuncu olarak da yönetmen olarak da yeni bir şey deneyimledik. Yazar insanlara, ‘Sen yaşamın neresindesin?’, ‘Yaşamın aslında fark etmeden savaşı desteklediğinin farkında mısın?’, ‘Ne kadar özgürlükçü olduğunu söylerken aslında tam tersini yaptığının farkında mısın?’ sorularını sorduruyor” diye devam etti. 

Vur Yağmala Yeniden oyunu 3. Episode’un Yönetmeni Ebru Nihan Celkan 

“Vur Yağmala Yeniden” projesinin içinde yer almanın kendisi için çok önemli bir deneyim olduğunu dile getiren “Vur Yağmala Yeniden” oyunu 3. Episode’un Yönetmeni Ebru Nihan Celkan, “Ben bu oyunları Murat Daltaban rejisiyle İstanbul’da izleme şansına erişmiş kişilerden birisiyim. Oyunların hepsini çok beğenmiştim. Kendimi çok yakın hissettiğim, ‘Tahammülsüzlük’, “Troyalı Kadınlar’ ve ‘Aşık Kadınlar’ oyunlarını yönetiyorum” dedi. 

Yönettiği  “Tahammülsüzlük”, “Troyalı Kadınlar” ve “Aşık Kadınlar” oyunlarının kendisini “birbirimize temas etmek” üzerine düşündürdüğünü dile getiren Celkan“Oyunları yönetirken en çok düşündüğüm şey, birbirimize emek vermek ve birbirimizin ne söylediğini duymaya daha çok çaba sarf etmek oldu” diye konuştu.  

Vur Yağmala Yeniden oyunu 4. Episode’un Yönetmeni Gülhan Kadim

Projenin tamamının heyecan verici olduğunu dile getiren “Vur Yağmala Yeniden” oyunu 4. Episode’un Yönetmeni Gülhan Kadim ise şunları söyledi: “Çok verimli provalar geçirdik. Benim yönettiğim oyunlar içerik olarak zor oyunlar. O yüzden hissettirdiği şeyler daha çok öfke, üzüntü ve acıma. Oyunların bugündeki karşılıklarının hâlâ taze olması sebebiyle de çok fazla dokunduğu yer var. Bu açıdan psikolojik olarak zorlu.”  

İzleyenlerin merak edeceğini ve oyunların tamamını seyretmek için Balat Ormanı’na geleceğini düşündüğünü dile getiren Kadim, “Umarım İstanbul’dan da çok seyirci gelir ve bu projeyi burada, yerinde seyreder” dedi. 

Oyunlarla ilgili detaylı bilgi için tıklayınız.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus