Afganistan’da kadınların geleceği yok: “Ülkemize ve Afganistan’daki kadınların geleceğine dair ne çok hayalimiz vardı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Afganistan Kadın Milli Futbol Takımı’nın eski bir oyuncusu olan Fanoos Basir, Taliban yönetimi altında kendisi için bir gelecek görmediğini ve ülkeyi bu sebeple terk ettiğini söyledi. Şimdi Fransa’da Afgan mülteciler için oluşturulan bir kabul merkezinde yaşayan Basir, geride bıraktığı hayatın yasını tutmaya devam ediyor. Basir, “Ülkemizden, hayallerimizden, bizi biz yapan her şeyden ayrılmak çok zordu. Şimdi sıfırdan başlayacağız” dedi.

Fransızlar tarafından tahsis edilen bir uçakla Kabil’den ayrıldığı belirten Basir, “Ülkemize, geleceğimize ve Afganistan’daki kadınların geleceğine dair ne çok hayalimiz vardı. Taliban’ın gelip tüm Afganistan’ı ele geçirmesi bizler (Afgan kadınları) için kâbus oldu. Afganistan’da kadınlar için bir gelecek yok artık” diye konuştu.

“Ilımlı” dil bir illüzyon

Basir, 2010 yılında amatör bir futbol takımına katıldığını, viran bir stadyumda antrenman yaptıklarını ve ileriki zamanlarda yurtdışındaki turnuvalara katılmaya başladıklarını dile getirdi.

Futbol oynadığı günlerdeki fotoğraflarda futbol kıyafetleri içinde, başı açık, sık sık gülümseyen ve kollarını takım arkadaşlarına dolamış Basir’i görmek mümkün.

Şimdi Afganistan bir kez daha Taliban kontrolü altında. Milli futbol takımı kapatıldı. Mevcut oyuncu ve personelden oluşan büyük bir kafile, Basir’den farklı olarak bir Avustralya askeri uçağı tarafından tahliye edildi.

Takımın eski kaptanı olan Basir, hâlâ Afganistan’da bulunan oyuncuları, güvenlikleri ve Taliban’ın misillemelerinden kaçınmak için spor malzemelerini yakmaya ve sosyal medya hesaplarını silmeye davet etti.

25 yaşındaki Basir, birkaç yıl önce milli takım için oynamayı bırakmıştı. O zamandan beri bir kadın futbol kulübünün yönetim kademesinde yer alıyordu. Basir, aynı zamanda bir müddet inşaat mühendisi olarak da çalıştı.

Taliban’ın 15 Ağustos’ta başkent Kabil’de kontrolünü ele geçirmesini takip eden günlerde dışarı çıkmadığını söyleyen Basir, dışarı çıktığında ise yüzünü ve vücudunu örten bir burka giydiğini belirtti.

Basir, bazı Taliban yetkililerinin, kendilerini kadınlara eskisinden daha fazla özgürlük tanımaya istekli göstermeye çalıştıklarını ancak durumun öyle olmadığına değiniyor. Kadınlara ve azınlıklara yönelik geliştirilen “ılımlı” dilin bir illüzyon olduğunu ve algı oluşturmak için kullanıldığına değindi.

Basir, Taliban’ın bazı yerlerde kadınlara yalnızca erkek bir vasi ile dışarı çıkabileceklerini söylediğini, bu yüzden işe her gittiğinde babasının veya erkek kardeşinin kendisine eşlik etmek zorunda olduğunu söyledi.

“Sen bir kadınsın, seninle konuşmak istemiyoruz”

Arka arkaya üç gün boyunca Kabil’in havaalanının dışında toplanan insan kalabalığından sıyrılarak uçağa ulaşmaya çalıştıklarını anlatan Basir, Taliban savaşçılarının silahlarını ateşlediğini ve insanları sopalarla dövdüğünü de sözlerine ekledi. Taliban’ın temsilcileriyle konuştuğunda, kendisine “Sen bir kadınsın, seninle konuşmak istemiyoruz” dediklerini söyledi.

Basir, Fransız Büyükelçiliği’nin tahliyeye uygun insanları alıp havaalanına getirmek için otobüs seferleri düzenlediğini duyduklarında, kendisinin ve ailesinin çoktan umudunu yitirmeye başladığını belirtti.

Şu anda Paris’in yaklaşık 450 kilometre batısındaki sığınmacı kabul merkezinde koronavirüs karantinasını doldurduklarını söyleyen Basir, yeni evinde inşaat mühendisi olarak çalışabileceğini umut ediyor:

Ülkemizden, hayallerimizden, bizi biz yapan her şeyden ayrılmak çok zordu. Şimdi sıfırdan başlayacağız.”

Kaynak: Reuters

Derleyen: Zeynel Yıldırım

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus