Afganistan’dan çekilmenin ardından: ABD Başkanı Joe Biden, “ulus inşası” döneminin sona erdiğini söyledi, İngiltere Taliban ile müzakerelerini sürdürüyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, salı günkü (31 Ağustos) ulusa sesleniş konuşmasında ABD dış politikasında artık yeni bir döneme girildiğini söyledi. Biden, Afganistan ile birlikte “ulus inşası” döneminin bittiğini vurguladı. Katar, Taliban’ı izole etmenin Afganistan’ı daha da istikrarsızlaştırabileceği konusunda uyarıda bulundu. Almanya Başbakanı Merkel, Afganistan’da Almanya’da ikamet hakkı bulunan 10 ile 40 bin arasında insanın kaldığını açıkladı. İngiltere ve Taliban daha fazla tahliye için görüşmeyi sürdürüyor.  

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, Afganistan’daki tahliye işlemlerinin bitmesinin ardından dünkü (31 Ağustos) ulusa sesleniş konuşmasında önemli konulara değindi.

ABD’nin Afganistan’dan çalkantılı bir şekilde çekilmesiyle ilgili sert eleştirilerle karşı karşıya kalan Biden, bunun hem ABD’nin en uzun savaşını hem de diğer ülkeleri askeri güç yoluyla yeniden yapılandırmak için on yıllardır süren sonuçsuz uğraşları sona erdirmek için mevcut en iyi seçenek olduğunu söyledi. Biden Afganistan’dan çekilme operasyonunu da, 17 günde 124 bin sivilin tahliye edilmesi dolayısıyla bir lojistik başarı olarak tasvir etti.

Biden, “Afganistan’a ilişkin bu karar sadece Afganistan ile ilgili değil. Bu, diğer ülkeleri yeniden inşa etmek için büyük askeri operasyonlar çağını sona erdirmekle ilgili” diye konuştu.

Biden ayrıca, Afganistan’dan kanlı ve genel olarak kaotik çekilmenin sorumluluğunu üstlendiğini ve bunun ABD dış politikasında askeri güce daha az dayanan yeni bir döneme işaret etmesi gerektiğini söyledi.

“Bu kadar hızlı bir çöküş beklenmiyordu”

Biden, yönetiminin Afgan ordusunun çöküş hızını tahmin etmediğini itiraf etti ancak selefi Trump ve eski Afgan Cumhurbaşkanı Eşref Gani’nin de açıkça sorumlu olduğunu belirtti.

Biden, eski Başkan Trump döneminde Katar’ın başkenti Doha’da Taliban ile yapılan anlaşmaya dikkat çekerek, bu anlaşma neticesinde bugün Taliban’ın bazı üst düzey savaş komutanlarının da serbest kaldığını söyledi. 

Biden kendisi göreve geldiğinde Taliban’ın askeri açıdan 2001’den bu yana en güçlü konumunda olduğunu ve ülkenin neredeyse yarısında tamamen kontrolü ele geçirdiğini hatırlattı. Biden, “Yani basit bir kararla karşı karşıyayız: Ya son yönetimin verdiği taahhüdü yerine getirin ve Afganistan’ı terk edin ya da ayrılmadığımızı söyleyin ve on binlerce asker daha gönderip savaşa geri dönün. Bu savaşı sonsuza kadar uzatmayacaktım” dedi.

Biden, ABD’nin çekilmesinin ardından Afgan güvenlik güçlerinin bir süre dayanabileceği varsayımının doğru olmadığını itiraf etti. Ancak en büyük hatanın, Kabil’i terk eden ve Taliban yaklaşırken ülkeden kaçan Cumhurbaşkanı Gani’ye inanmak olduğunu öne sürdü.

Biden, Afgan halkının kendi hükümetinin çöküşünü, cumhurbaşkanının yolsuzluk ve görevi kötüye kullanmasını, ülkeyi düşmanları Taliban’a teslim etmesini ve ABD personeli ve müttefikler için riski önemli ölçüde artırarak kaçmasını izlemek zorunda kaldığını belirtti.

ABD Başkanı Biden ayrıca, yaklaşık yarım saatlik konuşmasının çoğunda savunmacı bir tavır sergilerken, 31 Ağustos’a kadar olan süreye bağlı kalmanın ve tahliyenin bu tarihte sona erdirilmesinin “sivil ve askeri danışmanlarının oybirliğiyle tavsiyesi” olduğunu söyledi.

Afganistan’da kalan 100 ila 200 ABD’liye de değinen Biden, “Kalanların çoğu, Afganistan’daki aile kökleri nedeniyle daha önce kalmaya karar vermiş, uzun süredir ikamet eden çifte vatandaşlar” ifadesini kullandı ve ABD diplomasisinin artık onlar için bir çıkış yolu bulmaya odaklanacağını belirtti: “Kalan Amerikalılar için bir son tarih yok.”

Bir “Biden doktrini” mi söz konusu?

Biden, Afganistan’daki hatalardan ders almanın zamanının geldiğini söyledi ve dış politikada giderek daha fazla “Biden doktrini” olarak görülen şeyin ilkelerini ortaya koydu.

Öncelikle, asla ulaşamayacağımız değil, net ve ulaşılabilir hedeflerle misyonlar belirlemeliyiz. İkincisi, ABD’nin temel ulusal güvenlik çıkarlarına net bir şekilde odaklanmalıyız” diyen Biden, Afganistan’daki savaşın en büyük hatalarından birinin, El Kaide’nin ABD’ye saldırmasını durdurmaktan bir ulus inşa etmeye kadar hedeflerdeki amansız sapma olduğunu savundu.

Öte yandan Biden, geçen hafta Kabil Havaalanı’na intihar saldırısı düzenleyen IŞİD ve IŞİD bağlantılı grupları hedef alarak, “Sizinle henüz işimiz bitmedi. Affetmeyeceğiz, unutmayacağız. Sizi dünyanın sonuna kadar avlayacağız ve en büyük bedeli ödeyeceksiniz” dedi.

Biden, kendi sorumluluğunda geçmişteki “sonsuz savaşların” yaşanmayacağı konusunda ısrar ediyor. Diğer yandan, birçok kişinin askeri yollarla amansız intikam arayışının ABD’yi geçmişte “sonsuz savaşlara” sürüklediğini kabul etmesine rağmen yakın tarihin bunun kırılması zor bir alışkanlık olduğunu gösterdiğini düşünüyor.

Bunu en bariz örneği ise Barack Obama. Biden’ın konuşmasından 11 yıl önce, Barack Obama Irak’taki savaş misyonunun sona erdiğini duyurmuş ancak bundan dört yıl sonra ABD güçlerinin IŞİD’le savaşmaları için ülkeye geri dönmesini emretmişti.

Katar’dan Taliban’ı izole etmeme konusunda uyarı geldi

Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani dün (31 Ağustos) yaptığı açıklamada, Taliban’ı izole etmenin daha fazla istikrarsızlığa yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu ve uluslararası toplumu, Afganistan’daki güvenliğe ve sosyoekonomik koşullara dair endişeleri gidermek için İslamcı militan grup ile ilişki kurmaya çağırdı.

2013 yılından bu yana Taliban’ın siyasi ofisine ev sahipliği yapan Körfez ülkesinin Dışişleri Bakanı Al Sani, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ile Doha’da görüştü. Al Sani görüşmenin ardından açıklamada bulundu ve “Koşullar koymaya ve bu angajmanı durdurmaya başlarsak, bir boşluk bırakacağız ve asıl soru, bu boşluğu kim dolduracak?” diye sordu.

Al Sani, “Güvenlik cephesinde veya sosyoekonomik cephede gerçek ilerlemeye angajman olmadan ulaşamayacağımıza inanıyoruz” derken, Taliban’ı hükümet olarak tanımanın bir öncelik olmadığını da sözlerine ekledi.

Almanya Dışişleri Bakanı Maas ise gazetecilere verdiği demeçte, Berlin’in Afganistan’a yardım etmeye istekli olduğunu ancak uluslararası yardım için belirli önkoşulların yerine getirilmesi gerektiğini söyledi.

Maas ayrıca, “Taliban ile görüşmenin bir yolu yok” diyerek, uluslararası toplumun Afganistan’daki istikrarsızlığı kaldıramayacağını vurguladı.

Öte yandan Taliban, önceki Afgan hükümetinin üyeleri ve sivil toplumdaki diğer kişilerle görüşmelerde bulunduklarını ve yakında tam bir kabine açıklayacaklarını söyledi. Al Sani, Taliban’ın kapsayıcı bir hükümet fikrine açık olduğunu belirtti.

Al Sani ayrıca, Taliban’ın Kabil’i ele almasından bu yana tahliyeler ve terörle mücadele konusunda muazzam bir angajman olduğunu ve bunun da olumlu sonuçlar verdiğini söyledi. Katarlı bakan ayrıca, Kabil Havaalanı’nın işletilmesine yardım sağlamasıyla ilgili görüşmelerinin devam ettiğini ve henüz bir karar alınmadığını açıkladı.

Merkel, Afganistan’da Almanya’da ikamet hakkı bulunan 10 ile 40 bin arasında kişinin kaldığını söyledi

Almanya Başbakanı Angela Merkel dünkü açıklamasında, Almanya’nın Afganistan’daki kalkınma örgütleri için çalışan ve tehlikede olduklarını düşündükleri takdirde Almanya’ya tahliye edilme hakkına sahip 10 bin ila 40 bin yerel personel olduğunu tahmin ettiğini söyledi.

Avusturyalı mevkidaşı Sebastian Kurz ile Berlin’de düzenlediği basın toplantısında konuşan Merkel, Alman silahlı kuvvetleri ve polisi için çalışanların çoğunun zaten Afganistan dışında olduğunu ancak Afganistan’a kalkınma yardımı durdurulmadığı için bu alandaki birçok personelin ülkede kaldığını belirtti.

Merkel, bu kişilerin kaçının dönmek veya kalmak istediğini tespit etmeleri gerektiğini belirterek, “Gördüğümüz gibi, kimse evinden ayrılma kararını kolaylıkla almaz” dedi.

İngiltere ve Taliban görüşme halinde

İngiltere’nin en üst düzey istihbarat şeflerinden biri, ülkede kalan İngiliz vatandaşları ve İngiltere ile çalışan Afganlar için Afganistan’dan güvenli geçiş müzakereleri yapmak ve ülkenin uluslararası teröristler için bir üs haline gelmeyeceğine dair güvence aramak için Taliban liderleriyle görüştü.

Ortak İstihbarat Komitesi Başkanı Simon Gass, birkaç gün önce Taliban’ın sürgündeki liderlerinin çoğunun bulunduğu Katar’ın başkenti Doha’ya giderek Taliban yöneticileriyle konuştu.

Simon Gass

Gass, Başbakan Boris Johnson tarafından Afganistan’daki geçiş için müzakerelere başkanlık etmekle görevli özel temsilci olarak seçilmişti.

İngiltere ve müttefiklerinin 20 yıl boyunca savaştığı grupla olan görüşmeler, Taliban ile sonunda diplomatik tanınmaya yol açabilecek bir mutabakata ulaşmak için gösterilen çabaların bir parçası olarak görülüyor.

Ancak arka plandaki tartışmalarda, İngiltere’ye gelmek isteyen Afganlar’ın, Pakistan, Özbekistan ve Tacikistan gibi komşu ülkelere güvenli geçişine izin verilmesi üzerinde duruluyor.

Dışişleri Bakanlığı tarafından risk altında olduğu belirlenen binlerce Afgan, hafta sonu tahliyeler sona erdiği için İngiltere’ye götürülemedi. Bin Afgan tercüman ve aile üyeleri, İngiltere’de yeniden yerleşme hakkı olmasına rağmen ülkede mahsur kaldı.

Hükümetten yapılan açıklamada, “Başbakanın özel temsilcisi Simon Gass, Doha’ya gitti ve İngiliz vatandaşları ve son 20 yılda bizimle çalışan Afganlar için Afganistan’dan güvenli bir şekilde çıkmanın öneminin altını çizmek için üst düzey Taliban temsilcileriyle görüşüyor” denildi.

Öte yandan, İngiltere’nin Afganistan’ın uluslararası terörizmin üssü haline gelmemesi konusunda umutsuz olduğu belirtildi. İngiliz kaynaklarına göre bu toplantılarda tartışılan temel konulardan biri terörizm meselesi. IŞİD bağlantılı İŞİD-Horasan geçen hafta havaalanında yaklaşık 200 kişinin ölümüne neden olan terör saldırısını üstlenmişti. Söz konusu grubun Taliban’a düşman olduğu ve yurtdışında eylem yapma kabiliyetine sahip olmadığı belirtilmişti.

İngiliz güvenlik teşkilatları, Taliban’ın cihatçı grupların 11 Eylül’den önce El Kaide tarafından yürütülen kamplara benzer eğitim kampları kurmasına izin verebileceğinden endişe duyuyor.

Pakistan medyası, İngiltere’nin dış istihbarat servisi MI6’in başkanı Richard Moore‘un Afganistan’dan çekilme işleminden sonra istihbarat ve savunma işbirliğini görüşmek üzere geçen hafta Pakistan Genelkurmay Başkanı General Qamar Javed Bajwa ile görüştüğünü bildirdi.

Derleyen: Gökalp Badak

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus