Kırılma anı: Eski ABD Başkanı Trump’ın Taliban ile 2020 yılında yaptığı anlaşmanın ayrıntıları

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Afganistan’dan tahliye işlemlerine başlamasının ardından eski Başkan Donald Trump’ın 29 Şubat 2020 tarihinde Taliban ile yaptığı anlaşmanın ayrıntıları merak konusu oldu. Özünde çok basit olan söz konusu anlaşmada, ABD’nin Afganistan’dan tamamen çekilmesi için öngörülen bir zaman dilimi, Taliban mensubu mahkûmların serbest bırakılmasına dair bir madde, Afganistan’ın birliği ve bütünlüğü için ABD’nin finansal destek sağlamaya devam etmesi gibi önemli taahhütler yer alıyor.

Taliban’ın yönetimi ele geçirmesinin ardından ülkesini terk eden Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani ve dönemin ABD Başkanı Donald Trump

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Afganistan’dan tahliye işlemlerini başlatması, eski Başkan Donald Trump’ın 29 Şubat 2020 tarihinde Katar’ın başkenti Doha’da Taliban ile vardığı anlaşmanın içeriğine gözleri çevirdi.

Trump, 2017 yılında görevi devraldıktan sonra ABD’nin denizaşırı ülkelerde verdiği mücadelenin “gereksiz ve aptalca” olduğunu savunmuş, kendi yönetiminde ABD’nin bu anlamsız mücadelelerden kurtulacağına dair vaatte bulunmuştu.

Şu an görevde olan Joe Biden yönetimi ise Trump yönetiminden devralınan bir anlaşma neticesinde Afganistan’dan acele bir şekilde çekilmesi nedeniyle eleştiriliyor.

Söz konusu anlaşma temelde çok basit olup, toplam üç bölümden oluşuyor. Taliban’ın bugünkü zaferinin dayanak noktası olduğu dile getirilen bu anlaşmaya kısa bir bakış atıldığında Taliban’ın beş noktada oldukça önemli kazanımlar elde ettiği görülüyor.

Katar’ın başkenti Doha’da 29 Şubat 2020’de varılan anlaşmaya Taliban liderlerinden Abdulgani Birader ve ABD’nin Afganistan Özel Elçisi Zalmay Khalilzad imza koydu.

Anlaşmada göze çarpan bu beş noktaya bakıldığında, varılan anlaşma ile birlikte mutabık kalınan bir zaman dilimi içinde ABD’nin ve NATO müttefiklerinin ülkeden tamamen çekilmesi, binlerce Taliban mensubu mahkûmun serbest bırakılması, Taliban üyelerini yaptırım listesinden çıkarmak için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) üyeleriyle diplomatik angajmana başlamanın taahhüt edilmesi, ABD’nin Afganistan’ın içişlerine ve bağımsızlığına asla müdahale etmemesi ve Vaşington’un Afganistan’a yönelik mali yardımlarının devam etmesi gibi önemli vaatler dikkat çekiyor.

Birçok analist Trump yönetiminin Taliban’a verdiği bu tavizlerin, Afganistan’da bugünkü durum itibarıyla radikal İslamcı militan gruba meşruiyet kazandırdığını düşünüyor. 

Nitekim Trump yönetiminde bir dönem ulusal güvenlik danışmanı olan John Bolton, ABD Başkanı Joe Biden’a seslenerek, Taliban ile yapılan bu anlaşmanın Trump’ın yaptığı en büyük hata olduğunu söylemiş ve Biden’a bu anlaşmayı gözden geçirme çağrısında bulunmuştu.

John Bolton

Anlaşmanın detaylarında ne var?

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın paylaştığı anlaşmanın orijinal metnine göre, Taliban ile Trump yönetimi arasında imzalanan anlaşma, “ABD tarafından devlet olarak tanınmayan ve Taliban olarak bilinen Afganistan İslam Emirliği ile ABD arasında Afganistan’a Barış Getirme Anlaşması” başlığını taşıyor.

Anlaşmanın giriş bölümünde iki tarafın kapsamlı ve sürdürülebilir bir barış anlaşmasına varmak için birlikte çalışmaya kararlı olduğu ve varılan anlaşma sayesinde, Afganistan’daki savaşın tüm Afganlar’ın yararına sona ereceği, bölgesel istikrara ve küresel güvenliğe katkıda bulunacağı belirtiliyor.

Kapsamlı ve sürdürülebilir bir anlaşma yapılabilmesi için dört şartın bulunduğu söylendikten sonra bu şartlar aşağıdaki gibi sıralanıyor:

1. Afgan topraklarının herhangi bir uluslararası terörist grup veya birey tarafından ABD ve müttefiklerinin güvenliğine karşı kullanılmasının önlenmesi.

2. Tüm ABD ve müttefiklerinin geri çekilmesi için bir zaman çizelgesinin belirlenmesi.

3. Afganistan içinde diyalog sağlanması ve bu kapsamda Taliban ile Afganistan İslam Cumhuriyeti’nin kapsayıcı müzakereler ile birlikte siyasi bir çözüme ulaşması.

4. Kalıcı ve kapsamlı bir ateşkes sağlanması.

Anlaşmanın girişinde bu dört şartın sıralanmasının ardından, ortaya konan şartların birbirinden bağımsız olmadığı ve uzun yıllar süren savaşın ardından kendisi ve komşularıyla barış içinde, egemen, birleşik bir Afganistan arayan tüm tarafların hedefini yansıttığı vurgulanıyor.

ABD-Taliban anlaşmasının siyasi bir çözüm, kalıcı ve kapsamlı bir ateşkes konusunda Afganistan içi müzakerelerin önünü açtığına ve Afgan hükümetinin de bu tür müzakerelere katılmaya ve Taliban ile ateşkes imzalamaya hazır olduğunu bir kez daha teyit ettiğine dikkat çekiliyor.

Anlaşmada, Afganistan topraklarının El Kaide, IŞİD ve diğer uluslararası terörist gruplar tarafından üye toplamak, para toplamak, eğitim yapmak, tehdit edici saldırılar planlamak ve yürütmek için kullanılmaya devam edildiği vurgulanıyor. Bundan dolayı Taliban’ın uluslararası terörist gruplarla veya bireylerle işbirliği yapmama ve bu grupların her türlü faaliyetine Afganistan topraklarında izin vermeme konusunda taahhütte bulunduğu açıklanıyor.

ABD tarafından bir devlet olarak tanınmayan ve Taliban olarak bilinen Afganistan İslam Emirliği’nin, ABD’nin güvenliğine tehdit oluşturanlara vize, pasaport, seyahat izni veya diğer yasal belgeleri vermeyeceği de ayrıca belirtiliyor.

Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, 21 Kasım 2020’de, Doha’daki Taliban-Afgan hükümeti görüşmeleri sırasında Taliban başmüzakerecisi Molla Abdulgani Birader ile bir araya gelmişti

Anlaşmada ABD ve diğer müttefiklerin çekilmesinin düzenlendiği kısımda ise ABD ve müttefiklerinin ilk 135 gün içinde alacağı önlemler sıralanıyor. Bu kapsamda, Afganistan’daki ABD kuvvetlerinin sayısının 8 bin 600’e indirileceği ve orantılı olarak müttefiklerinin ve koalisyon güçlerinin sayısının azaltılacağı öngörülüyor.

Ardından geriye kalan dokuz buçuk aylık zaman zarfında ise Afganistan’da bulunan tüm kuvvetlerin geri çekilmesinin tamamlanacağı ve tüm üslerin boşaltılacağı belirtiliyor.

Afgan güvenlik güçlerinden bin tutsak ve Taliban mensubu 5 bin mahkûmun 10 Mart 2020 tarihine kadar karşılıklı olarak serbest bırakılacağı taahhüt ediliyor.

Bir diğer önemli nokta ise Afganistan içi müzakerelerin başlamasıyla birlikte ABD’nin Taliban’a yönelik yaptırımlarını 27 Ağustos 2020’ye kadar kaldırmayı hedeflediğini açıklaması.

Bunun ardından yine Afganistan içi müzakerelerin başlamasıyla birlikte Taliban üyelerini yaptırım listesinden çıkarmak için, Afganistan’ın BMGK üyeleriyle diplomatik angajmana başlamayı taahhüt ettiği de anlaşmanın maddeleri arasında yer alıyor.

Son olarak da ABD ve müttefiklerinin, Afganistan’ın toprak bütünlüğüne ve siyasi bağımsızlığına karşı tehdit veya güç kullanmaktan ya da içişlerine müdahale etmekten kaçınacağı vurgulanıyor.

Derleyen: Gökalp Badak

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus