HDP Tutum Belgesi açıklamasından izlenimler: Çözümün adresi Meclis, “Hep beraber kazanalım”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

HDP’nin, uzunca bir süredir üzerinde çalıştığı ve önümüzdeki siyasi süreçte partinin izleyeceği yolu ortaya koyan “Tutum Belgesi” bugün (27 Eylül 2021) Ankara’da açıklandı. Tutum Belgesi’nde Kürt sorununun çözümünde Meclis adres gösterilirken, “Hep beraber kazanalım” vurgusu yapıldı. Medyascope, Ankara Temsilcisi Hıdır Göktaş’ın izlenimleri.

HDP’nin tutum belgesini eş genel başkanlar Mithat Sancar ve Pervin Buldan birlikte açıkladı. Sancar ve Buldan, toplantının yapılacağı salona da yan yana ve zılgıtlar eşliğinde girdi. Mithat Sancar’ın sağında Pervin Buldan, solunda ise Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde ceza hukuku alanında çalışan eşi Doç. Türkan Sancar oturdu. Hemen yanlarında ise eski Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Genel Başkanı Ahmet Türk, eski Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık yer aldı.

İktidara yakın medya muhabir göndermedi

Toplantıya ilgi oldukça yoğundu ve kalabalık bir davetli topluluğu açıklamayı izledi. Basının ilgisi de oldukça fazlaydı ancak iktidara yakın hiçbir gazetenin ya da televizyonun muhabiri salonda yoktu.

Toplantının temel sloganı Türkçe ve Kürtçe olarak ekrana yansıtıldı: Adalete Çağrı-Banga Edaletê; Demokrasiye Çağrı-Banga Demokrasiyê; Barışa Çağrı-Banga Aştıyê.

Açıklama öncesinde salonda çalınan şarkılara eşlik eden bir grup kadın salonun etrafında halay çekerek dolaştı.

Eş genel başkanlar Sancar ve Buldan yan yana konulan iki kürsüye çıkarak açıklamayı yaptı. Konuşmaya Buldan başladı. Metinde yer alan ilk bölümü okudu, ikinci bölümü okumaya başladı ama tam o anda durarak, “Özür dilerim” diyerek sözü Sancar’a verdi. Bu durum salonda gülüşmelere yol açtı: anlaşıldı ki metni bölüm bölüm ve sırayla okumayı kararlaştırmışlar ancak Buldan, ilk başlamanın heyecanıyla durması gereken yerde durmayarak konuşmaya devam etmişti. Metnin açıklanmasının geriye kalan bölümünde Sancar ve Buldan sırayla, bölüm bölüm belgeyi okudu. 

Demokrasi ve çözüm vurgusu

Açıklama metni Türkçe, Kürtçe, Arapça ve İngilizce olarak dört dilde hazırlanmıştı. Konuşma metninde en çok kullanılan kelimeler “demokrasi” ve “çözüm” oldu. Her iki kelime de 12’şer kez kullanıldı. Bunu 11 kez kullanılan “barış” sözcüğü izledi. “Türkiye” sözcüğü yedi yerde geçerken, sadece iki kez “Kürt sorunu” ifadesi kullanıldı.

Kullanılan kelimelerin sıklığı da aslında metnin özünü açıklar nitelikteydi: ”Çözümün adresi Meclis’tir. Tüm toplumsal taraflarla ve siyasi aktörlerle görüşmeye ve müzakere etmeye hazırız.”

11 ana başlık

Konuşma 11 ana başlıkta hazırlanmıştı. Bu başlıklar: “Güçlü demokrasi”, “Tarafsız ve bağımsız yargı”, “Kayyım rejimi değil halk iradesi”, “Kürt sorununda demokratik çözüm”, “Barışçı dış politika”, “Kadına özgürlük ve eşitlik”, “Ekonomide adalet”, “Kamu yönetiminde liyakat”, “Doğaya saygı”, “Gençler için özgür yaşam”, “Demokratik anayasa”.

Konu başlıklarına bakıldığında HDP’nin sadece Kürt sorununun çözümünde değil, Türkiye’nin tüm sorunlarında çözüm üreten, toplumun bütününe seslenen bir anlayışı esas aldığı görülüyordu. Birer ikişer paragrafla ve özet olarak açıklanan başlıklardaki vurgular da çözüm konusunda yapılan çalışmaların ne kadar kapsamlı olduğunu da ortaya koyuyordu.

Açıklamada temel vurgu; “güçlü demokrasi, evrensel standartlarda bir adalet sistemi ve kalıcı toplumsal barış” olarak öne çıktı. 

Tüm kesimlere mesaj

HDP, sorunların çözümü konusunda aslında tüm siyasi aktörlere seslendi ve gelen yanıtları bekleyecek. Bunu da “… ilkelerin yaşama geçirilmesinden yana tüm toplumsal taraflarla ve siyasi aktörlerle görüşmeye ve müzakere etmeye, birlikte yürümeye, ortak mücadeleye ve ortak yönetime hazır olduğumuzu…” ifadeleriyle ortaya koydular.

Aynı tutumu önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimi için de gösteren bir anlayış açıklamada öne çıktı:

“Keyfiliği ve zorbalığı kurumsallaştırıp kalıcılaştırmayı hedefleyen ve yaşadığımız çoklu krizin ve çözümsüzlüğün başlıca kaynağı olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni ve bu sistemi besleyen yapıları değiştirmek istiyoruz. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ilkesel buluşmaların gerçekleşmesi, HDP seçmenlerinin ülkenin geleceğinde anahtar bir role sahip olmaları nedeniyle günceldir. İster HDP’li isterse başka bir aday olsun, isimler yerine ilkelerin ve yöntemlerin tartışılmasının gerekli olduğu inancındayız.”

 “Çözümün zemini Meclis

Kürt sorunun çözümü konusu 11 ana başlıktan biri olarak Tutum Belgesi’nde yerini aldı:

Cumhuriyetin demokratikleşmesi ile doğrudan bağlantılı ve iç içe geçmiş olan bu sorunun çözümü için muhataplarla diyalog kurulması, inkâr ve bastırma siyaseti yerine demokratik ve barışçı bir çözüm için adım atılması gereklidir. Meclis, diyalog ve çözüm zeminini kurarak, demokratik müzakere yöntemleriyle tüm toplum için geleceğin kazanılmasına önayak ve odak olmalıdır.”

Sivil anayasa

Cumhurbaşkanlığı sisteminin tek adamlığa yol açtığı vurgulanan metinde parlamenter sistem ve bunun için de sivil anayasa vurgusu yapıldı:

“Sivil, özgürlükçü, yeni bir anayasa, gerçek anlamda bir toplumsal sözleşme Türkiye’de yeni bir başlangıcın ve demokratikleşmenin tacı olacaktır. Bu anayasa; farklı kültürlere, kimliklere, inançlara, anadillerine ve yaşam tarzlarına saygıya dayalı eşit yurttaşlığı esas almalıdır. Anayasanın hazırlanma süreci, her kesimi kapsayan, demokratik katılım ve toplumsal müzakereye dayalı bir yöntemle yürütülmelidir.”

Siyasi davalar sonuçlarıyla ortadan kaldırılmalı

2023 yılının Haziran ayında yapılması gereken cumhurbaşkanlığı seçimlerinin, “demokratik cumhuriyetin oluşması açısından” en önemli dönemeçlerden biri olduğu vurgulandı ve parlamento seçimleri için ‘Demokrasi İttifakı’ önerisinde bulunuldu. 

Halen cezaevinde tutuklu olarak bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da Tutum Belgesi’nin açıklanmasından hemen önceki süreçte yaptığı açıklamada Kürt sorunun çözümü için Meclis’i göstermiş ve demokrasi ittifakından söz etmişti.

Tutum Belgesi’nde “tarafsız ve bağımsız yargı” başlığının altında “Tüm siyasi davaların ve mahkumiyetlerin sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılması, adaletin ve toplumsal barışın tesisi açısından bir gerekliliktir” denildi. 

Hep beraber kazanalım

Tutum Belgesi ile ortaya konan ilkelerin “Türkiye’nin aydınlık geleceğini düşünen tüm kurum, kuruluş ve partilere, tek tek yurttaşlara çağrı” olduğu vurgulandı ve “Hep beraber sorumluluk alalım. Kişisel hesaplar, partizan faydacılık yerine ortak akıl ve birlikte inşa anlayışı esas olmalıdır. Türkiye halkları çözüm üretmeyen, ortak akıldan uzaklaşan politikalara ve yönetimlere; ayrımcılık, nefret söylemi ve toplumsal kutuplaşmaya mahkûm değildir” denildi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus