Kılıçdaroğlu’ndan Abant kampında önemli açıklamalar: “Otoriter yönetimlerle anayasa değişikliği için masaya oturulmaz”, “Toplumun nefes alması için hemen seçim olmalı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 2 Ekim’de başlayan Abant kampı sona erdi. Kampta, yeni yasama yılı öncesinde partinin izleyeceği politik tutum, muhalefet partileriyle sürdürülen anayasa çalışmaları, erken seçimin bir an önce yapılmasının ekonomi ve toplumsal barış üzerindeki etkileri değerlendirildi. Bir grup gazeteciyle kahvaltıda bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, soruları yanıtladı. Soruların ana eksenini cumhurbaşkanlığı adaylığı ve anayasa değişikliği oluşturdu.


Cumhurbaşkanlığı adaylığı, Akşener’in başbakanlığı

Partisinin Abant kampının son gününde bir grup gazeteciyle bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı adaylığına ilişkin soruya, “Millet İttifakı olarak bizim cumhurbaşkanlığı konusunda bir araya gelip konuşmuşluğuz yok, kim aday olacak o konuda alınan karar da yok” yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in “Başbakanlığa talibim” açıklamasını ise şöyle değerlendirdi:

“Açıklama öncesinde herhangi bir görüşmemiz olmadı, ben de açıklamadan sonra duydum. Sayın Akşener’in ‘Başbakan adayıyım’ söylemi hepimizin saygı duyması gereken bir söylem. Güçlendirilmiş parlamenter sistemi bir an önce hayata geçirmek istiyoruz. O sürecin sonucunda Sayın Akşener’in başbakanlık görevini üstlenmesi bizim açımızdan da son derece değerli olur. Bunlar ittifak içinde oturulup konuşulmuş, tartışılmış şeyler değil. Zaman zaman genel başkanların söylemleri oluyor, siz nasıl gazeteciler olarak takip ediyorsanız, aynı şekilde dikkatle takip ediyoruz.” 

Anayasa değişikliği çalışmaları

Güçlendirilmiş parlamenter sistemi isteyen siyasi partilerin bir çalışma yürüttüğünü, bu çalışma içinde yer alan altı siyasi partinin siyasi işlerden sorumlu genel başkan yardımcılarının önümüzdeki salı günü üçüncü kez bir araya gelerek çalışmalarını sürdüreceğini anlatan Kılıçdaroğlu, sürecin nasıl işleyeceği hakkında da şu bilgiyi verdi:

“Bu konuda çalışmalar yapılıyor. Biz de yaptık, Saadet Partisi de, Demokrat Parti de, İYİ Parti de, DEVA ve Gelecek partileri de yaptı. Raporlar hazırlandı, 200-300 sayfa. Vatandaşın önüne 300 sayfa raporla çıkılmaz. Şöyle bir karar aldık: Bir-bir buçuk sayfayı geçmeyecek şekilde ilkeleri belirleyelim. Genel başkan yardımcılarımızın yürüttüğü çalışmalarda bir karar çıkınca, bunlar genel başkanlara sunulacak. Biz güçlendirilmiş parlamenter sistem istiyoruz da neyi öngörüyoruz.  Bunun kamuoyuna anlatılması lazım. Var olan sistem bir felakete götürdü. Ondan önceki sistem, darbe hukukunun izlerini taşıyordu. Darbe hukukun getirdiği vesayet sistemini tamamen ortadan kaldırmamıştı.

İlkeleri belirledikten sonra alfabetik olarak yuvarlak bir masaya oturalım, sırayla imza attıktan sonra da her genel başkan 5-10 dakika görüş ifade etsin, kamuoyum paylaşalım, dedim. Tüm partilerle görüşen tek partiyiz. Demokrasiyi, medya özgürlüğünü, asgari normları savunuyoruz. Bu bağlamda HDP ile de zaman olursa, ortam olursa görüşürüz. Görüşmeyiz diye kuralımız yok.”

Gündemimizde cumhurbaşkanlığı yok

Şu an için gündemlerinde cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunun olmadığını belirten CHP lideri, şöyle devam etti:

“Biz demokrasi istiyoruz, parlamento güçlensin, millet iradesi üstünde bir vesayet olmasın istiyoruz. En fazla bir buçuk sayfalık ilkeler metninin ortaya çıkmasını istiyoruz. Ondan sonra belki cumhurbaşkanlığı konusu gündeme gelebilir. Şu aşamada hiç birimizin gündeminde cumhurbaşkanlığı söz konusu değil, tartışma da yok. Kamuoyu böyle bir tartışma yapıyor. Niye yapıyor, biz onu da anlamıyoruz. Ali mi olsun cumhurbaşkanı, Veli mi olsun, öbürü istifa edecek falan yok öyle bir şey.”

“Akşener’in Başbakanlığı son derece değerli olur”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in “Başbakanlığa adayım” açıklamasının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, açıklama öncesinde bir bilgisinin olmadığını ve açıklamadan sonra duyduğunu belirterek şunları söyledi:

“Sayın Akşener’in ‘Başbakan adayıyım’ söylemi hepimizin saygı duyması gereken bir söylem. Güçlendirilmiş parlamenter sistemi bir an önce hayata geçirmek istiyoruz. O sürecin sonucunda Sayın Akşener’in başbakanlık görevini üstlenmesi bizim açımızdan da son derece değerli olur.. Bunlar ittifak içinde oturulup konuşulmuş tartışılmış şeyler değil. Zaman zaman genel başkanların söylemleri oluyor, siz nasıl gazeteciler olarak takip ediyorsanız, biz de aynı şekilde dikkatle takip ediyoruz.” 

HDP’nin tutum belgesi

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) açıklamalarına ilişkin sorulara ise şu yanıtı verdi:

“HDP ittifak içinde yer almayacağını deklare etti. Demokrasiden yana tavır takınmaları, Kürt sorunu çözümü konusunda parlamentonun yetkili görülmesi değerli bir şey. Çatışmalardan uzak durulmasıyla ilgili de görüş var: ‘HDP Türkiye’deki tüm toplumsal kesimlerin sorunlarını ve kaygılarını dikkate alan yapıcı rol üstlenmeye hazırdır.’ Bu cümle önemli. ‘Tüm kesimlerin hem kaygılarını dikkate alarak rol üstlenebiliriz’ diyor. Yani toplumda kendilerine yönelik var olan kaygıları gidermeye dönük de bir anlamda hazır olduklarını söylüyorlar. ‘Sorunların diyalog, müzakere yoluyla çözmek temel düsturumuz’ diye açıklamaları da var. Bu da çok önemli. HDP’nin yaptığı açıklamayı bu bağlamda değerli buluyoruz.”

“Yeni anayasa özgürlük ortamında yapılmalı”

Anayasa değişikliği konusunda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Meclis’in yeni yasama yılı başlangıcında yaptığı konuşmada dile getirdiği anayasa değişikliği önerisi ve muhalefete de “Anayasa değişiklik önerilerinizi ortaya koyun, katkı sağlayın” yönündeki açıklaması sorulunca Kılıçdaroğlu, “ Otoriter yönetimlerle anayasa değişikli için masaya oturulmaz” dedi ve görüşlerini şöyle dile getirdi:

“Demokrasiyi savunan insanlarla masaya oturursunuz. Anayasa yapacaksanız, bunun özgürlük ortamında yapılması lazım. İnsanların düşüncelerini özgürce ifade edebilecekleri iklimin olması lazım. Tweet attın hapse atacağım, seni susturacağım, ondan sonra ‘Gelin beyler anayasa yapalım’. Var olan anayasa zaten şu an askıda. Şu an Türkiye’de yürürlükte bir anayasa yok. Kağıt üstünde bir anayasa var. Anayasada yazıyor, ‘Anayasa Mahkemesi kararları herkesi bağlar’. Hâkim diyor ki ‘Ben bunu uygulamıyorum’ ve bunu uygulamayan hâkimi terfi ettiriyorlar sonra da anayasa çağrısı yapıyorlar. Hangi mantık, hangi özgürlük ortamında bu çağrıyı yapıyorlar, onu tamamen gündem değiştirme amacıyla, biz de ona takılalım, kimse ekonomiyi konuşmasın, vatandaşın durumunu konuşmasın. Yapay gündemle halkın gündemini çalmak istiyorlar.”

“Hemen seçim”

Kılıçdaroğlu erken seçim konusunda ise “Gecikilen her günün topluma maliyeti artıyor.  Yük büyüdükçe sorunların çözülmesi için vatandaş mağdur oluyor, daha radikal karaların alınmasına yol açıyor. O nedenle hemen seçim olması lazım, toplumun nefes alması lazım” dedi. 

Doğu Masası çalışmaları

CHP’nin Doğu Masası’nın yaptığı çalışmalar ve bunun sonucunda Doğu ve Güneydoğu’da CHP’ye yönelik ilginin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, “Bir dönem Erdoğan diyordu ki ‘CHP Sivas’ın ötesine geçemiyor’. Biz şimdi her tarafa gidiyoruz, Erdoğan korumasız gidemiyor. Roller çok değişti. Aramızda güven ilişkisi olmaya başladı. Büyütmemiz lazım bu güven ilişkisini” yanıtını verdi.

“Sarayın vekilleri”

İktidar tarafından cumhurbaşkanlığı sisteminin revize edilmesi yönünde bir teklif gelmesi halinde buna sıcak bakmayacaklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Biz, bu sistemin tamamen değişmesi gerektiğine inanıyoruz. Yapacakları değişiklikle, ‘Cumhurbaşkanı tarafsızlık olacak’ diye yemin maddesindeki tarafsızlığı kaldıracaklar. Böylece anayasada köklü değişiklik yapmış olacaklar. Bizim de buna inanacağımızı sanıyorlar. Çocuk mu kandırıyorlar, kafalarındaki düşünce, anlaşılan aldıkları yetki az geldi bunu artırmak istiyorlar. AK Parti ve MHP vekilleri vesayet altındalar. Milletin vekili değil onlar, Erdoğan’ın vekilleri, usulen milletvekilleri. Hem MHP hem AK Parti vekilleri Erdoğan’ın, sarayın vekilleri. Sarayın vekilleri ile milletin vekillerini karıştırmamak lazım.”

Suriye ve İdlib sorunu 

CHP’nin Kuzey Irak ziyaretinin ardından İran ve Suriye’ye de bir ziyaret yapacağı duyumlarının hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, “Şu an öyle bir şey görünmüyor. Suriye’de zaten İdlib sorunu varken Suriye ile bir görüşme asla düşünmüyoruz” dedi.

Kılıçdaroğlu, “İdlib hem Türkiye hem Suriye için, ABD, Çin, AB için kritik bölge. Çok sayıda terör örgütünün konuşlandığını biliyoruz. Ama bugüne kadar terörden arındırılmadı. Suriye ve Rusya terör örgütleri dağıtmak için havadan karadan saldırıya geçerlerse, bu Türkiye’ye yönelik bir buçuk- iki milyonluk mülteci akınına yol açacaktır, bu ciddi risk. Bu sorunun çözülmesi lazım. Erdoğan’ın bu sorunu çözme kapasitesi yok, bu sorunu anca biz çözeriz” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, gazetecilerle kahvaltının ardından partisinin kapalı toplantısına katıldı. CHP’nin iki günlük kampı saat 14.00 sularında sona erdi. CHP, yeni yasama yılında parlamentoya geçmiş yıllardan daha fazla iş düşeceği anlayışıyla çalışmasını tamamladı. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus