Kaç doz daha aşı olmalıyız? – Hekimlere göre üçüncü doz BioNTech için yeterli araştırma yok, sadece Sinovac olanlara ise mutlaka ek doz yapılmalı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüs salgını dünyada ve Türkiye’de hâlâ en önemli gündem başlıklarından biri. Koronavirüse karşı üretilen aşıların Türkiye’de de uygulanmaya başlamasının ardından dokuz ay geçti. 7 Ekim 2021 itibarıyla 18 yaş üstü nüfusta ikinci doz aşı uygulananların oranı yüzde 73,80, birinci doz aşı olanların oranı yüzde 87,56. Türkiye’de bugüne kadar uygulanan aşı dozu sayısı ise 111 milyon 674 bin 310‘a yükseldi. 

Üçüncü doz aşılar ise Türkiye’de uygulanmaya devam ediyor ancak üçüncü dozun kimlere, ne zaman uygulanması gerektiği ile ilgili tartışmalar da var. Üçüncü doz aşı, diğer adıyla “hatırlatma dozu” için Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “İki doz mRNA aşısı olan vatandaşlarımızın da ikinci doz üzerinden beş-altı ay geçtikten sonra hatırlatma dozuna ihtiyaç duyacakları öngörülmektedir” demişti.

Twitter hesabından dün (7 Ekim) bir açıklama paylaşan Koca, iki doz mRNA aşısı olanların ortalama dört ay önce aşı olduğunu, aşının koruyuculuğunun devam ettiğini düşündüklerini belirtti. Koca, BioNTech aşısı için “Şu an üçüncü doz aşıyı gerektiren bir durum yok” derken, inaktif aşı olanlara üçüncü dozu önerdiklerini aktardı.  

Üçüncü ve dördüncü doz tartışmalarını Koç Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Halk Sağlığı Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Sibel Sakarya, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Pandemi Çalışma Grubu Üyesi Tomris Cesuroğlu, Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Zencir, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova ile konuştuk. 

“İki doz Sinovac ile aşılanmış kişileri tam aşılı kabul edemeyiz”

TTB Pandemi Çalışma Grubu Üyesi Tomris Cesuroğlu, aşılama açısından kış aylarına dezavantajlı bir pozisyonda girildiğini, Sinovac aşısı olan 65 yaş ve üzeri kişilerin koruyuculuklarının düşük olduğunu söyledi: 

“Sinovac’ın 65 yaş üzerinde koruyuculuğu oldukça düşük. Delta varyantının ortaya çıkması ve Sinovac gibi inaktif aşılarda bağışıklık cevabının zamanla azalması nedeniyle bu sorun iyice belirginleşti. O nedenle, daha önce Sinovac yapılmış olsa da 65 yaş üstü tüm bireylerin iki doz BioNTech olması hastalıktan korunmaları için çok önemli. 65 yaş altı bireylerde ise risk profiline göre karar verilmeli. 50-64 yaş arasında olup ciddi kronik hastalığı olanlar veya sağlık hizmetinde çalışanlar için de BioNTech’in iki doza tamamlanması en yüksek korumayı sağlayacaktır. Bunların dışında kalanların ise iki doz Sinovac sonrasında bir doz BioNTech olması etki ve yan etki profili açısından en makulü olacaktır. Yani sadece iki doz Sinovac ile aşılanmış kişileri artık tam aşılı kabul edemeyiz. Sadece iki doz BioNTech olmuş 65 yaş üstü bireyler ve 50-64 yaş grubunda olup ciddi kronik hastalığı olanların, son dozun üzerinden altı ay geçtikten sonra üçüncü dozu olmaları yine hastalığa karşı korumalarını güçlendirecektir. Uluslararası otoritelerin son önerileri bu yönde. Bunun dışında kalanlarda üçüncü doz henüz gündemde değil.

“Devletin aşılama konusundaki toplumsal kuralları belirlemesi gerekiyor”

Türkiye’de salgın yönetiminin şu anda en kritik sorunu, aşılama oranlarının çok düşük kalmış olması. Yaz başında aşı tedarik sorunu bitmişti, ASM’ler ve hastaneler aşılama hizmetini son derece verimli bir şekilde sunacak bir düzen kurmuşlardı. Yazın üç ay içinde yetişkin nüfusun tamamına yakınının aşılaması tamamlanabilirdi. Ancak ekim ayına geldiğimizde resmi rakamlara göre yetişkinlerin sadece yüzde 74’ü, tüm nüfusun ise yüzde 54’ünün çift doz aşısı tamamlanmış durumda. Dahası, 5 milyona yakın kayıtdışı mülteci ve 6 milyon kadar sadece iki doz Sinovac ile aşılanmış insan var. Yani tam aşılanma oranı muhtemelen yüzde 50’nin dahi altında. Koronavirüsün mevsimselliği nedeniyle kış aylarında kapalı ortamlara daha fazla girilmesiyle salgının hızlanma riski olduğunu biliyoruz. Kışa aşılama açısından son derece dezavantajlı bir pozisyonda giriyoruz. Bu toplum sağlığı için çok ciddi bir risk.

Aşılama oranının bu kadar düşük olmasının birinci sebebi, devletin aşı kararsızlığını gidermek için şeffaf veriye ve bilgiye dayalı etkili bir iletişim kampanyası düzenlememiş, hatta aşı karşıtı propagandalara izin vermiş olması. İkinci olarak, aşısız yetişkinlerin hastalığı alma ve yayma riski yüksek, kalabalık ortamlarda dolaşımlarına halen somut sınırlamalar getirilmemiş durumda. Devletin aşılama konusunda toplumsal kuralları artık net bir şekilde koyması gerekiyor. Aksi takdirde bizi çok zor bir kış dönemi bekliyor.”

“Dördüncü dozun gerekliliği ile ilgili sorunun cevabını henüz bilmiyoruz”

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova, Sinovac aşısının dördüncü aydan sonra etkinliğinin azaldığını aktardı. Ağır hasta ve iki doz BioNTech aşısı olanların altıncı aydan sonra bir doz aşı daha olmaları gerektiğini söyleyen Akova, şöyle konuştu:

“İki doz Sinovac aşısının etkileri özellikle şubat aylarında yapıldıysa ortadan kayboluyor. Dördüncü aydan itibaren ise aşının etkinliği düşüyor. Aşıların şöyle bir özelliği var: Ağır hastalık ve ölümden koruma anlamında kısmen de olsa etkinlikleri devam ediyor ancak hafif ve orta şiddetli hastalığa karşı etkinliği zayıflıyor. Bu, BioNTech aşısı için de Sinovac için de böyle. Başlangıçta her iki aşının ürettiği antikor düzeyleri farklı olduğu için Sinovac için dördüncü aydan sonra bir doz daha gerekiyor. Dördüncü dozun gerekliliği ile ilgili sorunun cevabını henüz bilmiyoruz. Bu konuda yapılmış çalışma yok. Üçüncü dozdan sonra oldukça yüksek antikor üretimimin olduğunu biliyoruz. Yaptırmak isteyenlerin üçüncü dozdan birkaç ay sonra yaptırması daha doğru olabilir. Bunlar hep herhangi bir klinik çalışmaya dayanmayan görüşler. Bu yüzden dördüncü dozun ne kadar gerekli olduğuna dair bilimsel olarak tam bir cevap yok.

BioNTech olanlar ile ilgili yurtdışında çalışmalar sonuçlanmaya başladı. Katar’da bir çalışma yayınlandı. İki doz BioNTech’in aradan beş ay geçtikten sonra hafif-orta şiddetli hastalığa karşı koruyucu etkisi yüzde 22’lere düşüyor. Hastaneye yatma ve ölümden koruma gibi etkileri hâlâ yüzde 85 civarında. Dolayısıyla öyle anlaşılıyor ki iki doz BioNTech’in üzerine altı ay geçtikten sonra bir doz daha gerekecek. Bu durum özellikle yüksek risk altında olan kişiler için daha da gerekli. 20-30 yaşında bir insanın üçüncü doz BioNTech’i yaptırması çok elzem olmayabilir ama eğer bir hastalığınız varsa üçüncü dozu yaptırmak lazım. İmmün sistemi şiddetli baskılanmış hastalarda, mesela kanser tedavisi görenler, organ nakli yaptıranlar altı ayı beklememeli çünkü başlangıçta yaptırılan iki doz BioNTech tam koruma sağlamayabilir.

“Orijinal olarak üretilmiş aşıyı kullanıyoruz, bu aşılar üretildiğinde Delta varyantı yoktu”

Koç Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Sakarya, Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde sağlık çalışanlarının izlenmesine ilişkin yürütülen çalışmanın sonuçlarına dayanarak, iki doz Sinovac aşısı olanların tam aşılı sayılmaması gerektiğini söyledi:

Bu konuda, Türkiye’ye ait bir veri yok. Öncelikle bu eksiği belirtelim. Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde sağlık çalışanlarında yapılan izleme çalışmasının sonucu, iki doz Sinovac olanlar tam aşılı sayılmamalı. Buna bakarak bazı sonuçlar söyleyebiliriz. Ancak bu çalışma toplumu temsil etmez. İki doz Coronovac aşısı sonrası altıncı ay izlem sonuçları bunlar. İki doz Sinovac sonrası bir doz mRNA turu aşı olanların ya da üçüncü Sinovac olanların, üç doz olmayanlara göre antikor düzeylerini gösteren bir çalışma bu. Şu anda Türkiye’de öncelikle iki doz Coronavac olanları tam aşılı saymamak lazım. Çünkü özellikle inaktif aşılarda bir süre sonra bağışıklık azalıyor. Sinovac olan 65 yaş ve üzeri kişiler en erken olanlardı. İki doz Sinovac aşısı olmuşların derhal üçüncü dozu olmalarını öneriyoruz. Söz ettiğim çalışma sonuçlarına göre üçüncü doz olarak mRNA olanlarda daha yüksek antikor düzeyleri var. Ancak üçüncü doz olarak Sinovac olanların da antikor düzeyi koruyucu düzeye ulaşır. Dördüncü doz için ise henüz yeterli süre izleme yapılmadı. 

Dünyadaki aşı sınırlılığını düşününce, dünyada hiç aşı olmamış ülkeler var. Oradaki aşısızlık bizleri de etkiliyor. Türkiye’de dördüncü dozu olanlar yurtdışına çıkabilmek için oldular. Elimizdeki veriler iki doz Sinovac ve bir doz mRNA olanların dördüncü bir aşıya henüz ihtiyacı olmadığını düşündürüyor. Hâlâ orijinal olarak üretilmiş aşıyı kullanıyoruz. Bu aşılar üretildiğinde Delta varyantı yoktu. Elimizdeki aşılar bittiğinde ve yeni bir aşı yapılacağı zaman ‘dominant varyant’ dediğimiz, baskın olan, ortalıkta dolaşan varyant hangisi ise aşının ona göre üretilmesi makul. İyi olan şu: Delta gibi bulaştırıcılığı çok daha yüksek olan bir varyanta karşı bile elimizdeki aşılar hâlâ etkili. Ağır hastalıktan, hastaneye yatmaktan çok iyi koruyor. Hatta belli ölçüde bulaşı azaltıyor. Bu yüzden aşıyı çok önemsiyoruz.”

“Mevcut aşıların Delta varyantına karşı etkili olduğunu biliyoruz”

Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Zencir ise iki doz BioNTech aşısı olanların üçüncü doz olma gereksinimi ile ilgili tartışmaların daha tam olgunlaşmadığını söyledi.

Türkiye’de BioNTech aşısı uygulanan kişilerde altı ay dolmadığı için henüz gündem olmadığını belirten Zencir, şöyle konuştu:

“İki doz Sinovac olanların üçüncü dozu mutlaka olması gerekiyor. Çünkü Delta varyantına karşı koruyuculuğu biraz daha düşük olduğu için ve antikor düzeyi altıncı aydan sonra hızla azalıyor. BioNTech’ten iki doz olanların üçüncü doz olma gereksinimi ile ilgili tartışmalar daha tam olgunlaşmış değil. Diğer ülkelerde altıncı aydan sonra antikor düzeyi düştüğü için BioNTech üçüncü doz yapılabilir deniyor. Bu kararlar çıkmaya başladı, özellikle yaşlılar için. Tüm topluma üçüncü doz yapılıp yapılmaması ile ilgili tam bir uzlaşı yok. Türkiye’de iki doz BioNTech olanlar daha altı ayını doldurmadığı için üçüncü doza gerek yok deniyor. Ama altı ayı doldurduktan sonra bu yeniden BioNTech için de gündem olacaktır. Üçüncü dozun yapılmaması gibi tartışma yok aslında. Zamanı ile ilgili bir tartışma dünya literatüründe konuşuluyor.

İki doz Sinovac olanların mutlaka üçüncü dozu olması gerekiyor. Bu çok net. Aşıyı Delta varyantına göre değiştirmek ile ilgili bir tartışma var. Üretici firma henüz buna gerek olmadığını söylüyor. Grip aşısı periyodik olarak her yıl değişiyor. Baskın olan virüs baz alınarak üretiliyor ama koronavirüs ile ilgili henüz böyle bir durumda değiliz. Mevcut aşıların Delta varyantına karşı etkili olduğunu biliyoruz. Ölüm ve hastaneye yatışları çok ciddi bir şekilde azaltıyor. Delta varyantına karşı aşı üretme ile ilgili yatırım maliyeti olduğu için adım atılmıyor olabilir. Bu durumla ilgili de şüphelerimiz de var.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus