Meral Akşener: “TÜGVA gibi ne dolaplar çevirdiği yeni açığa çıkmaya başlayan vakıf görünümlü alengirli yapılar güçlenmeye başlıyor” – “Merkez Bankası başkanları mevsimlik işçi oldu”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında konuştu. Meral Akşener son günlerde Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) hakkında ortaya çıkan yolsuzluk ve torpille kamuya adam yerleştirme belgeleri hakkında konuştu. Akşener, “Kamuda işe girmek için, AK Partili amca, teyze, dayı ve kayınçolar üzerinden giden, gayri ahlaki torpil mekanizmaları çalışmaya başlıyor. Yani artık AK Parti iktidarı sayesinde; siyasetçiler vatandaşa değil, vatandaş, siyasetçilere hizmet etmeye başlıyor. Nitekim, TÜGVA gibi, ne dolaplar çevirdiği daha yeni yeni açığa çıkmaya başlayan, vakıf görünümlü, alengirli yapılar da bu sayede güçlenmeye başlıyor” dedi.

“Merkez Bankası başkanları mevsimlik işçi oldu”

Erken seçim çağrısını yineleyen Akşener, Merkez Bankası’nın da AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kontrolünde olduğuna dikkat çekerek “Görev süreleri dört yıl olan Merkez Bankası başkanları, Sayın Erdoğan sayesinde mevsimlik işçi oldular” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Milletimizi, dizginlenemeyen bir dolar kuruyla karşı karşıya bıraktın. Sen bildiğini okumaya, sorumsuzca konuşmaya, sorunları halının altına süpürmeye devam ettikçe dolar artıyor. Dolar arttıkça, milletimizin alım gücü düşüyor. ‘Vakit Türkiye vaktidir’ diye iş başına gelenlerin artık bu milletin yakasından düşme vakti geldi çattı. Haydi Sayın Erdoğan, vakit tamam. Çırpınmanın, çamura yatmanın âlemi yok. Milletimiz bu gidişe daha fazla tahammül edemez. Artık vakit hesap vakti, artık vakit sandık vakti.”

“Sen sözümona faizleri düşürdün ama Türkiye’nin risk primi arttı”

Dolar kurunun son üç yılda 4,5 liradan 9,33’e çıktığını vurgulayan Akşener, şunları söyledi:

“Sen sözüm ona faizleri düşürdün ama Türkiye’nin risk primi arttı. Risk primi artınca, tahvil faizleri arttı. Ticari kredilerin faizleri arttı. Döviz cinsinden bulunacak dış kaynak için, ödenecek faiz de arttı. Senin bu beceriksizliğin yüzünden devlet bütçesinden sadece bu yıl 200 milyar lira faiz ödemesi yapılacak. Kurdaki bir liralık artış, dış borcumuzu da 450 milyar lira artırıyor.”

“Milletçe bize bu faturayı kesen de, bu hesabı ödeten de bizzat Sayın Erdoğan’dır”

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle dış borcun 2 trilyon lira arttığını belirten Akşener, “Peki bu borç nasıl ödenecek biliyor musunuz? Ürün fiyatları artacak, gıda fiyatları artacak, doğalgaz ve elektrik fiyatları artacak, giyim-kuşam fiyatları artacak, öyle ödenecek. Milletçe bize bu faturayı kesen de bu hesabı ödeten de bizzat Sayın Erdoğan’dır. Paramızın pul olmasının sebebi de borç içinde yüzmemizin nedeni de bizzat Sayın Erdoğan’dır. 2018’de aldığı yetkiyle sefa süren de milletimizin kendisine gösterdiği güveni boşa çıkartan da bizzat Sayın Erdoğan’dır” dedi.

“128 milyar doları çatır çatır yediler”

Doların son zamanlarda Türk Lirası karşısında değer kazanmaya başladığını, bunun sürdüğünü ancak Merkez Bankası’nın doların yükselişine müdahale edemediğini anlatan Akşener, “Edemezler çünkü rezervler Merkez Bankası’nın değil. 128 milyar doları çatır çatır yediler. Merkez Bankası da tam takır, kuru bakır kaldı. Şimdi de ödünç aldıkları dövizler için alacaklılar kapıda bekliyor. İşte o nedenle müdahale edemez” diye konuştu.

“Merkez Bankası’nın net rezervi, maalesef eksi 43 milyar dolar”

Akşener, Merkez Bankası ve izlediği politikaları değerlendirirken de şunları kaydetti: “Şu anda Merkez Bankası’nın net rezervi, maalesef eksi 43 milyar dolar. Yani Merkez Bankası bugün; ‘Dükkânı kapatacağım’ dese, 43 milyar dolar paraya ihtiyacı var. Her seferinde söyledik, her seferinde uyardık. Bugün burada, yine tekrar ediyorum: Merkez Bankası gücünü, itibarından alır. İtibarı da, bağımsızlığından gelir. Ama Sayın Erdoğan sağ olsun, Türkiye’nin en güzide kurumunda, ne bağımsızlık kaldı ne de itibar… Bak sayın Erdoğan, her sorunun çözümü, önce doğru teşhisle başlar. Milletimizin sana verdiği, tüm bu yetkilerden sonrasında, dolar kurunun, son üç yılda, 4,5 liradan, 9,33 liraya çıkmasının sebebi sensin, sen. Senin bu beceriksizliğin yüzünden devlet bütçesinden sadece bu yıl 200 milyar lira faiz ödemesi yapılacak. Bu 200 milyar lira Türkiye’de kayıtlı, 22 milyon çalışanın vergilerinden daha yüksek. Yani 22 milyonun ödediği verginin tamamı faize gidecek.

“Ya Esad’la masaya otur ya da Mehmetçiğimizi korumak için gerekli tedbirleri al”

Türkiye’nin dış politikasını da eleştiren Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tepki göstererek, “Erdoğan, Suriye’de şahsının politikalarını uyguluyor. Bedelini de milletimiz cebiyle, Mehmetçiğimiz ise canıyla ödüyor” dedi. İdlib ve Suriye’deki gelişmelere ilişkin konuşan İYİ Parti lideri, “Bu milletin parasını daha fazla sokağa atamazsın. Afrin’de kalmak için Putin’e 2.5 milyar dolar ödeyeceksen sana kiracı denir. Ya Esad’la masaya otur ya da Mehmetçiğimizi korumak için gereken tedbirleri al. Ama Putin’e o haracı ödemeyi aklından bile geçirme” diye ekledi.

“Elimizde dekoratif roketlerimiz, F-35’lerin de posterleri kaldı”

Akşener, dış politikaya ilişkin açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Dış politikada iyi ilişkiler kurmak için taviz üstüne taviz verdi. Bu dâhiyane ‘Ne vereyim abim’ yaklaşımının sonucunda bugün başımıza bela olan ve fellik fellik kurtulmanın yollarını aradığımız S-400’ler, 2,5 milyar dolar peşin para karşılığında satın alındı. Türkiye, bu alımı yaptığı için yıllardır yatırım yaptığı F-35 projesinden çıkartıldı ve yaklaşık 11 milyar dolarlık bir kayba uğradı. S-400 işinin bize maliyeti 13,5 milyar dolar, yani 120 milyar lira oldu. Bunun karşılığında ise elimizde dekoratif roketlerimiz, F-35’lerin de posterleri kaldı.”

“Sayın Erdoğan, abidik gubidiği bırak, otur Esad’la anlaş”

Türkiye 5,5 milyon sığınmacı olduğunu ancak gerçek rakamın bilinmediği vurgulayan Akşener, “Türkiye bir hendek oldu” ifadeleriyle Erdoğan’a tepki gösterdi ve şunları söyledi:

“Almanya’ya da 367 bin Türk vardı, bugün Almanya’da 5 milyon insanımız yaşıyor. 5,5 milyon sığınmacının kalması durumunda nüfusun ve demografinin nasıl değişeceği başka bir tehdit. Sayın Erdoğan abidik gubidiği bırak, otur Esad’la anlaş. Can güvenliklerinin sağlanmasıyla bu insanların gönderilmesini sağla. Yoksa hayal ettiğinin çok ötesinde işler ortaya çıkar. Suhuletle git anlaş. Bir insanlık suçu işliyorsun, yarın bir başkası senden hesap sorar.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus