Kobani davasının hâkimi görevden alındı – Av. Hadi Cin: “Hâkimin AİHM kararını istemese de uygulamak zorunda olduğunu söylemesi birilerini rahatsız etmiş olabilir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Kamuoyunda, “6-8 Ekim olayları” olarak bilinen ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararına rağmen aralarında Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) önceki dönem eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın bulunduğu 21’i tutuklu 108 HDP’linin yargılandığı Kobani davasında, mahkeme başkanı Bahtiyar Çolak görevden alındı. Kobani davası avukatlarından Hadi Cin, Çolak’ın görevden alınmasını değerlendirdi.

Avukat Hadi Cin, mahkeme başkanı Bahtiyar Çolak’ın görevden alınmasının kendileri için sürpriz olmadığını, “Kobani davasının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen yürütülmesi zor bir dava olduğunu” belirtti. Cin, şunları söyledi: “Mahkeme, önüne Adalet Bakanlığı tarafından gönderilen AİHM kararını uygulamak zorundaydı. Ama diğer taraftan Erdoğan, Soylu, Bahçeli ve Fahrettin Altun’un açıklamaları ve yargıya talimat sayılacak beyanları vardı. Mahkemenin bu konuda zorlandığı kanaatindeyim. Mahkeme başkanı ısrarla kimseden korkmadığını iki kez söyledi. Ama talimat verenler hakkında, taleplerimize rağmen suç duyurusunda bulunamadı. Bu dosya, hiç kimsenin tutuklu olmaması gereken bir dosya. Başkanın önceki duruşmalarda sekiz kişinin tahliyesine karar vermesinin birilerini rahatsız ettiğini düşünüyorum.”

Avukat Hadi Cin, şöyle devam etti: “AİHM kararı bu yargılamayı boşa çıkardı. Mahkeme başkanının bu kararı istemese de uygulamak zorunda olduğuna dair beyanları birilerini rahatsız etmiş olabilir. Önce kovid temaslı denildi, sonra ameliyat olduğunu, ardından da HSK tarafından görevden alındığını öğrendik. Yani bize göre görevden el çektirildi ve HSK kararının çıkması beklendi. Mahkeme başkanı tahliyelere ve talimatlara uymadığı için görevden alındı diye düşünüyorum. Eğer görevden alınmasaydı AİHM kararını uygulayabilirdi. Uygulamasa bile tahliyeler peyderpey olacaktı.”

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, 22 Aralık 2020 tarihinde uzun zamandır beklenen Selahattin Demirtaş başvurusunda kararını açıklamıştı. Dokunulmazlıkların kaldırılmasını sağlayan anayasa değişikliğinin ve Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesinde düzenlenen örgüt yöneticisi ve üyesi olma suçunun öngörülebilir olmadığını belirten Büyük Daire, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın anayasa değişikliği ile dokunulmazlıkların kaldırılmasının ardından ifade özgürlüğü kapsamında kalan açıklamaları ve yasal olan etkinliklere katılması sebebiyle tutuklanmasını, tutukluluk halinin basmakalıp gerekçelerle sürdürülmesini ifade özgürlüğüne ve özgürlük ve güvenlik hakkına aykırı buldu. Büyük Daire, Demirtaş’ın özellikle referandum ve cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında tutuklu kalmasının serbest seçim hakkını da ihlal ettiğine karar verdi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus