Koronavirüs ilaç çalışmaları ve tedavileri ne durumda? – Türk Toraks Derneği değerlendirdi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türk Toraks Derneği (TTD) Solunum Sistemi Enfeksiyonları Çalışma Grubu, koronavirüs tedavisinde dikkat çeken yeni antiviral ilaçlar ile monoklonal antikorları açıkladı. Bilimsel araştırmaların son durumunu değerlendiren TTD Solunum Sistemi Enfeksiyonları Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Füsun Öner Eyüboğlu, Molnupiravir ilacını, etkilerini ve güncel araştırma sonuçlarını paylaştı.

Ağızdan hap şeklinde alınan Molnupiravir’in günde iki kez ve beş gün boyunca kullanıldığını belirten Prof. Dr. Eyüboğlu“Molnupiravir ile yapılan ilk çalışmalarda, üçüncü günde virüs izolasyonunun yüzde 16,7’den yüzde 1,9’a gerilediği görüldü. Çalışmalar PCR pozitifliğinin veya semptomların ilk beş gününde olanlar ile sınırlandırılmıştır. Faz-2 çalışmaları ‘hastanede yatan’ ve ‘ayaktan tedavi edilen’ hastalar olmak üzere iki kolda gerçekleştirilmiştir. Yatan hasta çalışmasına dahil edilen, genellikle semptom süresi daha uzun olduğu belirtilen 304 hastada klinik yarar gözlenmemiş ve bu kolda çalışma sonlandırılmıştır. Ayakta tedavi edilen hastalar üzerinde yapılan çalışmanın 26 Kasım tarihinde güncellenen ve bin 433 hastadan elde edilen sonuçlarına göre Molnupiravir’in özellikle ağır hastalık gelişimi için ileri yaş, diyabet, kardiyak hastalık, obezite gibi riskli hasta gruplarında hafif ve orta şiddetteki koronavirüs hastalığı aşamasında uygulanması sonucunda hastane yatış gereksinimi ve ölüm riskini yüzde 30 azalttığı raporlanmıştır” dedi.

Prof. Dr. Eyüboğlu ayrıca, ilacın yan etkisinin yüzde 1,2 oranında olduğunu belirterek sözlerini şöyle noktaladı: “Çalışmalarda hastaneye yatış veya ölüm riskinin plasebo grubunda yüzde 9,7 iken Molnupiravir grubunda ise yüzde 6,8’e düştüğü görüldü. 699 kişinin bulunduğu plasebo grubunda dokuz, 709 kişinin olduğu Molnupiravir grubunda ise bir ölüm bildirildi. Yan etki oranları ise plasebo grubu ile karşılaştırıldığında benzer düzeyde ve yüzde 1,2 oranında. En sık görülen yan etkiler ise yüzde 3 oranında ishal, yüzde 2 oranında bulantı, yüzde 1 baş dönmesi ve yüzde 1 baş ağrısıdır.”

Pfizer firması tarafından üretilen Paxlovid ilacının eylül ayında başlayan faz-1 çalışması sonuçlandı ancak henüz yayımlanmadı. İlacın tek başına veya ve Ritonavir ilacıyla kombine şekilde kullanılabileceğinin belirtildiğini ifade eden Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Bahriye Oya İtil, ilacın çalışma sonuçlarına ilişkin şunları söyledi: 

“Ayaktan tedavi edilen yüksek riskli ve belirti veren 3 bin koronavirüs hastası üzerinde gerçekleştirilmesi planlanan faz-2 ve faz-3 çalışmalarının ilk sonuçları aralık ayında açıklanacak. Düşük riskli ancak belirtileri olan bin 140 hasta ile virüse maruz kaldıktan sonra koruyucu anlamda ilaç verilen 2 bin 634 hastanın incelendiği çalışmalar devam ediyor. Çalışmanın ara sonuçlarına göre ise hastaneye yatırılmamış, yüksek risk grubundan koronavirüs geçiren yetişkinde plaseboya kıyasla hastaneye yatış veya ölüm riskini yüzde 89 oranında azalttığı bildirildi. Plasebo alan hastalardan 10 kişi hayatını kaybederken, Paxlovid alan hastalarda ölüm rapor edilmedi. İlaç için FDA’e (ABD Gıda ve İlaç Dairesi) acil kullanım onay başvurusu yapıldı. Paxlovid’in fiyatı Molnupiravir’e göre çok daha anlamlı biçimde düşük ve ağır hastalık riski yüksek gruplarda hastaneye yatışı ve ölümü engellemek açısından koronavirüs tedavisinde kullanıma girmesi olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Koronavirüs antijenlerine özgü monoklonal antikorlar laboratuvar ortamında gen mühendisliği aracılığıyla geliştirilip çoğaltılıyor. Diğer ilaçlara ve aşılara göre oldukça hızlı üretilebiliyor ve genelde damar yoluyla uygulanmakta olup, cilt altı ve kas içi uygulanabiliyor. Bu tedavinin en önemli avantajı uygulamadan hemen sonra enfeksiyona karşı etkin bir koruma sağlayabilmeleri. Ancak bu etkinlikleri antikorların belli bir ömre sahip olması nedeniyle haftalar veya aylar içinde azalabiliyor. Aşılarda ise uygulamadan sonra koruyucu bağışıklığın sağlanabilmesi için birkaç hafta beklemek gerekiyor.

Prof. Dr. İtil sözlerini “Bu tedaviler aşı yanıtı oluşmamış kişilerde koronavirüs tedavi etmek ya da şüpheli temaslıların korunmasında etkili olarak değerlendiriliyor. Yeni antivirallerin kullanılamadığı koronavirüs hastalarında, temas öncesi uygulama özellikle hamilelerde sağkalıma önemli katkı sağlayabilir ve tedarik edilmesi faydalı olabilir” diyerek noktaladı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus